Akıl Hastalıkları Ev Olsalardı Nasıl Görünürlerdi?

· Kasım 14, 2018

Akıl hastalıkları ev olsalardı depresyon içlerinde en yalnız olanı olurdu. Anksiyete, boğucu bir hapishane olurdu. Uykusuzluk akrep veya yelkovanı olmayan saatlerle dolu bir ev olurdu, çünkü zaman sabit dururdu.

En azından Federico Babina böyle düşünmüştü. Babina, akıllarımız aniden hapishaneye dönüşse nasıl görüneceklerini dünyaya göstermek isteyen İtalyan bir mimardır.

Bu akıl hastalıklarından herhangi birinden muzdarip bir insan hiç şüphesiz ki bu ilginç fakat etkileyici çizimlerle kendini özdeşleştirecektir. Fakat bunu anlamak için bizzat deneyimlemenize gerek yoktur aslında. Çünkü, Alzheimer, şizofreni, otizm, bir fobi veya kronik uykusuzluğa sahip bir insanla iletişime geçen herkes bunu anlayabilir.

“Ruhsal acı, fiziksel acıdan daha az dramatik ama çok daha yaygın ve katlanması da daha güçtür.”

– C. S. Lewis

Akıl hastalıklarının insanların hapsolduğu, izole edildiği veya kaybolduğu yerlere benzediğine dair metafor yapmak nadir görülen bir şey değildir. Fakat, bir çoğuna çok aleni görünse de bazı insanlar hala bunu görememekte veya anlayamamaktadır. Akıl hastalıkları, biz istesek de istemesek de, hala toplumumuzda tabudur.

Bununla birlikte, herkesin zihninde onu dünyayla ayıran kalın duvarlar mevcuttur. Frederico Babina buna inanmaktadır. Sanatını bu akıl hastalıkları ve bozuklukların zorluklarını betimlemek için kullanmak istemiştir. Projenin ismi “Archiatric”tir (İngilizce Architecture -mimari- ve Psychiatric -psikiyatrik- kelimelerinin birleşimi) ve görülmeye değerdir.

1. Depresyon

Öncelikle en yaygın akıl hastalıklarından biri olan depresyon geliyor. Hatta, DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) depresyonu bir salgın olarak değerlendirmiştir ve önümüzdeki birkaç yıl içerisinde engelliliğin başlıca sebeplerinden biri olabileceğini belirtmiştir.

Birçok insan depresyonun kalp hastalıkları ve şeker hastalığı riskini, hatta ve hatta madde bağımlılığı riskini artırdığını bilmemektedir. Bu ciddi bir gerçekliktir ve neredeyse her şeyi tüketerek insanların yaşam kalitesini son derece etkilemektedir.

akıl hastalıkları depresyon evi
DEPRESYON

2. Anksiyete

Anksiyete, Frederico Babina’ya göre, zincir vurulmuş ve dikenli tellerle çevrilmiş bir evdir, içinde yaşayanları hapsedip boğmaktadır. Gördüğünüz üzere sanatçı evi penceresiz ve kapısız betimlemiştir. Anksiyete sizi hapseder ve hiçbir çıkış yolu bırakmaz.

akıl hastalıkları anksiyete evi
ANKSİYETE

3. Şizofreni

Sırada şizofreni var: mantık yürütme, bilgi işleme, algı, irade ve duygularla bağlantılı yeteneklerin zayıfladığı, artan psikolojik kötüleşmeyi içeren ciddi bir akıl hastalığıdır.

Zihin parçalarına ayrılır, karışık ve tamir edilemez, korkunç bir biçimde dağılır. Frederico Babina bu durumu şu çizim ile iyi temsil etmektedir: evde yaşayan kişinin parçalanan evden nasıl sarktığını görüyorsunuz.

Şizofrenin bir tip erken bunama olduğunu da unutmamamız gerekir. Buna ek olarak, birçok insanın bilmediği şey ise bu bozukluğa sahip insanların genellikle erken vefat ettikleridir.

akıl hastalıkları şizofreni evi
ŞİZOFRENİ

4. Alzheimer hastalığı

Alzheimer hastalığı en üzücü akıl hastalıklarından biridir. Hastanın ailesi üzerinde büyük bir etkisi vardır ve günümüzde bile bu hastalığı geriletmek için hiçbir yol yoktur. Eğer bu hastalık bir ev olsaydı, bu çürüyen bir ev olurdu. Bir zamanlar güzel olan fakat şu an çatlakları olan, çürüyen ve yavaşça eriyen bir ev…

akıl hastalıkları alzheimer evi
ALZHEİMER

5. Otizm Spektrum Bozukluğu

Son olarak ise elimizde bir gelişimsel nörobiyolojik bozukluk olan otizm spektrum bozukluğu bulunuyor. Medikal terimin de belirttiği gibi her hasta geniş spektrumda bir yere yerleştirilir. Hiçbir iki çocuk ya da iki yetişkin aynı özelliklere sahip değildir. Her birey bir dereceye kadar tekrar eden davranışlara sahip olacaktır fakat bunlar entelektüel potansiyel ve dil kullanımına göre geniş bir yelpazede çeşitlenmektedir.

Bununla birlikte, otizm spektrum bozukluğuna sahip birçok insanın sahip olduğu ortak nokta sosyal tecrittir. Bu nedenle, eğer bu durum bir ev olsaydı aslında bir ev içinde başka bir ev olurdu. Bir diğer deyişle psikolojik bir labirente benzemektedir.

akıl hastalıkları otizm evi
OTİZM

Netice olarak, Federico Babina’nın çalışmalarında da gördüğümüz gibi, kişi akıl hastalıklarını birçok farklı şekilde tasvir edebilir fakat hepsinin bir ortak noktası vardır: acı çekmek ve tecrit. Bu bozukluklara sahip olanlar, isimleri ve kişilikleri olan insanlar, bazen kendi evlerinin duvarlarıyla çevrelendiklerini görmektedirler.

Son olarak, eğer okuyucularımızdan bu mimarın diğer işleri ve “Archiatric” projesini görmek isteyenler olursa aşağıdaki videoyu izleyebilirler.