Bize Önemli Değerleri Hatırlatan 5 Dokunaklı Film

15, Temmuz 2017 İçinde Sinema 379 Paylaşıldı

Filmler, hem film severler için hem de genellikle kendilerini beyaz perdeden uzak bulanlar için sınırsız bir kaynaktır. Filozof Jose Ortega y Gasset, “Bana dikkat ettiğiniz şeyi söyleyin, ben de size kim olduğunuzu söyleyeyim” derdi. O halde gördüğümüz, kokladığımız, hissettiğimiz ve uyguladığımız değerler, hakkımızda çok şey söyler.

Değerler üzerine yapılmış filmleri izlediğimizde, karakterler aracılığıyla bu değerleri savunurken ortaya çıkan duyguları anlamaya başlarız. Bir bölümümüzün beyaz perdede olduğunu hissetmek güçlü bir duygu olabilir. İçinde bol miktarda gerçeklik olan bir kurgu izleyerek, aynı zamanda senaryo ve kameraların dışında, kahraman olarak adlandırılmaya layık insanlar olduğunu da görmeye başlayabiliriz.

Asil değerlere hitap eden birkaç film vardır. Bunlar, kendini adama ve sevgi üzerinden, kişisel tatmin prensibine dayanan filmlerdir.

Billy Elliot

Asil değerlere hitap eden filmler rehberimizi Stephen Daldry’nin Billy Elliot’ına odaklanarak başlattık. Bu örnekte, film, harika bir dansçı olmayı hayal eden, gecekondu mahallesinden bir İngiliz çocuğun hikayesini anlatıyor. 

Çocuğun hayalci ve yaratıcı tutumunun ve arzusunu yerine getirmek için her şeyi yapabileceğine olan inancının ötesinde, Gary Lewis’in ustalıkla oynadığı babası Jackie Elliot’ın performansını vurgulamak isteriz. Babası çocuğunun potansiyeline ulaşmasına yardımcı olmak için kendi ideolojisini atlatabilen, fazla eğitim almamış bir madencidir.

Karakter, tamamen düşmanca bir ortamda, kendi oğlunu ya da onun dans tutkusunu anlayamaz. Bununla birlikte, onu olduğu gibi kabul eder ve oğlunun rüyasını yerine getirmesi için elinden gelen her şeyi yapar.

Charlie’nin Çikolata Fabrikası

Asil değerlere hitap eden bir diğer parlak film ise Tim Burton tarafından çekilen Charlie’nin Çikolata Fabrikası’dır. Filmde, bir sürü özel efekt ve alaycı mizah arasında gizlenmiş, gerçekten dokunaklı ve güzel bir hikaye buluruz.

Küçük çocukları, Willy Wonka’nın ünlü çikolata fabrikasını görebilsin diye sahip oldukları her şeyi veren mütevazi bir aileyi görmekten daha güzel ne olabilir ki? Ailenin bütün üyeleri, ebeveynlerin ve büyük anne ve babaların her biri iyi, çalışkan ve minnettar bir çocuğu mutlu etmek için sınırlı bütçelerini ortaya sürerler.

Kelebeklerin dili

Birkaç yıl önce büyük yönetmen José Luis Cuerda, yetenekli yazar Manuel Rivas’ın Kelebeklerin Dili’ni, sayısız film severin kalbine dokunan harika bir filme uyarladı.

Yine, genç öğrencilerin mutluluğu için sahip olduğu her şeyi veren, eğitime aşık yaşlı bir profesör olan Fernando Fernan Gomez’ın hikayesini buluyoruz. Yanlış anlaşılan hayatının son anına kadar, hatta her şeyin bittiğini bildiği zaman bile, iyilik ve dayanışma mesajı yalnızca çocuklardan yalnızca birinde bir iz bırakmasına rağmen, ilkelerine ve çocuklara duyduğu düşkünlüğüne sadık kalacaktır. 

“Özgürlük, güçlü erkeklerin ruhunu teşvik eder.”

– Kelebeklerin dili

Amelie

Jean-Pierre Jeunet birkaç yıl önce, dünya sinemasının en iyi taşlarından birinin Amelie olduğunu söyledi. Amelie, asil değerleri bir mizah duygusu ve enfes bir duyarlılıkla savunan keyifli bir filmdir.

Amélie Poulain öylesine bir kız değildir. Annesi öldüğünden beri babası, büyüdüğü ve bir barda garson olarak çalıştığı Montmartre’daki evinde bir bahçe cücesine tüm sevgisini adamıştır. Hayatı çok basittir: nehre taş atmaktan, ahududu yemekten, insanları izlemekten ve her şeyden önce sınırsız hayal gücünün özgürce dolaşmasına izin vermekten hoşlanır.

22 yaşındayken, hayata geliş amacının, başkalarına yardım etmek ve onlar için bir şeyler yapmak olduğunu, ancak bunu hiçbir fedakarlık olmadan yapması gerektiğini keşfeder. Yani sadece bunu yapmaktan zevk almak niyetiyle yapmalıdır. Amelie, muhteşem bir yolculuğa çıkacaktır ve biz de harika bir film vasıtasıyla, bunu takip etme ve tadını çıkarma fırsatı buluruz.

Hayatımın tatili

Yönetmen John Madden, bize, yaşlıların emekli oldukları ve son günlerini mutlu yaşayabilecekleri, Hindistan’daki acayip bir konaklama yeri olan harika Marigold Hotel ile iki hediye sunar.

Ancak otelin, bundan çok daha fazlası olduğu ortaya çıkar. İnsanlar orada kendilerini bulur, birbirlerine yardım eder ve birbiriyle işbirliği yapar, aşık olur ve (serinin ikincisinde) yalnızlık ve çaresizlik dışında, benzersiz ve bir arada hissetmek için ellerine geçen ikinci bir fırsatı zevkle değerlendirirler.

“Her şey sonunda yoluna girer, eğer girmezse daha işin sonuna varmadık demektir.”

– Hayatımın Tatili

Asil değerlere hitap eden ve izlerken yüzümüzde mutlu bir gülümseme oluşturan beş filmde bahsettik. Şimdi sadece hikayeyi günlük gerçekliğe dönüştürmeliyiz. Kendimiz ve sevdiklerimiz için daha iyi bir dünya yaratabilir miyiz?

Bunlar da ilginizi çekebilir