Ateş Söndüyse, Yeni Bir Kıvılcım Arayın

Temmuz 14, 2017 İçinde Duygular 201 Paylaşıldı

Kimse söylemeden biliyorsunuz ki bir ilişkinin sürmesi için aşırı çaba gerektirmeden akıp gitmesi gerekir. İçinizdeki arzu alevini yakan insanlara ihtiyacınız var, söndürenlere değil. Sadece bunu kendinize tekrar edecek cesarete ihtiyacınız var o kadar. Çoktan sönmüş bir ateş için kendinizi tüketmenize gerek yok. Yeni bir alevin yanmasına izin vermelisiniz.

Belli bir umuda kapılabilirsiniz. Birinin yanında onca yanan alev yaşamış olmanın, küçük bir kıvılcım bıraktığını hissedebilirsiniz. Ne var ki hayatınızı yeniden bu kişiyle paylaşmanın bir yolu yoksa, belki de bunun nedeni alevlerden geriye yalnızca küllerin kalmış olmasıdır.

“Güvende ol, kendini bütün risklerden kurtar.
Çoktan ölmüş olanı canlandırmaya çalışmakla harcama vaktini.
Güvende kal ve zamanının kıymetini bil.
Çoktan alev almış bir şeydeki havayı soluyarak harcama nefesini.”

– Adriana Moragues’in şarkısı: “Be Safe”

Dolayısıyla, denemenin artık faydasız olduğundan tamamen eminseniz, tek seçeneğiniz bunu kabul etmektir. Bırakın açık yara, tamamen kabuk tutsun. Hepimizin belli bir noktada yaralarımızı iyileştirmemiz gerek. Bu yüzden kendinize gereken zamanı tanıyın. Tekrar başlamak ve yeni bir alev yakmak için kendinizi hazır hissedene dek bekleyin.

Alana ve zamana ihtiyacınız var

Alevi, sadece iki elle yeniden ateşlemeye çalışmak mantıksızdır. Özellikle de ilk başta dört elle yakıldığı için.

Bir boşluk ve üzüntü duyuyorsunuz çünkü üzerinde o kadar çok emek harcadığınız bu alev, artık sönmüştür. Hevesiniz kırılabilir ve nasıl ilerleyeceğinizi göremeyebilirsiniz. Özellikle de güçlü ve uzun süreli olması için kurulmuş bir şeyse. Tutunmakta olduğunuz boşluk kaçınılmazdır, bilhassa hep yanınızda olan o kişinin artık sizinle olmadığını düşündüğünüzde. Gitmiştir artık… tam da ona en çok ihtiyaç duyduğunuz anda.

“Yanıp sönmüş alevlere çıra atmakta ustayım ben.
Bazı şeylerin bittiğini nasıl kabul edeceğimi bilmiyorum.”

– Marwan’ın şarkısı “Simple Dreams”

Ne var ki kendinizi bu durumda bulursanız, kendinize verebileceğiniz en güzel hediye kabullenmektir. Pek çok şeyin bir son kullanım tarihi olduğunu ve ilişkilerin de istisna olmadığını kabul edin. Her şeyin bir ömrü vardır. Öyleyse, ateşin küllerini alın ve derslere dönüştürün.

Oyukları düzeltin, rahatlayın

Çağdaş bir şair olan Pedro Adreu, şöyle diyor: “Aldığınız darbeler size yaşamayı öğretir.” Bu evrensel bir kanun olabilir aslında. Yaşadıklarınızı ve tecrübelerinizi düşününce, savurmanız gereken büyük darbeler aldığınızı görürsünüz. Ayrıca bunu nasıl başardığınızı unutamazsınız. Güçlüklerin üstesinden nasıl geldiğinizi ve ilerlediğinizi unutursunuz.

Er ya da geç, şüpheler yarayı kaşıyacaktır ama aynı zamanda kabuk bağlamaya da başlar. Bir süre sonra kabuğu kaldırmazsanız, sadece küçük bir iz ve acı ile üzüntüden ziyade olumlu şeylerle dolu bir hatırayla kalırsınız. İyileşmiş cildinizi yeniden sevmeye başlarsınız. Yine seveceksiniz ama farklı bir şekilde. Çünkü hiçbir aşk, diğerine benzemez. Ama her biri son uncusu kadar ve ondan daha güzeldir.

Yeni alevlerin hayatınızı aydınlatmasına izin verin

Maalesef, hiç bitirmek istemediğiniz bir ilişkiyi sonlandırmak durumunda kaldınız. Bu nedenle, hayatınızı tekrar biriyle paylaşmaktan kaçmak istemeniz normaldir. Buna hazır hissetmeyebilirsiniz.

Ne var ki kalbinizin kırıldığı yere dönmeyi başardıysanız, affettiyseniz ve o kişiyi başka biriyle görmeyi ya da onun sizi başkasıyla görmesini umursamıyorsanız, artık onun yerini alacak birini aramıyorsunuz demektir ve o eski sözün hiç doğru olmadığını anlamışsınızdır: “Çivi çiviyi söker.” Bütün bunları başardıysanız, yeni bir ateş yakmaya hazırsınız demektir. Şarkıda olduğu gibi “ayakta kalmayı başardın, şimdi gülümsemeyi seç”.

“Ateşin var mı?
Kalbime benzim dökeyim.
Neler olacak görelim.”

– Pedro Andreu, “Alev Alabilen Düşünceler”

Bunlar da ilginizi çekebilir