İyi İnsanlar Değişmezler Çünkü Kalpleri İle Düşünürler

16 Kasım, 2017

Kötü şeyler iyi insanlara da olur. Çünkü kader keyfi değildir, kör dünya ve egoizm bazen birbiriyle çok ilişkilidir. Bununla birlikte, asil insanlar aldatmacalara rağmen köklerini hiçbir zaman bırakmazlar, çünkü kalpleri ile düşünenler hakaretleri veya soğuk düşünceleri anlamazlar.

Hepimiz bu profile uyan insanlar tanıyoruzdur. Ayrıca, ne zaman çıkarsız diğerkamlık veya kahramanlık gibi asil bir hareket görsek, çoğumuz ilham alıyoruz ve hatta dünya ile barışmış gibi hissediyoruz. Buna çok benzer bir durum, 22 Mart’ta Londra’nın kalbinde yaşanan üzücü saldırıda da olmuştur.

“Bir gram iyilik, bir ton zekadan daha değerlidir.”

– Alejandro Jodorowsky


Dış İlişkiler Bakanlığının Parlamenter Sekreterliği görevini yürüten Tobias Ellwood, uyarılara rağmen Westminster Parlamentosu’ndan çıkmaya tereddüt etmedi. Yardım etmek istedi. Birkaç dakika boyunca, yaralı bir polis memurunun hayatını kurtarmak için elinden geleni yaptı, üzerini örttü, helikopter gelene kadar CPR verdir. Ama istediği gibi olmadı. Onu kurtaramama çaresizliği bütün dünyada internette yayıldı.

Onun acısı ile hepimiz empati kurabiliriz. Ertesi gün tüm siyasiler, trajedinin karşısında korkunun, tehlikenin ve kararsızlığın ötesine geçen bağlılığını tebrik etmiştir. Bu azim, yardıma istekli birinin kararlılıkla hareket etmesini mümkün kılmıştır, bazen her şeyin üzerine başkalarını koyar.

kadin, cicekler ve kelebek

Hangisi daha iyidir? İyi hissetmek mi, iyi olanı yapmak mı?

Bu soru biraz garip gelebilir: Ne daha iyi olabilirdi? Kendi mutluluğumuza yatırım yapmak mı, yoksa başkasının refahına, sağlığına öncelik vermek mi? Okurlarımızın çoğunun kendine öncelik vermek diyecektir, fakat aslında cevap çok basittir. İyi bir şey yapmak kadar basit bir şey kendi dengemize ve kişisel tatminimize dönecektir. Yine de, bu sonuç uzmanlara göre açık değildir. Aslında insan davranışı ile ilgili bu mesele, uzun yıllardır uzmanların kafasını karıştırmaktadır.

Çalışmaların bize söyledikleri

UCLA’deki araştırmacılar (Kaliforniya Üniversitesi), bir insanda iki hayati amaç bulunduğunu ve her birinin biyolojik açıdan etkileri olduğuna karar verdikleri ilginç bir çalışma yaptılar.

İşte gerçekler:

  • Birincisi, amacı hedonik refah olan, bununla karakterize insanlar var. Yani bu, kendi refahımızı hayati bir arayış içinde değerlendiren, yalnızca kendini tatminle oluşan bir mutluluk türüdür.
  • Öte yandan, ödomanik refah olarak tanımlanan şey de bulundu. Diğer amaçtan bahsediyoruz, daha derin ve yüce olandan, diğerlerine en iyi benliğimizi verebilmek için kendini geliştirmeye ve iyileştirmeye çalışan insanlardan.
kadının yüzünde çiçekler

Sonuçlar

Çalışmada, net bir ödomanik eğilimi olan kişilerin (başkalarını kendi önceliklerinin üstüne koyanlar) daha güçlü bir bağışıklık sistemine sahip oldukları keşfedilmiştir. Daha az enflamasyon yaşadıkları ve daha fazla antikora sahip oldukları kanıtlanmıştır, bu da daha güçlü bir bağışıklık ile eş anlamlıdır.

Ayrıca, psikolojik düzeyde, profilleri, güçlü inançlara sahip olduklarını göstermiştir. Hayatta kaç kere düştüklerinin veya kaç kere zarar gördüğüklerinin önemi yok. Yine de kalpleriyle düşünmeye devam ediyorlar, başkalarına öncelik veriyorlar ve insanlardaki asilliğe güveniyorlar.

Hedonik bireyler, daha az sayıda antikor ve daha zayıf bir bağışıklık sistemine sahiptir, ayrıca daha düzensiz, dengesiz ve değişken bir kişilik göstermiştir.

Her şeye rağmen, kalp ile düşünmek ve ona göre hareket etmek uğraştığınıza ve mutluluğuna değer

Büyük bir olasılıkla, birçoğumuz, hayati amacımızın yalnızca hedonik olduğu bir süreci yaşamışızdır. Bunu, tamamen bencil bir davranış olarak görmemekle birlikte, kişisel büyüme için bir başka fırsat olarak gördük. Bazen, biz sadece kaşifleriz. Denemek, hayatı kucaklamak, nefes almak, tatmin olmak ve büyük ısırıklar alarak yaşamak istiyoruz.

“Üstünlüğün bildiğim tek simgesi iyiliktir.”

– Beethoven

Fakat, birbirimize bağlı olduğumuzu, yaptıklarımızın bize ve başkalarına geri döndüğü yerlerde birbiriyle ilişkili muhteşem ve karmaşık bir ağ olduğunu anlayana kadar, kendi ihtiyaç piramidimizde tırmanmaya devam ediyoruz. İyi olanı yapmak, kalpten hareket etmek kaosa ahenk ile katkıda bulunmaktadır, bu faciada bir ışıktır. Tıpkı Ellwood’un terörist tarafından bıçaklanan Keith Palmer adındaki polisi kurtarmayı denemesi gibi.

yalniz kiz ve cicekler

İster inanalım ister inanmayalım, iyi bir insan olmak, kahraman olmak, kendimizi başkaları için riskli durumlara sokmamız, tüm insanlığın kalbini kazanmaya çalışmamız anlamına gelmiyor. Her gün iyi insanlar vardır, sağduyulu ve aydınlık, sessiz fakat mutlu, mütevazı ama uçsuz bucaksız, aynı kalbimiz gibi.

Her günkü hareketlerimize iyiliği ve saygıyı ekleyelim, bakış açımızı küçük şeylere göre ayarlayalım. Bu şekilde, büyük değişiklikler yapmak için önümüze çıkan fırsat için oluşturduğumuz dinginlik bize yardımcı olacaktır. Ödomanik refah basit hedonizmden çok daha üstündür ve eğer böyle olursak ilham kaynağı olabiliriz ve bu dünyaya da bulaşabilir.