Beynimiz Faydasız, Artık ve Gereksiz Bilgileri “Temizler”

Mayıs 6, 2018

Öğrenmek için öğrendiklerimizi unutmak. Yararlı ve anlamlı olanlara yer açmak için gereksiz bilgileri temizlemek. Kulağa tuhaf gelse de beynimiz, uyurken veya meditasyon yaparken geri dönüşüm denen hassas görevi yerine getirir. Kendini arındırmak. “Zararlı otları” çekip atarak daha güçlü bağlantılar, yeni düşünceler ve daha faydalı, değerli dersler oluşturabilir.

Sir Arthur Conan Doyle, “Kızıl Dosya” adlı kitabında, John Watson’ın sıra dışı ev arkadaşıyla bir başka yetenek keşfettiğinde ne kadar şaşırdığını yazmıştır. Sherlock Holmes, Dünya’nın Güneş etrafında döndüğünü bilmiyordu. Ancak ünlü dedektifin bu ve diğer bazı bilgileri unutmayı seçmesinin mükemmel bir sebebi vardı.

“Ne istemediğimi bile hatırlıyorum. Ne istediğimi unutamıyorum.”

– Çiçero

Holms’un açıklamasına göre insan beyni istediğiniz herhangi bir mobilyayı koyabileceğiniz küçük bir saray gibidir. Aptal insanlar, burada ve orada bulduğu güzel, parlak nesneleri toplarlar. Hangisinin gerçekten gerekli olduğunu ayırt edemezler.

Azar azar, yararlı bilgi için yerimiz kalmaz. Ancak yetenekli bir usta beynin sarayına koyduğu şeyler konusunda çok dikkatli davranır. Sadece işini yapması için gerekli araçlara izin verir.
Neredeyse farkına varmadan, Conan Doyle bize içsel “bahçecilik” ekonomisi hakkında temel bir prensip öğretti. Beynin hangi sinaptik bağlantıların besleneceğine ve hangilerini yok edeceğine karar verdiği yer burasıdır. Ve bu bizim yaşam tarzımıza, ilgi alanlarımıza, deneyimlerize ve öğrendiklerimize dayanır.

Nörologlar, ihtiyaç duymadığımız şeyler için metaforik bir “silme düğmesine” sahip olduğumuzu söyler, bize yer kazandırır, gereksiz bilgilerden kurtulur. Daha sonra, daha anlamlı bilgiyi birleştirmek için kullanabileceğimiz yeni, daha güçlü bağlantılar kurabiliriz. Gerçekten kontrol edebileceğimiz bir süreç. Şimdi bunun nasıl olduğuna bir bakalım.

çiçekli beyin

Beyinde, öğrenme ayrıca “yok etme” yi de içerir

Birçoğumuz hâlâ beyinlerimizin ne kadar çok sinaptik bağlantı kurarsa o kadar iyi olacağını şeklindeki klasik fikre tutunuyor. Yeni şeyler öğrenme ve yeni veceriler, yetenekler, bilgiler kazanma şeklimizin bu olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte, Sherlock Holmes’un teorisinin aslında bilimsel bir temeli vardır. Beyin, rastgele ve takıntılı bir şekilde biriktirdiğimiz birbirinden kopuk şeyler için bir saray değildir.

Beyin, sahibine bağlı olarak tutumlu olmalı ve belli alanlara yoğunlaşmayı seven sofistike bir organdır. Bir örneğe bakalım. Piyano çalmayı öğrenmeye karar verdiniz Çok heyecanlısınız ve haftada bir saat derse gidiyorsunuz. Bu durumda, beyniniz üzerindeki etkisi minimum olacaktır. Ancak bu konuda ciddi olur ve her gün pratik yaparsanız, inanılmaz şeyler olacaktır.

Bunlardan biri “sinaptik budama” olarak adlandırılır, başka bir deyişle, bu müzikal öğrenme ile yeni sinapslar ve yeni devreler oluşturmak için beyin ilk olarak yararlı olmayan eski sinirsel bağlantıları ortadan kaldıracaktır. Gereksiz bilgileri yani. Alan ihtiyacı vardır ve yeni akışlar için yeni yollar, yeni köprüler ve kablolar oluşturması gerekir.

Bu kavramı anlamak için beyninizin bir bahçe olduğunu hayal edin. Çiçekler yerine, sinaptik bağlantılar orada büyür. Dopamin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin seyahat ettiği nöronlar arasında yollar yaratırlar.

nöronlar

İşte bu yeni yapıların gelişmesi için, önce yabani otları çekip atmalıyız. Alan açabilmek için yeski yaprakları toplayıp temizlemek zorundayız. “Mikroglial hücreler” bu görevi yerine getirir; bunlar, yeni şeyler öğrenme yeteneğimizi borçlu olduğumuz büyülü varlıklardır. Muhteşem değil mi?

Uyku ve meditasyon, beyninizin gereksiz bilgilerden kurtulmak için kullandığı iki stratejidir

Öğrenme kapasitemizin birçok durumda kendi biyolojimizi aştığını biliyoruz. Yeni bilginin hafızamıza entegre edilmesini sağlamak için, uyumaya ihtiyacımız var. Nörologlar genellikle uykudan yoksun bir beynin vahşi bir ormana benzediğini, bu yüzden hareket edemeyeceğiniz kadar yoğun olduğunu söylüyor. Bu biraz kaotik, karanlık, boğucu ve fazla otlarla kaplı bir ormandır.

“Unutmayı isteyen kişi, unutmayı istediğini hatırladığında unutamaz.”

– Calderon de la Barca

Yolları temizlemek ve alanı boşaltmak için derin, dinlendirici bir uykuya ihtiyacımız var. O zaman glifatik sistem devreye girdiğinde. Bu sistem, atık maddeleri ve sinaptik budama tarafından üretilen tüm ölü hücreleri ortadan kaldırma işini yürütür.

Uykudan bahsediyoruz ama şunu da belirtelim ki gün ortasında 15 dakikalık kısa bir şekerleme veya hatta 20 dakikalık derin meditasyon da yeni sinirsel bağlantılar kurmak için alan yaratmak konusunda faydalıdır.

ayıcıkla uyuyan kız

Nöropsikologların söylediği gibi, önemli bir başka şey de, bazen hiçbir şeye odaklanmamaktır. Bu sayede sinaps”ı etkisiz bırakarak ondan uzaklaşırız. Silme düğmesine basmak gibidir bu.

Daha fazla araştırmaya değen büyüleyici bir fenomen…