Sevgiyle Kanatlanmak ve Kök Salmak İstiyorum

09 Ocak, 2017

Her ilişkide, ister eşiniz, ister çocuklarınız, ve hatta arkadaşlarınızla olan ilişkilerde bile sizin olanla karşınızdakinin olan arasında bir denge sağlanmalıdır.

Oldukça karmaşık bir süreç gibi geliyor kulağa. Ama aslında sağlıklı ve bütünsel insan ilişkilerinin temeli, karşınızdaki kişiye saygı ve ilgi gösterirken kendimize de özen göstermeye dayanır.

Sevdiklerinize uçacak kanatlar vermek, kendi alanlarını seçme, hobileriyle zaman geçirme ve mutlu olma imkanını sunmak demektir. Eğer bu kişi kendinden memnunsa, size de pozitif enerji verecektir. Birlikte, birbirimizin alanına ve gereksinimlerine saygı göstererek güzellikleri yaratırız ve kök salarız.

İlişkilerimizde kök salmak, kesinlikle “denetleme” veya “kontrol” anlamına gelmez. Köklerimizi beslemek, her gün şefkat, saygı ve sevgimizi geliştirmek demektir. Bizi birleştiren budur, birlikte yarattığımız köklerdir ve tek beden içinde iki ruh olarak büyümemize yardımcı olabilir.

Sevgiyle kanatlanmak ve kök salmak istiyorum.” Kişisel düzeyde tek bir boyut seçen kişiler olsa da sosyal ve duygusal ilişkilerimizde gerçek mutluluğu bu “sihirli” dengede bulabiliriz.

İlişkilerimizde kanatlanmak ve kök salmak

tavsan-orman
Romantik ilişkilerden bahsederek başlayalım. Sizden şöyle bir düşünmenizi istiyoruz. Şu anki ilişkinizde veya geçmişte, birey olarak gelişebildiniz mi? Koruma ve desteğin yanı sıra özgürlük de  sunan bağlar paylaştınız mı?

Eğer böyle olmuyorsa, ihtiyaçlarınız değiştiği halde ilişkiniz gelişemiyorsa, kökler zayıflayacaktır. Kişisel öfke ortaya çıkacaktır, yalnızca kendinize değil partnerinize de negatif duygular yansıyacaktır.

Böyle durumlarda, “uyumsuz büyüme” söz konusudur. Sadece bir kişinin ihtiyaçlarına öncelik verilmiştir ya da ilişki, hareketsiz kalmıştır. Bireylerin kişisel büyümesi değil de yalnızca ilişki düşünülerek kök salınmıştır.

Mesela, duygular ve yoğun tutkuyla dolu bir şekilde bir ilişkiye başlarız. Birbirimize o kadar çok yoğunlaşırız ki diğer arkadaşlıkların tümünü geride bırakırız. Öyle ki yarattığımız yakınlık dairesinin dışına çıkmaktan hoşlanmayız.

Zamanla, bu ilişkiler onlardan beslenen siyah delikler yaratır ve nihayet, kendi kendinin sonunu getirir.

Yeterli dengeyi kurabilmek için bu boyutları unutmamamız gerek:

1. Kişisel Gelişim

  • Kendimin, bu an ve yerin ve ihtiyaçlarımın farkında olmalıyım.
  • Kendi kişisel gelişimimden sorumluyum.
  • Beni çevreleyen her şeyle, günlük deneyimlerimlerimle, sohbetler, yolculuklar, okumalar ve partnerim dahil hayatın sunduğu her şeyle zenginleşmeliyim.
cizim-kadin-erkek

2. İlişkinin büyümesi

  • Kişisel gelişimim, ilişkinin gelişimini de etkiler. Mutluysam ve sahip olduklarımla hayatımdan memnunsam, bu pozitif duyguların hepsini sevdiğim insana da yansıtırım.
  • Gelişimimiz hakkında sürekli diyalog halinde olmalıyız çünkü zaman geçtikçe ve (çocukların doğumu, değişimler veya iş kaybı gibi) yeni durumlar ortaya çıktıkça her çift aralarındaki bağı yenilemelidir.
  • Bireysel ve ortak hedefler arasında denge kurmalıyız, birbirimize yardım etmeliyiz, birbirimize kanat verirken köklerimizi de geliştirmeliyiz.

Çocuk büyütürken kanatlanmak ve kök salmak

Mutlu çocuklar büyütmek için onlara uçacak kanatlar ve size dönecek kökler sunun. Sorumlu ve bağımsız insanlar olmaları yolunda daima yanlarında olacağınızı bilerek güvende olmalarını sağlayın.

cizim-anne-kiz

Duygusal özgürlüğü yaşayabilmek için bağlılıktan kaçınmak gerektiğinden bahsediyoruz sık sık. Bazı zehirli bağlılıkların sonunda üzerimizde hakimiyet kurduğu bir gerçek. Fakat bağlılıkların, kendi köklerimizin bir parçası olduğunu anlamak da önemli.

Ailelerin, bağ kurmak amacıyla oluşturduğu sağlıklı bağlılıklardan bahsediyoruz. Eğer bu bağları hava, hayat ve güvenle doldurabilirsek çocuklarımız güvende olur ve kanatlanıp diledikleri yere uçabilirler.

Kalpleri ve istekleri onları nereye götürürse götürsün, köklerine güvenebileceklerini bilmek onlara bir temel ve sonsuz bir sığınak sunar. Dengenin büyüsü işte buradadır, onları kanatlandıracak bir sevgi sunmaktır.