Başarısız Olmayan, Denemiyor Demektir

07 Eylül, 2017

Başarısız olursunuz, tekrar denersiniz ve hatalar yaparsınız; çünkü bu, hedeflerinize ulaşmanın ve bir şeyler öğrenmenin tek yoludur. Öğrenmek için denemek ve yanılmaktan başka bir yol yoktur. Hata yapmadığınız için daha iyi olduğunuzu düşünmek aptalca bir yaklaşımdır.

Sağlıklı bir dozda tökezlemek ve hata yapmak olmadan, başarı var olamaz. Bu başarısızlıklar size gitmemeniz gereken yolları gösterir ve bir alternatif bulmak ya da diğer seçenekleri denemek daha iyidir.

Eğer Thomas Edison ampülün çalışmadığı yüzüncü defada yorulup bıraksaydı ne olurdu? Hatırlayın, o 999 başarısız denemeden sonra başarıya ulaştı. Tekrar ve tekrar başarısız oldu, fakat hatalarının üstesinden gelemeyeceğini düşünmek yerine, tüm o hataların bugün evlerimizde keyfini sürdüğümüz yapay ışığın nihai gelişiminden sorumlu olduğunu fark etti. Bininci denemesinde, nihayet başarıya ulaştı.

Başarısız olmak, düşmek ve yeniden denemek, hayatta elde ettiğimiz önemli başarılara bu şekilde ulaşırız. İlk denemeden sonra yenilgiyi kabul etmek başarısız olmayacağımızı garanti ettiği gibi aynı zamanda, ilgi çekici hiçbir şey elde edemeyeceğimizi de garanti eder. Siz hangisini tercih edersiniz?

“Başarısız olan bir kişi, insan olarak daha değersizdir.”

Bu doğru mu sizce? Bu cümleyi kaç kez duydum! Maalesef, mükemmeliyetçilik günümüz dünyasının düzeni haline geldi ve hata için artık çok az pay, en güçlü yaratıcı aracımızın gelişimi için çok az sabır var: deneme ve yanılma.

Genç olduğumuz için, değerlendirildik. Yarışmaya ve her defasında %100’e ulaşmaya itildik. Yanlış yolda olduğumuzu keşfettiğimiz ve daha iyi bir yol bulma fırsatına sahip olduğumuz için mutlu olmak yerine, bunun için cezalandırıldık. Hatta bazen şu tür yargılamalarla karşılaştık: “bu konuda hiç iyi değilsin,” “matematik sana hep zor gelmiştir, o senin alanın değil,” “sürekli hata yapıyorsun, asla öğrenmeyeceksin.”

Bu sözcüklerin hepsi sizin öz saygınızı düşürür ve siz de yavaş yavaş asla hata yapmamanız gerektiğine, yaptığınız her şeyde yetkin olmanız gerektiğine inanmaya başlarsınız. Ve eğer yetkin değilseniz, hiçbir şeye değer değilsiniz. Bir başarısızlıksınız ve orta karar bir hayat sürmeye mahkumsunuz.

Bu sözcüklerle okuduğunuz zaman, kulağa abartı gibi gelebilir, çünkü siz muhtemelen bu yazıyı okurken çok daha sakin bir ruh halindesinizdir. Fakat sabrımız bittiği zaman, bu tür yargıları kontrol etmekte çoğumuz sorun yaşarız.

Mantık dışı düşüncelerimiz, bir şeyler ters gittiği zaman acı çekmemize neden olur, böylelikle hedeflerimizi, projelerimizi ve ümitlerimizi terk ederiz. Bu yolla, tekrar başarısızlığa uğramaktan kendimizi korumuş oluruz ki başarısızlık, öz saygımızın sarsılmasına neden olabilir.

Kendinize karşı daha hoşgörülü olmak ve kendinizden daha az şey talep etmek. Mükemmel olma fantezisini unutun. Başarısız olmak insancadır, doğamızda vardır. Normaldir ve her zaman da normal kalacaktır.

Başarısızlığın sizi aptal yerine koyduğu ya da artık siz ne diyorsanız o, hiçbir yerde yazmaz (belki kendi zihniniz hariç). Ve bir şeyi iyi yapmak ve başarılı olmak sizi değerli kılmaz ya da bu şekilde tanımlamaz.

Kişisel değerin, hayatın hiçbir alanındaki performansınızla bir ilgisi yoktur. İnsanlara insan olduğu için değer vermek lazım, sahip oldukları için, yaptıkları için ya da başardıkları için değil.

Ya başarısız olursunuz ya da işe yaramaz

Sizin seçiminiz. Eğer başarısız olma korkunuz ayağa kalkıp tekrar denemenizi önleyecek kadar büyükse, muhtemelen uzun süreçte bu durum daha da kötü bir hal alacaktır. Hiçbir şeye değer olmadığınız fikri iyice pekişecek, çünkü kendinizi korktuğunuz kaderinize çok fazla adayacaksınız: kendi hedeflerinize ulaşamamak.

Eğer işe yaramaz halde kalmaya devam ederseniz, kısa vadede daha iyi hissedersiniz, çünkü daha fazla başarısızlığa ya da başkalarından gelebilecek eleştirilere ya da kendi kendinize yapabileceğiniz sert yargılara maruz kalmazsınız.

Eğer herhangi bir şansı değerlendirip yere düşmezseniz, kendinizi tüm bunlardan korursunuz. Fakat aynı zamanda diğer bir sürü önemli şeyi de kaybedersiniz, öğrenmek gibi, kendi engellerinizi aşmak gibi ve geliştiğinizi görmek gibi. Ve çabalarınız karşılığında görebileceğiniz ödülleri alabilmek için kendinizi çok zor bir duruma sokmuş olursunuz.

Başarı gerekli değildir, mutluluğumuz ona bağlı değildir. Hayatınızda hiçbir başarı olmadan da mükemmel şekilde mutlu olabilirsiniz.

Fakat dikkat edin! Bu mantıklı ve olgun yaklaşım, başarısızlıktan korku sebebiyle kaçınmakla aynı şey demek değildir, özellikle de eğer kalbinizde yatan istek, sizin için çok önemli olan bir şeyi başarmak ise.

Uyum da aynı zamanda korkudan gelen bir tutumdur ve tüm bunun size yapacağı şey kendinizi kandırmaktır. Bu sebeple bir risk alma kararı verin. Cesur olun ve başarısız olun! Bu, inanmayı öğrendiğiniz şey gibi kötü bir şey değildir. Aslında öğrenmenize ve gelişmenize yardımcı olacak bir avantajdır. Eğer bir hata yaparsanız, çok kötü bir şey olmayacak, bu yüzden onu yapın!