Charles Manson ve Şeytani Tarikatının Ardındaki Psikoloji

· Kasım 27, 2018

Psikologlar için bir gizem ve oldukça zorlu bir görevdir bu. Charles Manson etrafındaki kült ve karanlık hayranlığın sebeplerini anlamak davranış ve kişilik biliminin bugüne kadar çözmeye çalıştığı en alengirli bulmacadır. Günümüzde, ölümünden sonra, “Aile”nin fanatik eski lideri tekrar yeni müritler kazanıyor.

70’li yılların başındaki yaygın bir biçimde takip edilen mahkemelerden sonra davayla ilgilenen psikologlar, psikiyatrlar ve gazeteciler bir şeyi fark etti. Manson’un kendi öğrencilerini onun adına cinayet işlemek için ikna ederken kullandığı bir çeşit psikolojik hayranlık uyandırmaya dair özel bir yeteneği vardı. Sadık müritler yaratmasına yardımcı olan şey de buydu.

“Benim babam mapushanede. Benim babam sizin sisteminizdir… Ben siz beni nasıl yarattıysanız öyleyim. Ben sadece sizin bir yansımanızım.”

– Charles Manson

Çok da geriye gitmemiz gerekmiyor. 2014’te Charles Manson müebbet hapis yatarken evlenmek için izin almayı başardı. Kız arkadaşı, Manson ile 16 yaşından beri yazışmalar yapan 26 yaşındaki Afton Burton idi.

Evlilik hiçbir zaman gerçekleşmese de ikisinin birlikte fotoğrafları vardı. Fotoğraflar Afton’un ilginç dönüşümünü gösteriyordu. Ünlü idolüne benzemek için kafasını traş etti ve o meşhur haç işaretini alnına dövme yaptırdı.

Aslında cinayetlerin şartları ve Manson’a dair bilgiler tam anlamıyla gizemlidir, dev tarikatı onun ölümünden sonra ikinci bir hayata sahip oldu. Dalgalanmalar gittikçe artıyor ve karanlık hala aydınlanmış değil.

Kriminoloji tarihi boyunca devamlı ortaya çıkan tek bir şey vardır: şeytani olan çeker. Cinayet baştan çıkarır. Daha da net olan bir şey daha vardır: Charles Manson gibi büyük katiller ve kült figürler hala satıyor. Hala kitaplara, dizi ve sinema senaryolarına ilham veriyor.

charles manson tarikatı

Charles Manson’ın kişiliği

Kriminologların üzerinde hemfikir olduğu bir şey de hala Charles Manson hakkında birçok yanlış fikir olduğudur. Seri katillerden bahsedildiğinde sıklıkla onun yüzü gelir akıllara. Seri katillere çok daha iyi örnekler vardır; sadece onlar Manson kadar ünlü değildir. Ted Bundy, John Wayne Gacy ve “Katil Palyaço”dan bahsediyoruz.

Seri katil miydi?

Charles Manson bir seri katil değildi. Hiç kimse onu bir seri katil olarak da sınıflandırmadı. Psikolojik bir bakış açısıyla “Aile” davası bugüne kadarki en ilginç davalardan biridir ve bu kadar ilginç olması için birkaç sebep vardır. Manson müritlerini “Helter Skelter” adını verdiği özel bir kod ile müritlerini kendisi için cinayet işlemeye cesaretlendirdi, ikna etti ve manipüle etti.

Bu deyimi aslında bir Beatles şarkısının isminden aldı. Şarkı aşta çekilen zorluklarla alakalıydı fakat onun için çok daha ötesiydi. Bu vahiysel bir ırklar arası savaşı meşrulaştırma yöntemiydi. Bu onun takıntısı ve vahiysiydi. Tüm suçlar iki gecede gerçekleşti. Bir diğer deyişle içgüdüsel bir şey değildi ve herhangi bir geçici delilikle alakası da yoktu.

Manson planlamıştı her şeyi, uzmanlar için daha da ilginç olanı Manson’un sonrasında müritlerine daha da fazla suç işletmesiydi. Yaptıkları üzerine çok da düşünmelerine imkan tanımadı. İkna kabiliyeti ve manipülasyonu mükemmel ve mutlaktı. Onları mutlak duygusal soğukluk durumuna getirdi.

charles manson ve ailesi

Tam olarak neydi Charles Manson?

