Can Sıkıntısından Yemek: Nedir ve Neden Gerçekleşir

24 Ekim, 2020
Can sıkıntısından yemek doğal olabilir, ancak aynı zamanda çok sağlıksız da olabilir. Hadi bu davranışın doğasını keşfedelim.

Yeme eylemi, farklı açılardan açıklanabilir. Bunların en bilineni genellikle biyolojik olanıdır. Ancak, herkesin öğrenmesi gereken başka açıklamalar da vardır. Bu yazımızda size can sıkıntısından yemek yemeyi açıklayan başka bakış açıları göstereceğiz.

Bu (herkesin değilse bile) çoğu insanın yaptığı, ya da en az bir kere yapmış olduğu bir şeydir. Bazı insanlar için bu kronik hale gelmiştir çünkü bunu her gün yaparlar ve duramazlar. Bunu değiştirmenin bir yolu olmadığını düşünüyor olabilirler, ancak yanılıyorlar. Aslında bu davranışı değiştirmek mümkün.

Dahası, günde / haftada kaç kere can sıkıntısından yemek yediğinize dikkat etmek de önemlidir. Bu sağlıksız bir alışkanlıktır. Aşırı yemenin tehlikeli olabileceğini unutmayın.

Bunlara ek olarak, can sıkıntısından yeme eğilimine ve bunun neden gerçekleştiğine de değineceğiz. Son olarak, bundan kaçınmak için kullanabileceğiniz stratejileri ve bunun ne zaman kişinin sağlığına zarar verici hale geldiğini vurgulayacağız.

Can Sıkıntısından Yemek Ne İle İlgilidir?

Yemek yemek vücudun olması gerektiği şekilde çalışmasını sağlar. Ancak insan vücudundaki tek önemli mekanizma bu değildir. Muhtemelen bildiğiniz üzere, iyi olmak için bireylerin duygusal ve sosyal dengeye de ihtiyaçları vardır. Bazen tüm bu mekanizmalar bir araya gelir ve bu noktada can sıkıntısından yemek durumu gerçekleşir.

Hadi şimdi Merriam Webster sözlüğünün bu iki kelimeyi nasıl tanımladığına bir göz atalım. Öncelikle, yemek fiili şu şekilde tanımlanır: “gıda olarak ağızdan içeri almak: sırayla, ağza almak, çiğnemek ve yutmak”. İkinci olarak, can sıkıntısı da “ilgisizlik nedeniyle yorgun ve huzursuz olma hali” olarak tanımlanmaktadır.

Temel olarak, can sıkıntısından yemek ruhunuz yorgun olduğunda yemek yemeyi ifade eder. Bu duygusal aleminiz ile ilgilidir. Hatta, bir çözüm bulamadığımız problemlerimiz olduğunda duygusal açlıktan söz ederiz ve rahatlamak için yemeğe döneriz.

Bu Neden Olur ve Sağlıklı Olduğu Herhangi Bir Zaman Var Mıdır?

Yemek yemek bir bireyin öğrenme modelleri ile ilgilidir. Çeşitli koşulları analiz ederek bir kişiyi yemek yemeye neyin ittiğini belirlemek mümkündür.

Bir birey sıkıldığında hisleri, düşünceleri ve davranışlarının karıştığı bir kısır döngüye girer. Ne yapacağını bilmemek herhangi bir kişi için çok yorucu olabilir. Bunun bir sonucu olarak da kişi kendini oyalayacak bir şey arayarak bu çemberi kırmaya çalışır. Bu durumda, bu gıdalardır.

Duygusal Yeme ve Can Sıkıntısı

Hepimiz zihinle baş etmenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Düşünceler, olumsuzluklar ve endişeler aklınızda birbirleri ile yarışırlar. Bu tür bir durumda bütün bu ıstırap ile başa çıkmanıza yardımcı olabilecek bir savunma mekanizması bulmak oldukça yaygındır. Bundan dolayı, can sıkıntısından yemenin en temel özelliği aciliyetidir. Hiçbir sınırı yoktur ve suçluluk ile utanç üretir; bunun aksine fizyolojik açlık kademelidir, bekleyebilir ve genellikle olumsuz duygulara neden olmaz.

Hatta, farklı araştırma parçaları aşırı yemek ile duygular arasındaki ilişkiyi vurgular. Örneğin, Cordoba ve meslektaşları, Sağlık Psikolojisi Dergisi adlı dergide yayınlanan makalelerinde insanların negatif duygular ile karşılaştıklarında aşırı yemeye eğilimli olduklarını gösterirler.

Sıkıntıdan pizza yiyen bir adam.

