Bir Yılbaşı Hikayesi

Haziran 24, 2019

Bugün sizi yılbaşı zamanının gerçek hikayesini öğrenmeye çağırıyorum. Transforming Christmas (Yılbaşını Dönüştürmek) öyküsünü anlatacağım. Bu öykü küçük bir oğlan çocuğu hakkında ve etrafımızdaki şeylere değer vermenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Bu hikâye, her ne kadar kısa gözükse de sahip olduğumuz her şeye müteşekkir olmamız gerektiğini hatırlamamıza yardımcı oluyor. Şükran duymak, yılda sadece bir güne bırakılmamalıdır.

Yılın bu zamanında televizyonda tatlılar, oyuncaklar ve parfümler hakkında reklamlara boğuluyoruz… Çevremizdeki her şey bize Yeni yılın, yılın bu harika zamanının geldiğini söylüyor. Sokaklar aydınlatılıyor ve bir tür toplu çılgınlık devreye giriyor. Bizi alışveriş sepetlerimizi dolduran ve herkes için hediyeler satın alan birer alışveriş delisine dönüştürüyor. Ama aslında bu durum acaba yılda bir kere gelen bu günün gerçek amacı mı? Ambalaj kağıdının ötesini görebiliyorsak yılbaşının anlamını da başka bir şeye dönüştürmek mümkün.

“Yılbaşı ne bir mevsim ne de bir zaman dilimi, o bir ruh hali. Huzurun, evde olmanın, mutluluğun ve paylaşmanın, şükran duymanın zevki gerçek yılbaşı ruhudur.”

– Calvin Coolidge

yılbaşı, noel baba ve ren geyikleri

Yılbaşını dönüştürmek

Küçük Oliver henüz beş yaşındaydı ve etrafındaki dünyayı merak ediyordu. Her şeyin nasıl değiştiğini fark etmeye başladı. Parlak renklerle dolu sokakları gördü, her yerde tekrarlanan şarkıların sesini duydu ve insanların her türlü süslemeyle ağaç süslediklerini izledi. Televizyonda tatlılar, oyuncaklar, şaraplar, parfümler için reklamlar gördü… Oliver hepsini gördü, ve düşünmeye başladı… Sonunda annesine merakla sordu, “Anne, yılbaşı nedir?”

Annesi ne yazık ki “Bu sadece şanslı olanların sahip olabileceği bir şey. Umarım bir gün sana verebilirim, evlat.” yanıtını verdi.

Oliver için annesinin cevabını duymak ve ifadesini görmek üzücüydü. Ancak, bir gün kendi yılbaşına sahip olacağına dair umudunu kaybetmedi. Günler geçti ve küçük Oliver araştırmaya devam etti. Sonra Yeniyıl sabahı geldi.

Oliver gerçekten erken kalktı ve annesini uyandırmak için koştu. O yavaşça gözlerini açtı ve oğlunun onun için bir kart hazırladığını gördü. Ev yapımıydı, geri dönüştürülmüş kâğıttan yapılmıştı. Ama renkler, çizimler ve umut dolu bir mesajla dolu güzel bir karttı, “Bana her gün yılbaşını veriyorsun çünkü seninleyken mutlu oluyorum.” Oliver’ın annesi ağlamaya başladı ve oğlu sordu, “Anne, neden ağlıyorsun?”

“Çünkü bana gösterene kadar ne kadar şanslı olduğumu bilmiyordum.” Bunu diyen annesi Oliver’a sıkıca sarıldı.

Tabii anne, her gün Yılbaşımız var.

“Yılbaşı hediyeleri açmakla değil, kalbimizi açmakla ilgili.”

– Janice Marditera

annesine koşan çocuk

Sevgi en güzel hediyedir

Yılın bu hareketli ve eğlenceli zamanını değiştirmek mümkün. Küçük Oliver yaptı, masumiyetiyle. Onun için gerçekten önemli olanı değerlendirdi. Annesinin sevgisi, şüphesiz, alabileceği en iyi armağandı. Bu çocuk, tıpkı annesine de hatırlattığı gibi, bazen gerçekten önemli olanı nasıl gözden kaçırdığımızı hatırlatıyor. Başkalarına hediye alamadıysak bunun için mahcup oluyoruz, halbuki bir hediye vermek için bir şeyler satın almak zorunda değiliz.

Ve belki de sahip olduğumuz ve başka insanlardan aldığımız her şeyi gözden kaçırıyoruz. Kimse sevilip takdir görmekten daha güzel bir hediye almış olamaz. Ve kesinlikle hepimizin karşılıklı sevdiği birileri vardır, özellikle de yılbaşı zamanı.

“Sevdiğiniz birine yılbaşında ne alacağını bilmiyorsanız, ona sevginizi hediye edin.”