Hayat Ödül ya da Cezalardan Değil Sonuçlardan İbarettir

· Mayıs 12, 2018

Hareketlerimizin, hatta düşüncelerimizin bile, sonuçları vardır. Bunu kabul etmek, yaşamımızın kontrolünü bir amaç duygusuyla ele almamızı sağlayacak olan yegane duygudur. Bu sayede, hayatımızı güzel bir şekilde tasarlayabilir ve hayatın bizi bir köşeden başka bir yere savurmasına izin vermeyiz. Çünkü günlük yaşamımızda hiçbir ödül veya ceza yoktur. Fakat yaptığımız ya da yapmadığımız eylemlerde kaynaklanan sonuçlar var.

John Green, Looking for Alaska  (Alaska’y Arıyorum) adlı kitabında, en küçük eylemlerimizden kaynaklanan sonuçlar zincirinin çok daha fazla farkında olmamız gerektiğini söyler. Bununla beraber, bunu kabul etmek de öyle kolay bir iş değildir.

Birçoğumuz, tamamen davranışçı bir yapı ile beraber büyütüldük; yani, tek yapmanız gereken kırmızı düğmeye basmak, mavi olandan kaçınmak, işlerin böylece yoluna gireceğini varsaymak ve hayatın bunun karşılığında bize bir şeyler vermesini beklemek.

“Kızdığınız zaman, sonuçlarını düşünün.”

– Confucius

Ama hayatlarımız, kırmızı ya da mavi düğmelerle hiç ilgili değildir. Hayat bizi ödüllendirmez ya da cezalandırmaz. Sahip olduklarımız, her şeyi titreten, değiştiren ve gerçeği etkileyen bir tutam nefesimizdir.

Her sözümüz ve sessizliğimiz, eylemsizliğimiz, eylemimiz ve düşüncemiz için sorumluluğu üstlenmek, bizleri yaşamlarımız üzerinde kontrol sahibi yapar. Bu bakış açısını mümkün olan en kısa sürede benimsemek, hedeflerinize ulaşmanıza ve daha iyi, daha anlamlı ilişkiler kurmanıza yardımcı olacaktır.

rüzgarda uçan karahindibağ

İşaretleri yorumlamak ve sonuçları değerlendirmek

Terrence Deacon, şu an Kaliforniya Üniversitesi bilişsel bilim bölümünde görevli olan, tanınmış bir nöro-antropologdur. En ilginç kitaplarından biri ise “Sembolik Türler” dir (The Symbolic Species).

Bu kitapta, üzerinde yeterince zaman ve enerji harcamadığımız ama aslında doğuştan gelen ve hepimizde var olan sonsuz bir güçten bahsedilir. Bu manada, başımızdan geçen olayların nedenlerini sakin bir şekilde analiz etme ve olası sonuçları tahmin etme yeteneğimizden bahsediyoruz.

Profesör Deacon, günlük hayatımızın, davranışçıların iddia ettiği gibi, tepki verdiğimiz uyaranlardan ibaret olmadığını söylüyor. Ne de olsa, ne yaptığımıza ya da yapmadığımıza göre her zaman bir ödül ya da ceza almıyoruz.

Hayattaki işaretler

Etrafınızdaki her şey, uygun bir cevap vermek için nasıl yorumlanacağını bilmek zorunda olduğunu “işaretlerdir”. Bunu yapmak için, irade ve bilgeliğe ihtiyacımız var. Bizi çevreleyen sembollere mantıksal, doğru bir anlam vermemiz gereken şey budur.

Örneğin, eğer iş yerinde çalışıyorken, bir arkadaşınızın ağladığını görüyorsanız, hiç kimse müdüre gidip de “bu arkadaşı eve yollayalım” deme cesaretini gösteremez. Aksine, duygusal durumlarının sebebinin ne olabileceğini merak eder. Ve sonra, onlara nasıl yaklaşabileceğimizi ve onlara nasıl yardım edebileceğimizi düşünürüz.

kadın ormanda anahtar tutuyor

Profesör Deacon da, bize bilge araştırmacılar olmak zorunda olduğumuzu hatırlatıyor. Başlangıç için, bir hata yaptığımızı varsayalım. Bazen işaretlerimizi, yanıtlarımızla ve eylemlerle açığa vururuz. Öte yandan, bazen çok berbat bir gün geçiririz ve sonuçlara ulaşmak için herhangi bir seçeneğimiz de olmaz.

Çünkü bazen hayat, mutfak eldivenleriyle bir müzik parçası çalmaya çalışmak gibidir. O mükemmel sesi çıkarmak için piyanoda belirli bir tuşa basmak istersiniz, fakat yanlışlıkla aynı anda daha fazla tuşa basarsınız.

Çıkan ses, biraz hantal ve belirsizdir. Fakat küçük-küçük, günlük pratikle, aklımızda dolaştırdığımız melodiyi üretebilen usta müzisyenlere dönüşürüz. Sonunda, doğru sesi bulacağız.

Gerçekliğinize şekil vermeyi öğrenin

Yaptığımız ve düşündüğümüz her şeyi düşünmek, olası bir dizi sonucu ile beraber, sizi ilk başta korkutabilir. Fakat bu durumu klasik bir “neden-sonuç” ilişkisi gibi görmek yerine, daha geniş ve daha zengin bir bakış açısı ile bakmaya çalışın.

Varlığımızın harika bir keşif ve yaratma oyunu olduğunu anlamalısınız. Ayrıca, bu oyunda, gerçekleşen her şeyi belirleyen kuralları ve ip uçlarını bilmek zorunda olduğunuzu da unutmamalısınız

“ Özgürlük dediğimiz kavram, kararlarınızın sonuçlarıyla yaşayabilmektir.”

– James Mullen

Kuralların öğrenilmesi kolay, merak etmeyin. Size şimdi bunların ne olduklarını anlatacağız. Bir dakikanızı ayırın ve düşünmeye çalışın.

  • Hayatınızı daha iyi bir şekilde yaşayabilirsiniz. Neyi başarmak istediğinize ve bunu nasıl başaracağınıza açık olmalısınız.
  • Değiştiremeyeceğiniz olaylar, durumlar ve insanlar olduğunu anlayın. Onları olduğu gibi kabul etmeliyiz.
  • Hatalarınızdan, başarısızlıklarınızdan ve kayıplarınızdan öğrenin.
    Etrafınızdaki her şeye açık olun: proaktif, yaratıcı ve cesur olun.
  • Saygılı olun. Hayatınızı, yaptığınız ve söylediğiniz her şeyin bir etkisi olduğu, hassas bir kumaş olarak görün.

Son olarak, hayatın sizin için belirli, önceden belirlenmiş bir tasarıma sahip olmadığını anlayın. Kaderinizi şekillendiren siz ve sizin iradenizdir. Daha dolgun, daha güzel bir geleceğin mimarı olabilirsiniz.

kadın kuşlarla renkli bir poz veriyor