River Phoenix: Gerçekten Asi Bir James Dean

Aralık 9, 2019
Bugün sizlere yakın film tarihindeki en ümit verici figürlerden birinden bahsedeceğiz. Ancak, trajik ölümündeki durumlar dolayısıyla birçok insan hayatının nasıl olmuş olduğu ile ilgili inatla bağlı oldukları yanlış fikirler oluşturmuştur.

River Jude Phoenix Amerikalı popüler bir aktördü. Ne yazık ki, 1993’te, 23 yaşında vefat etti.

River Phoenix çekici görüntüsü ile dikkat çektiği kadar tartışmasız yeteneği ile de öne çıktı. Ancak, ölümüne yol açan tesadüfi doz aşımı insanların kendisinin dürüst bir yaşamı olmadığını düşünmesine sebep oldu. Ne yazık ki, karanlık ölümü hakkında yanlış bir görüntü oluşmasına sebep olmuş tek Hollywood idolü o değil.

River Phoenix hakkında yazmak isteyişimizin sebeplerinden biri bu. Eğer kendisinin ilginç adına merak duyuyorsanız, bunun sebebi hippi olan ebeveynleridir. Ölümünün gerçekleşme şekli insanların onu modern bir James Dean olarak görmesine yol açtı. Ancak gerçek şu ki, ölümünün karanlık doğasına rağmen, kendisi her zaman son derece nazik, sadık ve saygılı biriydi.

River 23 Ağustos 1970 tarihinde doğdu. Erken bir yaşta sanatın oyunculuk, müzik ve yazı yazmak gibi kısımlarına yatkın olduğu belliydi. Aynı zamanda büyük bir çevre aktivisti ve toplumsal adalet savunucusuydu.

Bu genç aktör insanların eşitliği, saygı ve çevre uğruna çok fazla savaş verdi. Ancak, hayatı sırasında bu pek fazla dikkat çekmedi. Onun yerine paparazziler ile dolu ve istemeden bir seks sembolü olduğu bir hayata itildi. Ölümünden sonra bile, insanlar ölüm şekli ile öylesine ilgiliydiler ki hayatı boyunca yaptığı iyi şeylere kimse dikkat etmedi.

Benimle Kal (Stand By Me) filminden bir kare.

River Phoenix: Hayatı ve Kariyeri

River (Nehir) ailesindeki böylesine new age bir ismi olan tek kişi de değildi. Ondan sonra Rain (Yağmur), Joaquin (İbranice’de Yahveh tarafından yüceleştirilmiş anlamı vardır), Liberty (Özgürlük) ve Summer (Yaz) geldi. Oregon’daki Madras adlı bir şehirde doğdu ve 31 Ekim 1993’te Batı Hollywood, California’da öldü.

Resmi kaynaklara göre ölüm sebebi bazı uyuşturucu maddelerin ölümcül bir karışımıydı. Bundan önce, o dönemde yakın arkadaşı Johnny Depp’in mülkü olan Viper Room’dan çıkarken baygınlık geçirmişti.

River’ın kariyerinde toplamda 24 film ve dizi rolü vardır. Oyunculuğa 10 yaşında başlamış ve birkaç reklamda oynamıştır, ancak kısa sürede ergenler için bir ikon haline gelmiştir. Ancak bu görüntü hiçbir zaman çok sevdiği bir görüntü değildi ve ne yazık ki onu kariyeri boyunca takip etti.

River Phoenix aşırı miktarda mütevazi, sıkı çalışan ve kendini adayan bir insandı. En büyük isteği insanların onun yeteneğini görmesiydi ve dünyaya bunu yapabilmeleri için birçok fırsat verdi.

Kendisinin büyük ekrandaki çarpıcı rollerinden birkaçını belirtecek olursak, bir grup erkek çocuğunun büyümesi ile ilgili bir macera filmi olan zamansız klasik Benimle Kal (Stand By Me) (1986) ve ona Akademi Ödüllerinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında bir adaylık getiren Boşu Boşuna (Running on Empty) (1998) filmlerinden bahsedebiliriz.

Son filmi, Dark Blood, ölümü sırasında hala çekim aşamasındaydı. Film uzun bir post prodüksiyon sürecinden sonra 2012 yılında gösterildi.

River Phoenix’in Az Bilinen Tarafları

Ölümünden sonra bile insanlar River’ın yeteneğinden bahsetmeye devam ettiler. Şimdilerde, bir oyuncu olarak inanılmaz bir potansiyele sahip olduğu gerçeği tartışma kabul etmeyen bir gerçektir ve tüm zamanların en iyilerinden biri haline gelmiş olabileceği bilinir.

Ancak, kendisinin çoğu insanın hala bilmediği önemli bir tarafı da vardır. Onun bu tarafı büyük filmlerdeki rolleri kadar kar getiren bir şey değildi. Paparazziyi çeken tipte bir şey de değildi.

Peki River’ın bu tarafı neydi? River hayvan hakları ve o dönemin diğer önemli problemleri gibi siyasi davaların büyük bir savunucusuydu.

Para toplama konusundaki sayısız çabasının yanında, River Phoenix aynı zamanda büyük bir PETA temsilcisiydi. Hatta 1990’da Dünya Günü ile ilgili ünlü bir makale yazdı ve bu makalesini en genç hayranlarına adadı. Bu makaleyi Seventeen dergisinde yayınladı, bu da mesajının binlerce insana ulaştığı anlamına gelmektedir.

Hepsi bu da değil. İnsancıl ve çevreci problemlerle savaşmak için büyük miktarda bağış da yaptı. Bunun üstüne, konuşmalar yapıp etkinliklere katılarak önemli farkındalık kampanyalarına öncülük yaptı ve birçok siyasi grubu mitinglerinde destekledi.

Costa Rica’da yok edilme riski altında olan 800 akrelik bir orman alanını satın aldığında daha yeniyetmelik zamanlarından yeni yeni çıkıyordu. Ayrıca veganizme de derinden inanan biriydi.

River Phoenix'in bir fotoğrafı.

Sonuç Olarak

Jared Leto, James Franco ve hatta Leonardo DiCaprio gibi oyuncuların kendisinin kariyerlerinde büyük bir etkisi olduğundan bahsetmeleri kimseyi şaşırtmamalı. Bu oyuncular aynı zamanda River’ın aşırı derecede yetenekli ve ünlü olmalarının yanında entelektüel bir tarafı da olan, dünya ile derinden ilgilenen oyuncuların yolunu açtığını da söylüyor.

Eğer River’ın düşünce ve duygularının ne kadar içten olduğuna dair bir fikriniz olmasını istiyorsanız sadece ilk kız arkadaşının söylediği bu şeyleri okuyun:

“Bir kez, 15 yaşımızdayken River ve ben Manhattan’da lüks bir yemeğe çıktık ve ben yumuşak kabuklu yengeç siparişi verdim. River restoranı terk etti ve Park Avenue’de ağlayarak yürüdü. Onun yanına gittim ve bana dedi ki, ‘Seni çok seviyorum, neden?…’ Bir hayvanı yemem, doğru olan şeyleri bana anlatamamış olması ona öylesine acı vermişti ki.”

James Dean gibi, River Phoenix de “bir davası olmayan bir asi” idi. Ancak, River gerçekten asiydi. Onun gibi ünlü bir figürü kuşatan tüm beklentiler ve sterotiplere rağmen kendi değerleri için yorulmaksızın savaştı. Hayatını parayı, ünü veya diğer insanların onayını kovalamadan yaşadı.