Kıskançlığın 5 Yüzü

20 Ağustos, 2018
 

Kıskançlık bir his değil; sağlıksız bir tutkudur. Ne yazık ki, muhtemelen herkesin en az bir kere hissettiği bir şeydir. Bu sadece insan olarak gerçekliğimizin bir parçasıdır. Asıl sorun, bazı insanların buna teslim olması ve her şeyi ele geçirmesine izin vermesidir. Kıskançlığın birçok farklı yüzü vardır, ve hepsi de zehirlidir.

Kıskanç bir insana katlanmak çok kolay değildir. Kıskançlık, bazıları çok ince ve anlaşılması güç olan bir sürü biçime sahip olabilir. Bazen kendini iyi bir yerden gelen bir tutummuş gibi gizleyecektir.

“Kıskançlık, kendi kalbinden başka bir şey yemez.”

– Atasözü

Hayatta sahip olduğumuz en büyük görevlerden biri, kıskançlığın nasıl tespit edileceğini ve bununla nasıl baş edileceğini öğrenmektir. Bunu yapmanın en iyi yolu, neye benzediğini fark ederek başlamaktır. İşte burada kıskançlığın birçok yüzünü anlatacağınız…

1. Alaycı konuşma

Alaycı konuşma ifadeleri kıskançlığın en yaygın yüzlerinden biridir. Alaycı konuşmak, bir şey söylediğinizde, aslında tam tersini ya da en azından farklı bir şeyi ima ettiğiniz bir tür şakadır. Çift anlamlı olur. Söylenen söz tek bir şey ifade edermiş gibidir, ama gerçek anlamı tamamen başka bir şey söyler.

alaycı partner
 

En sık görülen alaycılık biçimi, saldırgan bir mesajla arkadaşça söylenen şeylerin bir karışımdır. Birisi şöyle der: “Elbisen çok güzel, ama çok fazla kilo aldın.” Ya da: “Büyük bir iş yaptın, ama o yolda bir sürü hata da yaptın.” Günün sonunda, saldırgan kısım öne çıkar ve bu kıskançlıktan kaynaklanır.

2. Direkt vuruş

Direk vuruş, herhangi bir filtre kullanmayan kişiler tarafından yapılır. Onların sözde samimiyeti, çoğu zaman sadece sade bir kabalıktan başka bir şey değildir. Ayrıca, adeta buna hak sahibiymiş gibi, dikkatsizce salladıkları acımasız eleştiriler yaparlar.

Onlar, “Sen çok aptalsın!” ya da “Korkunç dişlerin var” diyen insanlardır. Kimse istemese de, onlar fikirlerini paylaşır. Duruma yeni ya da kullanışlı bir şey kazandırmıyor olmak umurlarında bile değildir.

çiçek vermek

3. Tatlı sadizm

“Tatlı sadist” genellikle çok dost canlısı insanlardır. Onlar her zaman dikkatli ve ulaşılabilir olurlar. Ama sonra planlarınızı zorlaştıran ya da önünüze engel koyan bir şey yaparlar. Elbette, kendilerini savundukları zaman, bunu isteyerek yapmadıklarını söylerler.

Örneğin, onlardan büyük bir iyilik isteyebilirsiniz. Söz verdikten sonra sizin için yapacaklarını “unutabilirler.” Daha sonra sizden özür diler ve bunu yaparken sizi incitmek istemedikleri konusunda sizi inandırmaya çalışırlar. Bir başka örnek de, sizi büyük ölçüde etkileyecek önemli bir karar alınacağı zaman, sizin fikrinizi sormayan kişidir.

 

4. Cimri dayanışma

Bu kıskançlığın en yaygın yüzlerinden biridir ve kişiye çok zarar verir. Bu insanların söylemeyi en sevdiği şey, “Ben sadece yardım etmek istiyorum” olur. İnsanların problemlerini duymaktan hoşlanırlar.

Onlar olay yaratırlar. Dedikodu karışıklığı yaratmak için çevreden aldıkları bilgileri kullanırlar. Her zaman diğer insanların hayatlarına dikkat ederler ve her zaman istenmeyen tavsiyeler verirler. İçlerindeki şey, kıskanç, sade ve basittir.

5. Kendini diğerleriyle karşılaştıran ve üste çıkmaya çalışan insanlar

Burada temel olarak benmerkezci insanlar hakkında konuşuyoruz. Kendilerini daima diğer insanlarla karşılaştırırlar ve daima “zirveye çıkmak” için bir yol bulurlar. Başka bir deyişle, herkesten daha iyi olmaları gerekir.

bencil bir adam

Yani yaptıkları şey kıyafetlerinize, arabanıza, partnerinize, okulunuza, sahip olduğunuz diğer şeylere odaklanmaktır. Hiç beklemediğiniz anda, sahip olduğunuz şeylerin değerini en aza indirmek ve kendilerininkinin değerini artırmak için bir yorum yaparlar. Şöyle şeyler söyleyecekler, “Bazı ilişki problemleriniz olduğunu duydum. Bu çok utanç verici. Benim hiç bir sorunum yok. ”

 

Kıskançlığın bu yüzleri aslında özgüven eksikliğini gizler. İnsanlar bu maskeyi takar çünkü kendilerine sadece başka insanlar bağlamında bakabilirler. Diğer insanların başarıları ve mutluluğu, onlara boşluklarını ve mutsuzluklarını hatırlatır. Bundan acı çekerler; bu yüzden de onlara yardım etmek istiyorsanız, onların acılarını anlamaya çalışmalısınız.