Tutumunuz Sorunları Çözme Kabiliyetinizi Nasıl Etkiler?

03 Ağustos, 2017

Bazen en basit sorunlar bile büyük bir sıkıntı haline dönüşebilir. Kötü bir gün geçiriyor olmanız bunun bir sebebi olabilir, ancak bir problemi çözmekte zorluk çekiyorsanız çoğu zaman bu kendi kişisel tutumunuzdan kaynaklanır.

Geçmişte benzer özelliklere sahip olan sorunlara bulduğunuz çözümleri şu an sahip olduğunuz sorunlarda kullanmak akıllıca bir tutumdur. Ancak, belirli bir sorunda çalışmadığını tespit ettiğinizde bu stratejiyi kullanmaya devam etmekte ısrarcı olmak çok olumsuz bir davranıştır ve sorunun çözülmesini engelleyecektir. Bu strateji tipini ilk seçenek olarak kullanıp daha sonra bunu elemek ve başka çözüm arayışlarına girmek çok daha zekice bir yaklaşım olacaktır.

Olaylara yaklaşımınız sorunları çözme kabiliyetinizi nasıl etkiler?

İyi bir tutum, sorunları çözmekte size zaman kazandıracaktır. Bu yapıcı yaklaşımı benimsemeye yönelik ilk adım, sorundan kaçınmaktan, kaçmaktan veya sorunu görmezden gelmektense, aktif baş etme stratejilerini kullanmayı içerir. Bir sonraki adımın size bağlı olmadığı ve üstelemeye çalışmanın bir anlamının olmadığı durumlarda bir sorunun belirli evrelerinde yapılması gereken en iyi şeyin beklemek olduğu doğrudur. Ancak, beklemeyi içeren adımlar genellikle ilk adımlar değildir.

İyi bir tutuma sahip olmaktaki ikinci adım, proaktif olma kararı almak, sorumluluğu üstlenmek ve bir çözüm bulmaktır. Bu çözüm kimi zaman sorunu ortadan kaldırmaya yönelik olabileceği gibi kimi zaman da kişinin kendisini sabırlı olmaya ikna edip farklı bir bakış açısıyla olaya yaklaşması ve bu sayede mevcut sorundan minimum hasarla kurtulmasına yönelik olabilir.

Üçüncü adım, planın belirli aşamalarında danışmak için mümkün olduğunca çok kaynaktan yararlanacak bir eylem haritası hazırlamayı içermektedir. Bu, sanki bir elmayı tek bir lokmada yemeye çalışıyormuşsunuz gibi bir his yaratan tek seferde tüm sorumluluğu üstlenmeye çalışmanın verdiği stresten kurtulmanıza yardımcı olur.

Yaklaşımınız faydalı olabilir

Sizi geçmişteki başarılı stratejileri tekrar etmeye iten tutum çok faydalı olabilir. Daha önce işe yaramış stratejileri kullanarak, doğru çözüme çabucak ulaşabilirsiniz. Bu zaman kazandırabilir, ancak aynı zamanda daha fazla sorun oluşturabilir.

Günlük yaşamınızda, tutumunuz basit bir çözümün oldukça karmaşık bir hale gelmesine neden olabilir. Ancak bunun tersi de olabilir; Önemli bir karar vermek de eğer zihninizi yeni bakış açılarına açamıyorsanız oldukça karmaşıklaşabilir.

Uzun vadede, tutum, soruna odaklanmada esneklik eksikliğinden dolayı önemli şeylerin keşfini engelleyebilir. Alternatif yaklaşımları değerlendirmeye engel olduğu için için yanlış karar almaya yol açabilir.

İşlevsel Sabitlik

İşlevsel sabitlik, yalnızca nesnenin normal veya beklenen kullanımını içeren çözümü görmeyi içeren bir zihinsel tutum türüdür. Bu, yeni çözümler üretme kapasitesini engelleyebilecek bilişsel bir önyargı türüdür.

İşlevsel sabitlik farklı kullanımlar için farklı nesneler kullanarak sorunlara alternatif çözümler düşünülmesini engeller. Bu kötü bir şey değildir, ama sınırlayıcı olabilir, çünkü işleri kolaylaştıracak veya göründüğü kadar karmaşık olmayan durumları çözmenize yardımcı olacak birçok olasılığı görmenizi engelleyecektir.

İşlevsel sabitliğe verilebilecek bir örnek, yaklaşık 70 yıl önce psikolog Karl Duncker tarafından tasarlanan ünlü mum problemidir. Deney, kişiye çeşitli ögeler ve talimatlar verilmesini içermektedir. Ögeler, raptiyelerden, birkaç kibritten ve bir mumdan oluşan bir kutudur. Talimatlar mumun duvara yapıştırılmasını ve böylece mumun damlamamasını söyler. Daha sonra, kişinin sorunu çözmesi için ihtiyaç duyduğu süre ölçülür.

Duncker, aynı ögelerin farklı sıralamayla sunulduğunda sonuçların değiştiğini keşfetti. Bir davada, raptiyeleri kutunun içine koydular ve bir başkasında da ayrı kutulara yerleştirdiler. Genel olarak, insanlar, ikinci senaryoda, kutuda raptiye olmadığında, talimatları yerine getirmek için daha az zaman harcıyordu.

Bunun nedeni, ilk durumda kutunun işlevinin raptiyeleri içinde tutmak olduğu ve zaten bir işlevi olduğu için çözümün bir parçası olarak görülmediğinin farz edilişiydi. İkinci durumda ise, içinde raptiye olmayan bir kutu aldıklarında, kutu işlevi olabilecek bir şey gibi görünüyordu.