Sadakat ve Zeka

Ocak 11, 2018 İçinde Psikoloji 311 Paylaşıldı
orman-çift-sonbahar

Rodolfo Llinás, hayatının çoğunu beyin üzerinde çalışmaya adamış Kolombiyalı bir nörolog. NASA’nın NEUROLAB programının yöneticiliğini üstlenen ve şu anda New York Üniversitesinin Psikoloji Departmanında direktör olarak çalışmakta olan Llinas, bir süre önce verdiği bir röportajla dikkatleri üzerine çekti. Ünlü nörolog, sadakat, sevgi ve mutluluk konseptleriyle ilgili yaptığı açıklamalarla şaşırttı.

Nörolojik açıdan bakarak yaptığı değerlendirmeler, çoğu insanın davranışsal gözlemleri, deneyimleri ve sağduyuları ile zaten farkına vardıkları şeylerin doğru olduğunu kanıtladı. Llinás, beyni, yalnızca duyguların içine girebildiği kapalı bir sistem olarak tarif ediyor. Llinas’a göre beynin işleme biçimi bir bilgisayarınkine benziyor ancak belli başlı bir fark var: beyin esnekliğe ve yaratıcılığa sahip. Yani üzerinde değişiklik yapılmış, beslenip geliştirilmiş ve değişmiş.

“Sadakat, asil bir ruhun kendinden daha iyi olan bir kişiye benzemek için gösterdiği çabadır.”

Goethe

Llinás’ın beyin üzerinde yaptığı geniş ve kapsamlı çalışmalar, beynin düşünsel yapısının duygusal yapısı üzerinde inşa edildiğini gösteriyor. Önce duygu sonra mantık geliyor. Dünyayla ilgili fikirlerimizi mantığımızdan çok hislerimiz şekillendiriyor. Ünlü bilim adamının çalışmasına göre sevgi belirgin bir yere sahip ve sadakat en akıllı insanların sahip olduğu bir özellik.

Sadakat ve zeka

Rodolfo Llinás, beyindeki duygusal alanın çok eskiden beri var olan alanlardan biri olduğunu söylüyor. Gelişme gösteren ilk bölümlerden biri. Llinás’a göre, “yalnızca belli başlı hareket kalıplarının olduğu sürüngenlerin düzenbaz beyni. Bu yüzden yemek istediklerinde gelip gidiyorlar; kendilerini korumak istediklerinde saldırıyorlar ve üremek istediklerinde seks yapıyorlar.”

yüzleri sarılı çift

Aşkın kökleri de aynı bölümde ancak farklı psikolojik fonksiyonları kapsıyor. Llinás’a göre aşk, şeker gibi. Kim aşık olursa, daha fazlasını istiyor, açgözlüleşiyor. Aşık olduğu kişiden gittikçe daha fazlasını istiyor. Ünlü bilim adamı “kimse fazla aşktan ölmez” diye ekliyor.

Llinás’a göre, psikolojik bir açıdan bakıldığında aşk, jimnastik yapmak gibi değil, daha çok dans etmek gibi. Konu sözde “sonsuz aşk”a gelince, ünlü bilim adamı: “Bu akıllı insanlara ait bir şey, karşılarındaki kişiyi bir parçaları olarak gören ve buna göre belli hareket kalıpları inşa edip düzenleyenler ve bu kişiye iyi bakmanın kendi sorumlulukları olduğunu fark edebilenler onlar. Ölçü ise onlar tarafından sırtlarından bıçaklanmayacaklarını bilmeleri.

 Sadakat, duygusal ya düşünsel enerjimizi boşa harcamamamız için bize yardımcı oluyor. İnsanlar, ne kadar akıllılarsa, insanlığın büyük problemleri üzerine o kadar kafa yorabiliyorlar. Hayatlarını bozan durumları bir kenara itiyorlar ya da enerjilerini daha kompleks eylemler için kullanıyorlar.

Llinás sözlerini sonsuz aşk, iki akıllı insan arasında, nöronların sonsuza kadar süren dansıdır diyerek tamamlıyor.

Zeka ve sadakat ile ilgili yapılan çalışmalar

Rodolfo Llinás, zeka ve sadakat arasındaki ilişkiden bahseden ilk kişi değil. Evrimsel psikoloji alanında uzman bir isim olan Satoshi Kanazawa tarafından yürütülen bir çalışmada da benzer bir sonuca ulaşılmış. Kanazawa çalışmasında zeka katsayısı (106’dan büyük) daha yüksek olan erkeklerin sadakata daha fazla değer verdiğine dikkat çekmiş. Kadınlarda ise durum farklı: tüm kadınlar, zeka katsayılarından bağımsız olarak sadakata değer veriyor.

şemsiye altında yürüyen sevgililer

Araştırma, tek eşliliğin insan evriminin daha üst bir aşaması olabileceğini gösteriyor. Teoride insanlar memelilerin içgüdüsel davranışlarına sıkıca bağlı. Bu da insanları çok eşliliğe eğilimli bir hale getiriyor. Her kişinin bireysel hikayelerinde olduğu gibi, insanlık tarihinde de tek eşlilik evrimin daha üst bir seviyesi gibi görünüyor.

Gerçekten de, sadakatsizliğin ön koşulları, çok fazla boş zamana sahip olmak ve duygusal çatışmaya dahil olma isteği. Zamanımızın büyük bir bölümü dolu olduğunda, kalanını ihanetle ilgili planlar ve stratejilerle harcamak zorlaşıyor. Ne sinsice davranmak ne de rol yapıp yakalanmaktan kurtulmaya çalışmak için kullanabileceğiniz duygusal enerjiniz kalmıyor.

Tek bir ilişki kurmak ve onu mükemmel hale getirmek için çaba harcamak, bir ilişkiden diğerine atlamaktan çok daha akıllıca. Tek eşlilik, bir fedakarlık değil, oldukça tatmin edici bir seçenek. İnsanların dahil olduğu tüm kıymetli durumlar gibi tek eşlilik için de çaba göstermek gerekiyor. Karşılığında kazandıklarınız, gösterdiğiniz çabayı kat be kat karşılıyor.

Eğer bir kişi hayatını büyük şeyler başarmaya adamışsa, kalıcı bir seyahat arkadaşı onun için çok önemli bir hazinedir. Diğer yandan, hayatınızı sıradan bir şekilde ıvır zıvırla harcayacaksanız, istikrarlı bir ilişki boş arayışlarınıza engel olacaktır.
Paylaş

uçan fenerlerle dolu gölde, saldaki çift

Resimler: Leonid Afremov

Bunlar da ilginizi çekebilir