Dakota Efsanesi: Kadın Ve Kurtlar

· Şubat 5, 2019
Dakota efsanesi, aşk ve kalp kırığının hayat üzerindeki etkisiyle alakalıdır. Sevgi eksikliği bizi kaderimiz hakkında pasif hale getirebilir, aşk bizi güçlü ve kendinden emin kılar.

Bu eski Dakota efsanesi, Amerika yerlisi bir köyde yaşayan güzel ve genç bir kadının hikayesini anlatır. Komşuları ona saygı duymaz. Bu kızı ürkütmek kolaydır ve insanların saygısını kazanmak uğruna onlara sorgusuz sualsiz itaat eder.

Bir gün, kabileden genç bir adam onunla nazik bir şekilde konuşur. Daha önce hiç böyle bir şeyle karşılaşmadığı için bu davranış biçiminden hemen etkilenir. Ayrıca genç adam onu büyülemiştir. Zaman geçtikçe birbirlerine aşık olurlar ve bu adam nihayetinde onunla evlenmek ister. Bu istek genç kadının babasının dikkatini pek çekmez ve üzerine çok düşünmeden birlikteliklerini onaylar.

Genç adam ona her zaman nezaket ve saygıyla yaklaşacağına dair söz verir. Ayrıca hayatının geri kalanında onu hep seveceğini ve mutlu edeceğini söyler. Bununla birlikte, evlendikten kısa bir süre sonra, karısına kötü davranmaya başlar. Efsaneye göre onu aşağılar ve döver. Kabileden kimse Dakota’ya yardım etmez, o da bu yüzden evden kaçmaya ve kederli hayatını ardında bırakmaya karar verir.

“Ruhunuzu besleyen ve hayatınıza neşe katan bir şeyi keşfettiğinizde ya da yeniden kazandığınızda, hayatınızda ona yer açacak kadar kendinizi önemseyin.”

– Jean Shinoda Bolen

Yeni bir ev

Genç kadın, tarlaları ve ormanları aşar. Yokluğunu fark etmeden ve onu aramaya başlamadan önce kocasından uzaklaşmak istemiştir. Günlerce yürür, ta ki uzak bir yerde yorgunluktan yere yıkılana kadar.

Genç kadın bayılmıştır. Aniden bir ses duyar ve ayılır. Tam karşısında herkesin korktuğu kurt lideri vardır. Bu kurt hakkında söylenenler, onun vahşi ve acımasız olduğunu anlatır. Ancak, sürü lideri kıza bakar ve yavaş yavaş yanına yaklaşır. Eğer isterse sürü ile birlikte yaşayabileceğini söyler.

Dakota bir anlığına tereddüt eder, ama iç sesi ona, kurt liderine güvenebileceğini söyler. Kurt sürüsünün geri kalanının beklediği yere doğru gitmek üzere onu takip etmeye karar verir. Kurtlar genç kadını nezaket ve saygıyla karşılamışlardır. Öyle ki, Dakota efsanesi der ki; daha önce kimse ona bu kadar iyi davranmamıştır.

yerli amerikalı bir kadın

Aşkın gücü

Dakota efsanesine göre, kurt lideri ona ne yemeyi sevdiğini sorar. Genç kadın, en sevdiği yiyeceğin sığır eti olduğunu söyler. Böylece, lider, o sığır eti yiyebilsin diye diğer kurtları sığır avına gönderir. Birkaç saat sonra kurtlar bol miktarda yemekle döner.

Sürü lideri ona eti nasıl yediğini sorar. O da eti kaynattığını söyler. Kurtların hepsi, kızın eti pişirmesi için ihtiyacı olan araç ve gereçleri aramaya koyulur ve nihayetinde bulur.

Yavaş yavaş, genç kadının korkusu ve şüphesi azalır. Kurtlar ona o kadar saygı ve sevgi gösterir ki o da kendisini sevmeyi ve kendisine saygı duymayı öğrenir. Orada kendini evinde gibi hisseder ve zamanla sürünün bir üyesi olur.

Bir gün, kurt lideri onunla tekrar konuşmak ister. Ona, insanların bir sığır avı başlatmaya hazırlandığını anlatır. Ve karşılarına çıkan kurt sürüsünü öldüreceklerini söyler. Dakota efsanesi der ki; kurt lideri, tehlikeden kaçabilmek için genç kadından yardım ister.
beyaz bufalo resmi ve Dakota efsanesi

Dakota efsanesi ve minnettarlığın değeri

Genç kadın, kurtları korumak için insanlara karşı koyması gerektiğine karar verir. Şafak vakti uyanır ve eski kabilesine gitmek üzere yola koyulur. Bir tepeye ulaştığında sığırın peşinde olan avcı grubunu görür. Onlar da Dakota’yı görürler ve yanına yaklaşırlar. Adamlardan bir tanesi onu tanımıştır ve diğerlerine de gördüğünü anlatır.

Üç yıldan fazla bir süre geçmiştir. Genç kadının annesi ve babası aldıkları haberlerle çok mutlu olurlar. Kızlarını özlemişlerdir. Onu kaybedene kadar Dakota’yı ne kadar sevdiklerini fark etmemişlerdir. Genç kadın, onlardan kurtlara zarar vermemelerini ister.

Onları ikna etmek için, kurtların onun için neler yaptığını anlatır. Ayrıca, avcılardan, avladıkları etin bir kısmını kurtlara vermesini ister. Onlar da kabul ederler.

Efsaneye göre, birkaç gün avlandıktan sonra avcıların avladıkları etin bir kısmıyla geri döndüğü söylenir. Genç kadın bir tepeye çıkar ve gerçek bir kurt gibi ulur. İşi bittiğindeyse etten uzaklaşır. Sonrasında, binlerce kurt, insanların onlar için bıraktığı eti yemeye gelir. Genç kadın, kabileye, evine geri döner ve artık herkes, onun, bir zamanlar tanıdıkları korkak kız olmadığını görür.