Eleştirel Düşünmeyi Destekleyen 5 Strateji

29 Ocak, 2019

Eleştirel düşünmeyi teşvik ederseniz eğer, elinizin altında olağanüstü ve muazzam derecede yapıcı bir “silah” olur. Nihayetinde, uygun kişisel etik ve açık bir zihin eşliğinde uygulanan sağlıklı şüphecilik gibi basit bir şey, bir bütün olarak düşünmeye zorlandığımız durumlarla daha iyi yüzleşmemize olanak sağlayabilir.

Belki de yaşadığımız çağa gerçek sonrası dendiğini duymuşsunuzdur. Abartıyor olalım ya da olmayalım, eleştirel düşünme çok önemli bir ihtiyaç olabilir. Eylemlerimizi etkilemenin bir yolu olarak sık sık duygularımızdan medet umduğumuz bu “gerçeklik krizinden” geçtiğimizi kabul etmek, bu konuda mümkün olan en doğru şekilde hareket etmemiz için vazgeçilmezdir.

“Yeni bir fikre açılan zihin asla orijinal boyutuna geri dönmez.”

– Albert Einstein

Bu yıl Cambridge Üniversitesi tarafından yayınlanan bir çalışma önemli bir fikrin altını çizer. Harika bir IQ ve zeka seviyesine sahip olmak istemenin de ötesinde, başarılı eleştirel düşüncenin hayatımızı iyileştirebileceğini belirtir.

Yazarlar, bu beceriye sahip bir kişinin daha iyi kararlar alabildiğini iddia eder. Ayrıca, kamusal çıkarlar veya siyasi arena karşısında savunmasız olmayı bırakan birey, sorunları daha yaratıcı, bağımsız ve etkili bir şekilde çözebilir. Hiç şüphesiz, kendimizi, çalışmaya değer harika bir psikolojik kaynağın önünde buluyoruz. Eleştirel düşünme yeteneğinizi geliştirmeniz mümkündür ve burada paylaştığımız stratejiler size yardımcı olabilir.

eleştirel düşünce

Eleştirel düşünme yeteneğiniz nasıl artar

Hiç kimse, yaşamlarında meydana gelen her şeye eleştirel düşünce yapısıyla yaklaşma becerisiyle dünyaya gelmez. Bu yetenek pratik, öğrenim ve içselleştirmeye ihtiyaç duyar ve ihtiyaçlarınıza, kişiliğinize ve deneyimlerinize göre dönüşüm geçirir. Aktif, iddialı ve yüksek motivasyona sahip olmamızı gerektiren, sürekli bir geri bildirim halidir.

Kritik düşünce yetinizi bu şekilde artırabilirsiniz.

1. Bakış açınızı genişletin, yalnızca bir seçeneğe razı olmayın

Şu anda birisi yarının dünyanın son günü olduğunu söylese, muhtemelen nüfusun %60’ı hemen saklanacak bir sığınak arayışına girer. Geri kalan %20’si ise bir alternatif, iddia edilen kıyametten kaçınmak için bir strateji bulmak amacıyla elinden gelen her şeyi yapar. Geri kalan %20 ise şüphe duyar. “Dünyanın gerçekten sonu mu geldi? Kim söyledi bunu?”

Sağlıklı, akıllı ve usta bir şüphecilik, hiç kuşkusuz haber, görüş, iddia, ya da her gün kulağa gelen yorumların geçeceği ilk filtre olacaktır.

2. Proaktif olun, reaktif değil

Çoğumuz hayatı yaşamak yerine ona tepki gösteriyoruz. Proaktif olmak gibi, var olmanın başka yolları da olduğunu bilmeden sorunlara, zorluklara ve meydan okumalara tepki gösteriyoruz. Bununla birlikte, proaktif olmak ne anlama geliyor?

  • Bizim müdahalemiz olmaksızın çevremizde olayların gerçekleşmesini izlememek anlamına geliyor. Bir şeyleri gerçekleştirin, onlardan ders almak için yeni kaynaklar kullanarak zorluklar arayın, hedefler belirleyin, ve her gün onlar için çalışın. 
  • Kritik düşünce, daha yetenekli ve düşünceli bir şekilde hareket etmenizi kolaylaştıracak psikolojik güç anlamına gelir. Başka bir deyişle, zor ya da karmaşık bir duruma dikkatsizce ya da aşırı derecede tepki vermek yerine, bu yeni bakış açısı, bütün bunları daha yapıcı, merkezcil, uyarlanabilir ve hatta ustaca bir tutumla görmenize yardımcı olacaktır. Her meydan okuma sizin için bir ders niteliği taşıyacaktır.
renkli kadın profili

3. Daha etik bir düşünce

Toplumumuzda, bölücü veya aşırı düşünceler öfkeye neden oluyor. Bir şey ya iyidir ya da kötü. İnsanlar ideal ve değerlerimizi ya tamamen kabul ederler ya da hiç etmezler. Bize arkadaşsınız ya da düşmansınız. Bir şey ya beyazdır ya da siyah… Peki, bu tür ahlaki filtreleri uygulamakla elimize ne geçer? Aslında hiçbir şey.

Aslı norm olan tüm bu ikilemler üzerine derinlemesine ve göreceli düşündüğümüz eleştirel bir yaklaşım edinebilirsek eğer, aslında farklı bakış açılarını da göz önüne almaktan keyif alırız. Farklı düşünceler, karakterler ve özelliklere açık olmak bizi durmadan zenginleştirir.

4. Daha fazla mizah anlayışı, lütfen

İyi bir mizah anlayışı zekayla çok yakın ilişki içerisindedir. Kendisine gülmeyi bilen, karanlıkta ışık bulabilen, insanları güldürmek için gerçeği incelikle ve özgün bir şekilde görecelileştirmek ve değiştirmek adına onunla oynayabilen biri, harika bir yeteneğe sahiptir.

Bu nedenle, eleştirel düşünce de, hayal kırıklıklarından ya da sonu bir yere varmayan yanlış anlaşılmalardan kaçıp çözüm yolu ararken, hayatın gerçekleri karşısında daha net bir bakış açısına sahip olma yeteneğini bize bahşeden bir araçtır.

5. Bilişsel bozulmaların farkında olun

Hayattaki odak noktamızın karamsarlık, genelleme, sık sık insanları etiketleme, kutuplaşma ya da sadece görmek istediğimiz şeyleri görmemize olanak sağlayan seçici dikkat aralığına sahip olma gibi bilişsel bozukluklar arasına sıkışmasına izin vermek, eleştirel düşünme yeteneğimizi tamamen sınırlar.

Zihnimizde yer edinen bu mantıksız kaynakların farkında olmak gerekir. Göreceli düşünmeli ve vizyonumuzu genişletmeliyiz; çevremizdeki insanları sık sık eleştirdiğimiz gibi, kendimize karşı da eleştirel olmamız gerektiğini hatırlamalıyız.

kitap okuyan bir erkek

Sonuç olarak, bu beceriyi geliştirmek zaman alır. Ancak, gerçekten kritik düşüncenizi tam anlamıyla artırmak istiyorsanız, bu basit tavsiyeyi sakın unutmayın: kendinizi düşüncelerinizden ve sınırlarınızdan kurtarın. Zincirleri kırın, dünyayı mütevazi gözlerle görün ve öğrenebileceğiniz her şeyin ve orada bulunan tüm olasılıkların farkında olun.