Dalai Lama’ya Göre Enerjimizi Çalan 5 Şey

· Haziran 30, 2017

İnsan enerjiden oluşan bir varlıktır. Bu sayede isteklerimizi yapabilir, varlığımızın ve içselliğimizin her gün gelişmesini sağlayabiliriz. Bunu yapabilmek için, enerjimizi korumak, her gün yenilemek ve doğuştan gelen yeteneklerimizi güçlendirmek oldukça önemlidir. Bu sayede sevdiklerimiz ve insanlık için olabileceğimizin en iyisi olabiliriz.

Enerjinin üzerimizdeki gücü ve kişisel gelişimimize olan katkısı sebebiyle Dalai Lama enerjimizi çalan 5 şeyi tanımlıyor. Bunların farkında olmak, bu davranışlardan kaçınmamıza ve enerjimize sahip çıkmamıza yardımcı olur.

“En iyi öğretmenimizin düşmanımız olduğu söylenir. Bir öğretmenin yanında sabretmenin, kontrolün ve toleransın önemini öğrenebiliriz. Ancak deneyim etme şansınız pek yoktur. En iyi deneyim, düşmanla karşılaşıncadır.”

-Dalai Lama

Dalay lama

Anı kabullenin

Geleceğin şu ana ve şimdiye hakim olduğu bir çağda yaşıyoruz. Şimdinin gücünü, anı yaşamanın zevkini göz ardı ediyoruz ve sahip olduğumuz anın değerini bilmemize engel olan gelecek planları yapıyoruz. Bu durum, değiştiremeyeceğimizi bildiğimiz için gün içinde karşılaştığımız olumsuz durumları reddetmemize yol açıyor.

Bu yüzden kabul etmek, bir mantra gibi davranmanın ilk görevidir. Değiştiremeyeceğimiz bir şeyi kabul ettiğimizde, planları değiştirme ihtimaliyle karşı karşı ya kalırız ve bu da yeni fırsatları doğurur.

“Kabul etmek vazgeçmek değildir. Hiçbir şey değiştiremeyeceğin bir şeyi değiştirmeye çalışmak kadar enerji sarf etmene sebep olamaz.”

Dinlenin ve küçük adımlar atın

Gün, doğada olduğu gibi zamandan oluşur. Zamanı kabullenmek ama kölesi haline gelmemek gerekir. Zamanı takip etme zamanı geldiğinde sonsuza kadar ritm olduğunu ve her birimizin birine ya da diğerine daha yatkın olduğunu biliyoruz.

“İhtiyacınız olduğu zaman dinlenmek için kendinize izin verin ve eğer karşınıza bir fırsat çıkarsa onu değerlendirin.”

Bunu yapabilmek için, doğru zamanda durmayı ve hareket etmeyi bilmek gerekir. Aksi takdirde, kendi benliğimize, bir birey olarak özümüze olan değeri kaybederiz ve kendimizi sevmeyi bırakırız.

Bizi engelleyen anksiyete, üzüntü ve depresyona izin verirsek, olabileceğimizin en iyisi olma şansını kaybederiz. Her zaman neden kaynaklandığını anlayarak, bu duygusal durumların üstesinden gelmek için kendinize basit tavsiyeler verin.

Kendinizi doğru ve sevgi insanlarla çevreleyin

Doğru insan derken, sizin bir parçanız olan, samimi bir şekilde sevdiğiniz, karşılığında bir şey beklemeyen insanlardan bahsediyoruz. Sevgi konusunda cömert olan insanlar. Bizi daha canlı ve özgür kılan insanlar.

“Sizinle sadece şikayetlerini, sorunlarını, problemlerini, korkularını, diğer insanlara karşı yargılarından bahseden insanlardan uzak durun. Kendi çöplerini atmak için bir gemi arayan insanlara zihninizi vermeyin.”

Sağlığınıza dikkat edin

Varlığınıza düzgün bakıp bakmadığınızın en temel göstergesi sağlığınızdır. Bir termometredir. Duygusal sağlığımız içinde biyoloji barındırır ve ciddi işaretlerle kendini belli eder.

Enerji denince akla, beden gelir. Bu yüzden onu iyi beslemek, dinlendirmek ve meditasyon için zaman ayırmak gerekir.

“Sağlığınıza öncelik tanıyın, vücudunuz en iyi şekilde çalışmadığı sürece, çok fazla şey yapamazsınız. Kendinize mola verin.”

kelebekli kız

Affetmeyi alışkanlık haline getirin

Affetmeyi öğrenmek, bizi geçmişten kurtarır ve geleceğe pozitif bir şekilde yönelmemizi sağlar. Kin, öfke ve intikam gibi duygularla karşılaşabiliriz.

Buna rağmen, o duyguları anlamak, affetmeyi öğrenmek zamanla varoluşumuzu geliştirir ve doğru bir karar aldığımızı fark etmemizi sağlar.

“Affedin, size acı veren durumlardan kendinizi uzaklaştırın size acı veren anıları her zaman arkanızda bırakabilirsiniz.” 

Sözünüzden dönmeyin

Bir söz verdiğimiz zaman kalbimizden bir parçayı karşımızdakine vermiş oluruz çünkü kendimize ve sevdiğimiz insanlara karşı güven çok önemlidir. Her birimiz, deneyimlerimizi farklı şekilde algılarız. Bu yüzden verdiğimiz sözün paha biçilemez bir değeri vardır. Sözleri yerine getirememek onları derinden yaralayabilir.

Eğer bir sözü tutamadıysanız, kendinize neden direndiğinizi sorun. Alışkanlık haline getirmediğiniz sürece her zaman fikrinizi değiştirme, özür dileme ve tutamadığınız söz yerine alternatif bir şey teklif etme hakkınız var. İstemediğiniz bir şeyden kaçmanın en kolay yolu en başında hayır demektir.

“Ruhani hayatımızın özünü duygularımız ve başkalarına karşı davranışlarımız belirler.”

-Dalai Lama