Depresyon Tedavisi Hakkında Bilinen 3 Yanlış

· Mart 16, 2018

Depresyon tedavisi hakkında birkaç yanlış anlama var. Bu fikirler başta kulaktan dolma yanlış bilgilerdi. Ancak şimdilerde yanlışlıklar doğru olması beklenen online kaynaklarda bile var.

Ecza endüstrisinin çıkarları bunda biraz sorumlu sayılabilir. Bu bilgiler halkın bilgisizliğiyle de birleşince kolayca yayılıyor. İnsanlar fikirlerin doğru olduğunu kabul ediyor ve sorgulamadan inanıyor.

Bu bağlamda hiçbir bilimsel dayanağı olmayan yanlış fikirler ve iddialar o kadar da zararlı değil. Bu yanlış anlamalar yüzünden insanlar psikolojik yardıma ihtiyaç duymuyor.

Aynı zamanda doktorların ya da psikiyatristlerin tedavi önereceği bir durum da çıkmıyor. Hastaları uzman ve yetenekli psikologlara yönlendirmezler.

Gelin birlikte depresyon tedavisiyle ilgili en yaygın 3 yanlış anlamaya göz atalım:depresyondaki kadın

Depresyon tedavisi hakkında 3 yanlış anlama

1. Psikoterapi depresyonu tedavi etmez

El Mundo gazetesine bağlı DMedicine isimli internet sitesinde ciddi depresyonu tedavi eden psikolojik bir tekniğin olduğunu kanıtlayan herhangi bir araştırmanın yapılmadığı yazıyor. Ciddi depresyon vakalarında ilaç tedavisinin tek yol olduğu da bu internet sitesinde yine yazılan bilgiler arasında.

Ufak bir araştırmayla bu argümana karşı sağlam kaynaklar bulunması ise ilginç.

Dahası, bu konuda yürütülen bireysel çalışmaları hesaba katmadık bile. Burada meta-analizden söz ediyoruz. Çeşitli bireysel araştırmalardan bilgileri bir araya getiren başka çalışmalar da var. Böylece çeşitli araştırma sonuçları istatistiksel olarak karşılaştırılabiliyor.

Depresyon tedavisinde meta-analiz

Genel bir yargıya varmak için bu tür çalışmalar oldukça değerli. Tek bir ana örnekten ziyade çeşitli alt örnekler de mevcut.

Bu tür meta analiz örnekleri depresyon tedavisinde psikoterapinin etkinliğini ortaya seriyor. Bu araştırmalar arasında 2013 yılındaki Cujipers ve Berking ile Johnsen ve Friborg’un 2015 tarihli araştırmaları da var.

2015 tarihli olan araştırmada, araştırmacılar 43 farklı çalışmayı analiz etti. Hastaların %57’sinin Bilişsel Davranış Terapisi sonrasında “tedavi edilmiş” olarak kabul edilebileceği belirtildi.

Bilişsel Davranış Terapisi’nin çok yaygın olduğu doğru. Aynı zamanda bu tedavi şekli bilim adamlarının üzerinde en çok çalıştıkları terapi. Bu nedenle meta-analiz açısından değerli.

Yine de araştırmalar diğer terapi yollarının da depresyon tedavisinde etkili olduğunu gösteriyor. American Psychology Association (Amerikan Psikoloji Derneği) aşağıdaki tedavilerin etkili olduğunu duyurdu:

  • Bilişsel Aktivasyon Terapisi (davranışsal da denir)
  • Bilişsel Davranışsal Terapi
  • Sorun Çözme Terapisi
  • McCullough Bilişsel Davranışsal Psikoterapi Analiz Sistemi
  • Rehm Öz-Kontrol Terapisi

Depresyon tedavisi zordur

Bir diğer yanlış yorumlama ise psikoterapiyle depresyon tedavisinin yalnızca hafif seviyede depresyon hastaları için mümkün olduğu, ciddi depresyonda işe yaramadığı düşüncesidir.