Sonra, hapishanedeyken, insanlar Manson’un psikolojisini sürekli anlamaya çalıştılar. Herhangi bir bozukluğa dair hiçbir net, nesnel teşhis olmadığını söylemek de gerekir. Birçok analistin kişiliğinin temel özellikleri konusunda hemfikir olduğu şeyler hayal kırıklığı ve çatışmaydı.

İstismara uğradığı bir çocukluk, fakirlik ve sosyal hizmetler tarafından tam anlamıyla ihmal görmesi onu hayatta kalmak için suç işlemeye itti. İsyankarlık ve otoriteye başkaldırı hayatındaki iki sabit şeydi. Sonrasında megalomani, psikopat kişilik ve majör anksiyete bozuklukları geldi.

Bütün psikiyatristlerin Charles Manson’da gördüğü şey şudur: insanları duygusal olarak kontrol etme konusunda şaşırtıcı bir yetenek. Bunu egosunu beslemek ve bir aile yaratmak için kullanmıştı. Ayrıca ona ilişkiler kurması konusunda ve aynı zamanda nefret ettiği toplumla yüzleşmek için yardımcı oldu.

İnsanların Charles Manson’ın tarikatına çekilme nedeni

Sheila Isenberg, Charles Manson kadar karanlık bir insan etrafındaki hayranlığı meşrulaştırabilecek sebepler bulan ilk psikiyatristlerden biriydi. Bu arada ondan “Şeytan Adam” olarak bahsederdi. Dr. Isenberg Öldüren Adamları Seven Kadınlar kitabında birkaç farklı psikolojik teori önermiştir. İnceleyelim:

Öz saygı eksikliği yaşayan insanlar

İlk açıklama “hiper-empati sendromu”ndan bahsetmektedir. Oldukça düşük öz saygıya sahip kadınlarda görülmektedir. Onlara bir değer hissi veren önemli veya ünlü insanlarla bağ kurma eğilimine sahiplerdir.

Bu vakada, topluma iz bırakmış tanınan bir katil ile bağ kurmak kendi boşluklarını kapatmanın bir yöntemidir. Kendilerinden daha emin hissetmelerine ve daha önemli olduklarını düşünmelerine yardımcı olur. Yani burada onların aşırı empatili olmaları durumu bu kişiyle derin bir bağ kurmalarını sağlar. Hatta bazen katilin şeytani eylemlerini meşrulaştıracak noktaya bile gelebilirler.

“Homicidol” etkisi

“Homicidol” etkisi terimi iki kelimeden gelmektedir: İngilizce cinayet manasına gelen “homicide” ve “idol” kelimeleri. Charles Manson’a kesinlikle uyar, onunla birlikte Karındeşen Jack, Hannibal Lecter vb. kişilere de uymaktadır. Bazen insanlar son derece vahşi olmalarıyla tanınan insanlara (gerçek insanlar veya kurgu karakterler) karşı güçlü bir çekim ve hayranlık duymaktadırlar. Onları reddetmek yerine onları tapılacak idoller haline getirirler.

Bu fenomen, psikiyatristler Micael Dahlén ve Magnus Söderlund’a göre sıklıkla başarılı kadınlarda görülmektedir. Bu kadınlar genellikle iyi eğitimlilerdir ve yüksek bir sosyal statüye sahiplerdir. Fakat bunun toplumumuzun genelinde çok yaygın olduğunu da belirtmemiz gerekir. Charles Manson’un Guns N’ Roses ve Marilyn Manson gibi müzisyenlere ilham kaynağı olduğunu unutmayın.

charles manson

“Hybristophilia”

Hybristophilia, “tehlikeli” insanların çekimine (hem zihinsel hem de cinsel olarak) kapılmayı anlatan bir adli tıp psikolojisi terimidir. Anormaldir, kesinlikle yaygın değildir ve son derece mantıksızdır. Parafili kategorisine girer.

Son olarak, eğer söylemekten emin olacağımız tek bir şey var ise o da Charles Manson’un sosyal, kriminolojik ve kültürel çevrelerimizde uzun yıllar daha kalacak olmasıdır. Hatta günümüzde bile “Charles Manson” ismi hala para getirmektedir ve insanlar bundan faydalanmaktadır. Çok da garip değildir: çok da uzak geçmişte değil, Quentin Tarantino bu konu üzerine bir film yapmaktan bahsetmişti ve onun hakkında çıkmak üzere olan yeni kitaplar da vardır.