Dahası, yemenin öğrenilmiş bir davranış olduğunu ve tüm bireylerin belirli zamanlarda yemek yemeye koşullandırıldıklarını hatırlamak da çok önemlidir. Boş alanları bilinçsiz bir şekilde yiyecek ile doldurmaya çalışmak alışılmadık bir şey değildir. Bunun bir sonucu olarak da insanlar duyguları halihazırda deneyimledikleri ve daha iyi hissetmek için yemeye döndükleri durumlar ile ilişkilendirmeye başlarlar.

Bu şekilde, benzer bir durumun ortaya çıktığı her seferde kişi anında onu eskiden rahatlatmış olan o tek şey hakkında düşünür: yiyecek. Bu eğer aşırı bir şekilde yapılırsa (kişi bunu bir alışkanlık haline getirirse) sağlıksız hale gelebilir. 

Ayrıca yemek yeme eyleminin kendisinin dopamin gibi nörotransmitterlerin salınmasına neden olduğunu da unutmayın. Bu da, elbette, bir kişiyi can sıkıntısından yeme alışkanlığı ile ilerleme konusunda teşvik edebilir.

Diğer yandan, stresli durumlar gibi kişinin nasıl reaksiyon göstereceğini bilemediği zamanların onu aniden can sıkıntısından yemeye götürebileceği zamanlar da vardır. Bu da, durumsal olduğu sürece, uyarlanabilir ve doğal bir sürecin bir parçası olabilir.

Can Sıkıntısından Yemekten Kaçınmak İçin Bazı Stratejiler

Can sıkıntısından yemek her zaman bilinçli bir şekilde gerçekleşmeyen bir eylemdir. Bunu tanımlayabilmek iyiliğinize kesinlikle katkıda bulunacaktır. Peki, bunu yapmaktan kaçınmanıza yardımcı olacak stratejiler var mıdır? Hadi bir göz atalım.

  • Aktivitelerinizi değiştirin. Canınız sıkıldığında yemek yerine iyi hissetmenizi sağlayacak ve iyi vakit geçirmenize yardımcı olacak bir aktivite yapabilirsiniz. Örneğin, egzersiz yapmak endorfin seviyelerini arttırır, bu da sizi mutlu eder. Elbette, bu her bir bireyin kendisine bağlıdır. Sizin için en uygun olan aktiviteyi  bulmak size kalmıştır.
  • Ne yediğinizi takip edin. Her gün, öğünlerinizde neler yediğinizi yazın. Bu şekilde vücudunuza aldığınız şeylerin farkında olacaksınız. Bu ayrıca yemek yeme eğiliminde olduğunuz yerleri de hatırlamanıza yardımcı olacaktır. Bunu kaç kez yaptığınızın farkında olduğunuzda can sıkıntısından yemeyi yenmek daha kolay bir hale gelir.
  • Cezbedici şeylerden kaçının. Markete gıda alışverişi yapmaya gittiğinizde can sıkıntısından yeme eğiliminde olduğunuz yiyecekleri almaktan kaçının. Bunlar genellikle atıştırmalıklar ve tatlı şeyler olacaktır.
  • Zaman. Yemeklerinizin arasında çok fazla zaman olmasın. Günde bir ya da iki kere büyük porsiyonlar yemektense daha sık ancak daha küçük porsiyonlar yemek daha iyidir.
  • Memnuniyet. Sizi tatmin eden yiyecekler yerseniz kendinizi tok hissedeceğiniz için can sıkıntısından yemeniz daha zor olacaktır.
  • Duygularınızı kontrol edin. Duygularınızın farkında olun, onları keşfedin ve onların sizi yenmesine izin vermeyin. Kontrolün sizde olduğunu unutmayın. Bu şekilde duygusal yemekten kaçınacaksınız. Bu aynı zamanda kendinizi tanımanızı ve iradeyi de gerektirir.
Önündeki yiyeceklere bakan bir kadın.

Bunu yapmak için bir uzmandan da yardım isteyebilirsiniz. Örneğin; bir beslenme uzmanına, doktorlara ya da psikologlara dönebilirsiniz. Burada önemli olan şey hayatınızı mümkün olduğu kadar sağlıklı kılacak stratejiler bulmaktır.

Kısaca, can sıkıntısından yemek farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Bu bazen bir boşluğu doldurmak için gerçekleşir, bazen ise bir savunma mekanizması ya da öğrenilmiş bir davranıştır. Bazı insanlar için bu bir kısır döngüyü kırmak için bir yol olabilir. Diğerleri için ise her şey nörotransmitterlerin salınmasının yarattığı memnuniyet ile ilgilidir. Durum ne olursa olsun, bunun aşırı olup olmadığını belirlemek önemlidir. Bu şekilde önlemler alabilirsiniz ve bu alışkanlığı değiştirebilirsiniz.

Córdoba, D.L., Cacho, A.E.K., & Morales, M.H.C. (2002). Relación entre el comer en exceso y el manejo de las emociones: una experiencia con estudiantes. Psicología y Salud 12(2), 261-268.