Detaylara Odaklanmanın Güzelliği

· Şubat 6, 2018

Bilge bir kalp küçük ayrıntılarla beslenir, iyiye ve özgün olana dikkat ve sevgiyle yapılmış şeylerle beslenir. Para etmeyen veya karşılığında hiçbir şey getirmeyen ayrıntılar. Çünkü… kabul edelim ki en küçük ayrıntılar bile karanlık bir günü aydınlatabilir.

Empresyonizm akımını seven herkes hiç şüphesiz Monet’nin meşhur çalışmasını bilecektir: “İzlenim, gün doğumu.” 1874 senesinde başlayan bu çığır açan sanat hareketine adını veren bu çalışması, ilginç fırça darbeleri içeriyor. Bunlar dikkat çekici. Resme yakından bakarsak, karışık ve hatta kaotik gözüktüğünü görürüz.

“Sanırım benim formülüm şu: hayal et, çeşitlendir ve tek bir açıyı bile kaçırma.”

– Walt Disney

Bu muhteşem çalışmadaki her fırça darbesi, her detay önemli. Bunlar hep birlikte neredeyse hareket eden bir resim yaratıyor. Suyun sakinliğini duyabildiğiniz bir gün doğumu. Her fırça darbesi ışık, nem ve karşıtlık getirir; uzaktaki gemiler ile gökyüzünün canlılığı suyun içinde erir.

Bir sanat eserini meydana getirmek yüzlerce ince ve kesin detayı gerektirir. Günlük hayatlarımızda da buna benzer bir şey yaşarız. Başkalarının bize verdiği dikkat… sözler tercihler, özel anlar… bize sunulan bütün bu küçük anlar, kalbimizden gelir ve bize ışık getirerek besler. Bize rehberlik ederler. Bunlar üzerinde anlamlı bir gerçeklik yarattığımız canlı bir tuvaldir.

monet tablosu

Küçük şeylerin değerlerini bilmek için açık bir kalbe ihtiyacımız var

Sihirli bir dünya var. Buraya ulaşmak için son çıkan cep telefonu uygulaması ya da Netflix’teki en yeni dizileri izlemeniz veya pahalı bir markanın araba veya bilgisayarını almanıza gerek yok. En azından o sihirli dünyayı böyle yerlerde bulamayacağınızı söyleyebiliriz. Özgün güzellik, hayatımızın günlük detaylarında gizlidir.

Bazı şeylerin değeri ancak gözlem ve alıcılık sanatıyla bilinebilir. Hayatı duygularla görüp şu anda yaşayarak.

Mesela, gün doğumunda bir örümcek ağını düşünün. Artık görünmezdir ve küçük buğu taneleriyle kaplı bir şekilde muhteşem bir tabiat harikası görüntüsü oluşturur. İlk kez karşılaşan iki kişinin hikâyesini anlatan babasını hayranlıkla dinleyen çocuğun gözlerinde de aynı şeyi görürüz. Belki de bu yeni arkadaşlar aynı kitabı okuduklarını fark ettikleri için gülümsemektedirler. İşte kimi zaman bu gibi günlük detayların mutlu şahitleri olmuşuzdur. Bunlar bize ilham veren ve hafızamızda yer tutan gerçeklik farklarıdır.

İşte bu detayları her gün fark edebilmek için şu anla bağlantılı olmamız gerek. Yazımızın başında Claude Monet’den söz ettik.  Bu ressam tıpkı diğer meslektaşları gibi saatlerini tabiata hayranlıkla geçirmekteydi: gün batımında açan tarlalar, bir göletteki sular…

Çevremizde yaşananlarla kurduğumuz bu bağlantı artık kaybettiğimiz bir şey. Bugün (aşırı) uyarıcılarla dolu, çok azın gözlemlenip çok şeyin paylaşıldığı bir toplumda yaşıyoruz. Burada ayrıntı çok önemli değildir çünkü önemli olan etkidir. Hızlı haberler ve “tıklama tuzakları”.

kalp tutan eller

İşaret etmek istediğim ilginç bir ayrıntı, talamustur. Bu yapı sayesinde gözlemlediğimizde yeterli bir dikkat filtresi uygulayabiliriz. Bu, beynin bilinçlilikle ilgili alanıyla bağlantılıdır.

Dolayısıyla, farkındalığımızı artırmanın iyi bir yolu da alıcı bir tavır sergilemektir. Duyguların önderliğinde o bilge merak dolu bakışı büyüterek günlük güzelliklerin ortaya çıktığı anları fark edebiliriz.

Detay odaklı insanlar zaman tanır

Rochester Üniversitesi’nde görevli bilim adamları birkaç sene önce bir çalışma gerçekleştirdi.  “Current Biology”dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre detay odaklı insanlar daha zekidir. Doğal gözlem güçleri sayesinde gerçekliğin herkes tarafından fark etmediği yönlerine odaklanırlar. Ayrıca aşırı hassas insanlar da bu beceriyi göstermektedir.

“Genellikler çerçevesinde düşünüyoruz ama detaylarda yaşıyoruz.”

Alfred North Whitehead

Bütün bunlar detayların kıymetini bilen insanların, bu detaylara en iyi şekilde bakan ve bunları başkalarına aktarabilen kişiler olduğu sonucuna ulaşmamızı sağlıyor. Dolayısıyla, hayatımızın dokusunu oluşturan küçük detaylar dikkat edebilirsek ilişkilerimize anlam katabilir, saygı ve takdir duygusunu besleyebilir ve başkalarıyla daha güçlü bağlar kurabiliriz.

kalple uçacak kız

Eşyaların değil, yaşadığımız anın sanat olduğunu anlamalıyız. Her fırça darbesini doğru yerde gerçekleştirerek ışık bulmayı öğrenmeliyiz. Doğru rengi seçeriz. Her iki görev de zaman ve çabaya değer.