Ancak, Driesen, Cujipers, Hollon ve Dekler (2010) yaptıkları 132 çalışmanın analiziyle bunu reddetti. Depresyonun ciddiyetinin hasta ile tedavi arasındaki ilişkide bir etki sahibi olduklarına ilişkin bulguları olmadı.

Başka bir deyişle hastalığın ciddiyeti durumu çeşitlendirebilirdi ve psikoterapinin getireceği yarar yok denecek düzeydeydi.

Bu araştırmaların ışığında psikoterapinin depresyon tedavisindeki etkisi üzerindeki algının genelde yanlış olduğunu görebiliriz. Psikoterapinin ciddi durumlarda yararsız olduğu fikri de yanlış üstelik.

Bir diğer konu ise ilaçlar. İlaçlar ciddi depresyon vakalarında faydalı olabilir. Kişinin daha dengeli bir seviyeden tedaviye başlamasına yetecek kadar normalleşmesine yardım eder.

yardım isteyen eller

2. Psikoterapi ilaçtan daha az etkilidir

Daha önce söz ettiğimiz Cujipers ve Berking çalışmasında daha fazla bilgi mevcut. Meta-analizleri en az 20 çalışmadan oluşuyor ve bu araştırmalar farklı depresyon tedavilerinin etkinliklerini karşılaştırıyor. İlaç tedavisi ile Bilişsel Davranışsal Terapiyi karşılaştırıyor.

Etkinlik farkının neredeyse sıfır olduğunu buldular. Üstelik herhangi bir farkın olmayışının da değerlendirme sürecinden ve kullanılan tedaviden bağımsız olduğunu gösterdiler.

Şimdi şu noktayı netleştirmekte yarar var. Bireylerarası tedaviyle ilaç tedavisinin sonuçlarını karşılaştıran çalışmalar farklılık gösterdi. İlaç tedavisi az farkla diğerinden üstün geldi.

Her durumda da bu çalışmalara biraz şüpheyle yaklaşmanın faydası var. Bireylerarası tedaviyle ilgili çalışmaların sayısı Bilişsel Davranışsal Terapiden az.

Psikoterapinin ilaç tedavisine kıyasla çok yararsız olduğu fikri ise yanlıştır.

3. Depresyon tedavisi uzun zaman alır

Uzun ya da kısa demek çok görecelidir. Daha önce bahsettiğimiz tedavilerin süresi 16-20 seans ile 3-4 ay arasında değişiyor. Elbette bu genel süreden hariç psikoterapinin daha uzun veya kısa süreceği durumlar da olabilir.

Ancak hiçbir durumda söz ettiğimiz terapiler 6 aydan daha uzun sürmüyor. Eğer tedavi bu süre zarfı içinde hedefine ulaşmazsa terapistin tedaviyi yeniden değerlendirmesi gerekir. Her psikoterapi yöntemi her hastada aynı şekilde işleyiş göstermez.

Diğer yandan, tüm psikologlar eşit yaratılmadı. Tıpkı cerrahlar gibi psikologların da yetenekleri farklı farklı. Her defasında sorunları aynı şekilde tedavi etmeleri beklenemez.

Çalışmalar bize başarılı bir bilişsel davranışsal terapinin 15 seansa denk geldiğini söylüyor.

Fakat bu vakaları tekrar edenlerden ayrı tutmak gerekiyor. Tekrarlar her zaman psikoterapi kaynaklı olmayabilir. Nüksetmelerin bazı yaygın nedenleri işte şöyle:

  • Travmatik olaylar
  • Uyumsuz aile dinamikleri
  • Sosyal marjinalizasyona ve izolasyonaneden olan alışkanlıklar

Burada bahsettiklerimizden başka depresyon tedavisine ilişkin yanlış anlamalar da var. Psikologlar daha etkili tedaviler geliştirmek konusunda araştırmalara devam ediyor. Ancak bu bilgiler ne yazık ki topluma tam olarak doğru aktarılmıyor. Bu nedenle önümüzde yapacak hala çok iş var.

[featured-post url=”https://aklinizikesfedin.com/davranissal-aktivasyon-depresyon-tedavisi/”]