Depresyon Riskinizi Artıran 3 Günlük Alışkanlık

Mayıs 3, 2018

Depresyon ciddi bir hastalıktır ve tüm dikkatimizle ilgilenmemiz gereken bir konudur. Maalesef hala bazı yerlerde, bu rahatsızlıkla “baş etmenin” en iyi yolunun görmezden gelmek olduğu düşüncesi hakim.

Depresyondaki insanların zayıf olduğuna ve yeterince çaba göstermedikleri için depresyondan çıkamadıklarına inanılır. Bu insanların dramatik olduğu düşünülür.

Bu son derece büyük bir problemdir çünkü depresyon kendi kendine iyileşmez. Tam tersi. Zamanında ilgilenilmediği takdirde gitgide kötüleşerek daha ciddi bir zihinsel ya da fiziksel hastalığa dönüşür.

Depresif ruh halini besleyen ya da gerileten belirleyici faktör yaşam tarzıdır. Günlük alışkanlıklar bu durumu ya pozitif ya da negatif yönde etkilemektedir.

Bazı alışkanlıklar daha kolay depresif hissetmenize sebep olurken bazıları da bu semptomları azaltır ve modunuzu yükseltir. Şimdi depresyon riskinizi artıran üç alışkanlıktan bahsedeceğiz.

“Depresyon, acısı bir ömür boyu çekilmeyen dertlerden ve affedilmeyen kalp kırıklıklarından beslenir.”

– Penélope Sweet

sürreal kelebekler

1. Zamanı İyi Kullanmamak Depresyon Riskini Artırır

Rutin, özellikle de büyük bir şehirde yaşıyorsanız, duygusal yorgunluğa yol açabilir. Her gün yüzlerce uyarıcıya maruz kalıyorsunuz ve bunların çoğu oldukça agresif.

Büyük şehirlerde hakim olan genel bir stres atmosferi vardır. Dostane bir yüz bulmak zordur ve her şey çok hızlı yaşanır.

Bu yüzden boş vakitleriniz sadece bir duraklama anı olmamalıdır. Aynı zamanda zihinsel sağlığınızı da iyileştirebileceğiniz, kendinize ayırdığınız bir zaman olmalıdır.

Asıl problem, her anı dopdolu geçen günlerden sonra genellikle boş zamanımızda ne yapacağımızı bilemememizdir. Bazen bu boş zamanımızı huzur bulmak ve her şeyden uzaklaşmak için kullanırız. Evet, bu iyidir ve dinlendiricidir fakat aynı zamanda da depresyonu besler.

Boş zaman ideal olarak hem bedenimize hem de zihnimize oksijen sağlar. Bizi güldüren ve keyifli vakit geçirmemizi sağlayan eğlenceli aktiviteler yaptığımız bir zaman aralığı olmalıdır.

Fiziksel ve zihinsel enerjimizi yeniler. Bizi uyandırır ve modumuzu yükseltir. Yapılması en çok tavsiye edilen şeyler temiz hava almak, doğayla iç içe olmak, spor yapmak ya da yeni bir hobiye başlamaktır.

2. Uykunuzu Yeterince Almamak Depresyon Riskinizi Artırır

Gece alınan dinlendirici bir uykunun yerini hiçbir şey tutmaz. Uyuduğumuzda beynimize öğrendiği bilgileri yeniden organize etmesi, konumlandırması ve süzgeçten geçirmesi için fırsat tanırız.

İyi bir uyku çekmek zihinsel sağlığın bir parçası olduğu gibi fiziksel sağlığa da iyi gelir. Günlük hayatımızda düzgün bir şekilde faaliyet gösterebilmenin en temel şartı dinlenmektir.

Bütün bir gece uyanık kalmak ya da yeteri kadar uyumamak ruh halimizi kısa sürede etkilemeye başlayacaktır. Bunun ilk göstergelerinden biri, çok kolay bir şekilde depresyona dönüşebilecek bir aşırı duyarlılıktır. Karamsarlık, asabiyet ve enerjisizlik olarak kendini belli eder.

mavi renk içinde adam

Çözümlenmemiş sorunların anksiyete olarak kendini göstermesiyle beraber uyku problemleri gelişir. Aynı zamanda da yeterince dinlenmemek bizi daha hassas hale getirir.

Odaklanmak ve problemlerimizi çözmek daha da zorlaşır. İşte kolayca depresyona dönüşebilecek bir kısır döngüye bu şekilde girmeye başlarız.

3. Kişisel Bakımımızı İhmal Etmek

Depresyonun ilk belirtilerinden biri kişisel bakımımızı ve görünüşümüzü ihmal etmektir. Bu hem kendimize hem de dünyaya karşı duyarsız olduğumuzun bir göstergesidir.

Bazen kısa süre içinde düzelen kısa dönemlerdir, diğer zamanlarda da devamlı hale gelen bir tavır olarak yerleşmeye başlar.

Kıyafetinizin en ufak detayları ya da saçınızı nasıl yapacağınız hakkında endişelenmenizi tavsiye etmiyoruz. En sağlıklısı bir duş almak, temiz kıyafetler giymek ve yeterince özenilmiş bir görünümle dışarıya çıkmaktır.

Bu aynı zamanda çevremizi de kapsar. Yani yaşadığımız alan ile etrafımızdaki şeyleri.

mor renk içinde üzgün kadın

Depresyonda olan biri, görünüşünü ve eşit derecede önemli olan evinin ve iş yerinin düzenini de geri plana atar. Temizlik yapmaktan da geri kalır.

Fakat bunun tam tersi bir tavır takınmak gerçekten yardımcı olacaktır. Kendimize biraz da olsa iyi bakmak ve yaşadığımız ya da çalıştığımız yeri biraz da olsa daha iyi hale getirmek, ruh halimizi de iyileştirecek ve bizi depresyon riskinden koruyacaktır.

Hayatta dertler ve zorluklar tükenmez. Kendimize iyi bakmak ve kendimizi korumak işte bu yüzden çok önemlidir. Çünkü eğer bunu yapmazsak negatif duyguların bizi ele geçirmesine izin vermiş oluruz.

Bu sadece yaşama hevesimizi kaybetmemize neden olmaz, bizi hasta da eder. Sağlıklı alışkanlıklar edinmek ve zararlı alışkanlıklardan vazgeçmek depresyona karşı en etkili koruyucudur.