Werther Etkisi – İntihar Neden Bulaşıcı Olabilir?

· Haziran 15, 2018

7 Ağustos 1962’nin sabahında tüm dünya şok edici bir habere uyandı. Ünlü oyuncu Marilyn Monroe‘nun cansız bedeni evinin banyosunda bulundu. Basın bunun intihar oldunu onayladı.

Monroe’nun ölümünden sonraki aylarda 303 genç yaşamına son verdi. Werther etkisi bir kez daha gazetelerin ön sayfalarında yer aldı. 

Bu meşhur olaydan yıllar sonra, 90’larda Amerika halkı Kurt Cobain ile benzer bir şeye daha şahit oldu. Basın ne zaman ünlü bir karakterin ölüm haberini yapsa sonrasında hep bir intihar salgını tüm ülkeyi sarsıyordu.

Peki eğlence dünyasından biri ile sizin bizim gibi birileri arasında nasıl bir bağlantı olabilir? Bu insanlar ünlüleri taklit mi ediyordu yoksa bunların hepsi korkunç birer tesadüf müydü? 

Werther etkisi nedir?

Werther etkisi, sosyolog David Phillips‘in intiharın yarattığı taklit edilme etkisini tanımlamak için 1974 yılında ortaya attığı bir terimdi. Bu isim, Alman yazar Wolfgang von Goethe tarafından yazılan “Genç Werther’in Acıları” adlı romandan geliyor. Bu kitabın baş kahramanı en sonunda aşkı uğruna intihar eder.

Bu kitap öyle bir “başarı” yakaladı ki yayınlandıktan kısa bir süre sonra 1774’te yaklaşık 40 tane genç Werther’inkine benzer bir şekilde yaşamına son verdi. Bu tuhaf ve korkunç vaka, İtalya ve Danimarka gibi bazı ülkelerde kitabın yasaklanmasıyla sonuçlandı.

intihar eden werther

Phillips benzer olaylara dayanarak, 1947 ile 1968 yılları arasında bir araştırma yürüttü ve bazı açıklayıcı fakat rahatsız edici bilgilere ulaştı. Keşfettiğine göre, The New York Times ne zaman ünlü bir figürün intihar hikayesini yayınlasa sonraki ay intihar oranı neredeyse %12 artıyordu. 

Bunun benzeri örnekler günümüze kadar görülmeye devam etti. 2017’nin ortalarında Kanada, bazı trajik etkiler yaratabileceğine karar vererek “Ölmek İçin 13 Sebep” adlı diziyi yasakladı. Hatta Dünya Sağlık Örgütü, gazetecilere rehber olması için intihar içeren haberleri nasıl yansıtmaları gerektiğini anlatan bir belge bile hazırladı.

Basında intihar hakkında konuşmak tehlikeli mi?

Bu sorunun cevabı nasıl konuştuğumuza bağlı olarak değişir. Dikkat edilmesi gereken konulardan bazıları, çok fazla detaya girmemek ve merhamet uyandırabilecek unsurları dahil etmemek. Bu tür olaylar, taklit etme isteği uyandırabilecek herhangi bir duyguyu tetiklememeli. Bununla birlikte, trajik bir olayı, insanları taklit etmeye özendirme ihtimali olan heyecan ve merak uyandırıcı bir şekilde yansıtabilecek tüm unsurları çıkarmak gerektiği aşikar.

Tarih boyunca birçok sanatçı intihar eylemine romantikleştiren özellikler atfetmiş ve böylece birçok ölüme sebep olmuştur.

Bazı uzmanlar Werther etkisinin pratikte böyle işlemediğini söylerken bir yandan da bazı etkileri olabileceğini kabul ediyor. İntihara zaten meyilli insanların bu ünlü yıldızların davranışlarını taklit etmesinin mümkün olabileceğini düşünüyorlar. Ancak yine de başkalarının ölümleri için ünlüleri hiçbir şekilde suçlamıyorlar. 

Bu şekildeki haberleri özel bir hassasiyetle ele almalıyız. Özellikle de çocukları ve ergenlik çağındaki gençleri etkilememek için hiçbir fotoğraf ya da kişinin kendini özdeşleştirebileceği unsurlar göstermeden yansıtılmalıdır. İntiharı bir kaçış yolu olarak idealize etmemek çok önemlidir.

“Hayatı yaşamak, acı çekmek ve keyfini çıkarmak için mücadele et… hayat ancak ondan korkmadığın sürece muhteşemdir.”

– Charlie Chaplin

ofelya resmi

İntiharı romantikleştirmekten nasıl kaçınmalı

Bütün bunlara rağmen yine de intihar hakkında konuşmak şarttır. Her zaman başka bir çıkış yolu olduğunu söyleyebilmeli ve bu çıkış yolunu tam olarak nasıl bulabileceklerini bilmeyen insanlara yol göstermeliyiz. Sessiz kalmak ve görmezden gelmek sadece insanları yaftalayarak bu konuyu daha büyük bir problem haline getirmeye yarar. 

Bunu her zaman saygılı fakat kesin bir dille, intiharı korkunç bir tabu olmaktan çıkarma çabasıyla yapmaya çalışmalısınız. İntihar kadar gerçek bir şeyi gizlemeye çalışarak varlığını yok edemezsiniz, sadece alevi körüklemiş olursunuz.

Kurgu hangi formda olursa olsun intihara teşvik etmekle suçlanmamalıdır. Bu aynı şekilde haberler için de geçerlidir. Elbette bu, kişinin haberi, doğruluğunu koruyarak ve sorumluluğunun bilincinde olarak aktarmasına mani olamaz. “Genç Werther’in Acıları” kitabının yayınlandığı dönemde şimdiki kadar bilgiye ve kaynağa sahip değildik. Duygularımızı doğru bir şekilde ifade etmek ve yardım istemek hayatımıza son vermekten çok daha kolay olmalı, hepimize de bu konuda önemli bir rol düşüyor.

Kaynakça:

  • Phillips, David P. (Haziran 1974). The Influence of Suggestion on Suicide: Substantive and Theoretical Implications of the Werther Effect. American Sociological Review, Vol.39 (3), syf.340-354