Beyin Yıkama: Mecburi İkna Teknikleri

Şubat 5, 2019
Beyin yıkama nasıl çalışır? İnsanların, başkalarının inançlarını değiştirmelerine olanak sağlayan mecburi ikna teknikleri hakkında bilgi edinin.

Beyin yıkama, birçok film ve belgeselin konusudur; Vietnam savaşı sırasında ABD askerlerinin beyinlerini yıkayan Vietnamlı komünistleri anlatan o film gibi. Bununla birlikte, bu süreç her zaman filmlerde göründüğü kadar dramatik değildir. Belki de mecburi ikna olarak adlandırırsanız beyin yıkama kavramını daha iyi anlayabilirsiniz.

Mecburi ikna, kuvvet kullanarak birisini etki altına almak anlamına gelir. Bu türde bir ikna yaklaşımı daha güçlü ve daha saldırgandır. Mezhepler, totaliter devletler, terör örgütleri ve insan kaçıran kimseler (diğerlerinin yanı sıra) bu tür ikna yöntemlerini kullanır.

Birinin beynini yıkamak ya da mecburi ikna tekniklerini kullanmak o kadar da basit değildir. İnsanın inanç sistemini, düşünce süreçlerini ve hareket etme ve hissetme şeklini gerçek manada değiştirmek için farklı teknikler kullanmak zorunda kalınır. Bu mecburi ikna teknikleri sosyal çevresel, duygusal, bilişsel ve çözülmeli durumları uyaranlar olarak dört tipe ayrılabilir.

Sosyal çevresel teknikler

gözlerini elleriyle kapatan adam

Bu tür teknikler, deneğin çevresini veya onu çevreleyenleri manipüle eder ya da kontrol eder. Amaç, onu daha kolay ikna etmek için bireyin direncini zayıflatmaktır. Sosyal çevresel mecburi ikna tekniklerinden bazıları şunlardır:

  • İzolasyon: deneğin ikna edilmesini kolaylaştırır. Onu zihinsel, sosyal ve fiziksel olarak dünyaya kapatmak anlamına gelir. Başka bir deyişle, bireyin tamamen izole edilmesini amaçlar.
  • Bilgiyi kontrol etmek: Bilgiyi kontrol ve manipüle etmek bir tür izolasyona neden olur. Daha az bilgiyle birlikte, deneğin çok fazla seçeneği de olmayacaktır. Böylelikle eleştirel düşünme yeteneği sınırlanır.
  • Varoluşsal bağımlılık hali yaratmak: bu, deneğin, kendi varlığının bir başkasına bağlı olduğuna inanmasını sağlar. Genellikle, bu kişi bir çeşit liderdir. Uygulamada, tamamen bağımlılık hali oluşana kadar deneğin birincil ve ikincil ihtiyaçlarını karşılamak anlamına gelir.
  • Ruhsal fiziksel zayıflatma: Bir tür fiziksel güçsüzlük, psikolojik zayıflatma ile ilişkilendirilir. Bu da, ikna tekniklerine direnme yeteneği zayıflamış bir denek anlamına gelir.

Duygusal teknikler

Motivasyonlar duygusal olarak şartlandırılmıştır. Sonuç olarak, insanların duygularını etkileyebilirseniz eğer, motivasyon ve davranışlarını da etkileyebilirsiniz.

  • Zevkin duygusal aktivasyonu: bu, insanları cezbetmek ve onlara iyi davranmaktan oluşur ve insanlar tarafından birilerinin dikkatini kendilerine çekmek ve yakalamak için kullanılır.
  • Korku, suçluluk ve kaygının duygusal aktivasyonu: bu, korku, suçluluk ve kaygı içeren duygusal tepkiler almak için ödül ve cezayı kullanmaktır. Bu duygular, boyun eğmeyi ve bağımlılığı teşvik eder.

Bilişsel teknikler

Bu tür teknikler, yukarıda tartıştığımız iki teknik türünden faydalanır. Fiziksel açıdan zayıf ve kendini suçlu hisseden insan, beyin yıkama işlemine aşırı müsait bir bireydir.

  • Eleştirel düşünceyi kötülemek: fail, bireye, kendi düşüncelerini takip etmenin geçersizliğini gösterir. Böylelikle, denek ne zaman bir şey düşünse onu bastırma gereği hisseder.
  • Hilekarlık ve yalancılık: bilgiyi saklama, yalan söylemek ve hile yoluyla gerçeği çarpıtmak.
  • Teslimiyet talebi: grup düşüncesi fikrini oluşturmak. Bireyin, grubun kararı neyse ona boyun eğmesini talep eder. Başka bir deyişle, uyum ve teslimiyeti geliştirme.
  • Grup kimliği: kimlik kolektif olmalıdır. Sonuç olarak, bireyler kendine özgü kişiliklerini kaybeder ve yerine grup kimliğini üstlenirler. Bu, bireylerin ayırt edici özelliklerini kaybetmelerine neden olur.
  • Dikkati kontrol etmek: birinin dikkatini çeken şeyleri manipüle etmek, onları, ikna girişimlerine dikkat etmeye de zorlayabileceğiniz anlamına gelir.
  • Dil üzerinde kontrol: Dili kontrol etmek, özgürlüğü sınırlamanın bir yoludur. Belirli kelimeleri veya cümleleri es geçmek, belirli sorulardan veya değerlendirmelerden kaçınmanın bir yoludur.
  • Otorite kaynağını değiştirmek: bir kişinin otoriteye dair ilkelerini yıktığınız zaman, onu totaliter bir otoriteye maruz bırakırsınız. Sonuç olarak, bu yeni otorite figürü tüm gücü kendi üstüne alır. Ve herkes ona teslim olmak zorunda kalır.

“İnsanlar birbirleriyle ancak iki vasıta yoluyla baş edebilir: silah veya mantık. Kuvvet ya da ikna. Mantıkla kazanamayacaklarını bilenler, her zaman silaha başvurmuşlardır.”

– Ayn Rand

Çözülmeli durumları uyaran mecburi ikna teknikleribeyin yıkama tekniklerine maruz kalıp yardım isteyen çocuk

Çözülme, bir deneyim yoğunlaştığı anda ortaya çıkan durumlara karşılık gelir. Bu durumlar bir anlık bilinç ve kimlik kaybına yol açar. Bu gibi durumlar totaliter ortamlarda çok daha yaygındır. Bu bilinç durumu, takipçileri aynı zamanda daha savunmasız hale getirir. Sonuç olarak, seçeneklerini sınırlayarak ve onları değerlendirme yeteneğini azaltarak, deneği kontrol etmek çok daha kolaydır.

Mecburi ikna veya beyin yıkama, birini zayıflatmak için onun çevresini manipüle ettiğinizde ortaya çıkar. Bilişsel ve duygusal ikna, insanın düşünme ve hissetme biçimini değiştirir. Bu da, onu, ikna edilmesini kolaylaştıran bir trans haline taşır.

  • Rodríguez-Carballeira, Á. (1992). El lavado de cerebro. Psicología de la persuasión coercitiva. Barcelona: Editorial Boixareu Universitaria.