Zamanla Daha Çok Mutluluk Hatırlıyorum

31 Mart, 2017

Zamanla acılarımız -mesela, sevdiğimiz birinin kaybı, bir arkadaşımızın yaşattığı hayal kırıklığı- zayıflar, silikleşir ve sonunda sadece güzel zamanları, tebessümleri hatırlayarak geçmişin okşayışlarını duyarız.

Zamanla, duygularımız hafifler ve kendi hatıralarımızı üretiriz.

“Güzel bir anı hatırlamak, yine mutlu hissetmektir.”

– Gabriela Mistral

Duygularımız nerede doğar?

Beyinle ilgili çalışmalar göstermiştir ki insanın duyguları limbik sistemde doğar. Bu, hipokampus ve amigdalanın da bulunduğu bir yapılar takımıdır.

Kimbik sistemde duygu, dikkat, hafıza, bağımlılık vs. gibi pek çok fonksiyon kontrol edilir.

Fakat aşık olduğumuzda duygularımız, beynin farklı bölgelerinden kaynaklanır. Bu yüzden aşk ile ilgili duyguların nerede doğduğunu belirleyebilmek, bilim adamları için güç olmuştur.

(Kanada’daki) Concordia Üniversitesi ile (ABD’deki) Syracuse ve West Virginia üniversitelerinde çalışan bilim adamları, aşk ve cinsel arzuya ilişkin beyin aktiviteleri konusundaki eski çalışmaları incelemiştir. İncelemeleri sonucunda ulaştıkları sonuca göre, aşkın beyindeki yeri, cinsel arzunun doğduğu yerle bağlantılıdır ama bu iki yer birbirinden ayrıdır.

Duygularımızı yönetebilir miyiz?

Bazen duygularımızı karanlık ve değişmez şeyler olarak görürüz çünkü duygusal eğitim almıyoruz. Hissettiklerimizi değiştiremeyeceğimizi düşünüyoruz genelde.

Duygular, belli bir durum veya kişinin bize verdiği hislerden doğar ve hislerimizi duygusal zeka ile kontrol etmek mümkündür.

Duygusal zeka terimini yine “Duygusal Zeka” adlı kitabıyla Daniel Goleman popüler hale getirmiştir. Duygusal zeka, duyguların farkında olma ve onları düzgün yönetme becerisidir. Böylece duygularınızın, başkalarıyla ve dünyayla olan ilişkilerinize zarar vermesini engellemiş olursunuz.

“Bir duruma ölüm kalım meselesi olarak yaklaşırsanız, defalarca ölürsünüz.”

– Adam Smith

Daniel Goleman, temel duyguları altı kategoriye ayırır:

  • Mutluluk: Bütünlük, sevinç ve neşe hissi.
  • Üzüntü: Huzursuzluk ve boşuk hissi, güçsüzlük, motivasyon kaybı. Çoğu kez bunların nedeni bir kayıp olabilir.
  • Öfke: Bir engel, suç veya can sıkıntısının yol açtığı algı.
  • Sürpriz: Pozitif veya negatif olabilecek beklenmedik bir olayın verdiği his.
  • Korku: Tehlike veya zarar nedeniyle endişeye yol açan ruh hali bozukluğu. Gerçek veya hayali olabilir.
  • Tiksinti: Rahatsızlık veya memnuniyetsizlik yaratan rahatsızlık hissi.

Duygularımızı nasıl kontrol edebiliriz?

Duygularımızı kontrol etmek üzere kullanabileceğimiz sistemlerden biri Sedona Yöntemidir. Bu sistemde hedef, duyguları hızlıca boşaltabilmektir. Bunun için beş soru sormanız gerek:

1. Hissettiklerimi kabul edebilir miyim?

Sizi rahatsız eden şeyleri ve nasıl hissettiğinizi bir düşünün ve duygularınızı serbest bırakın. İhtiyacınız olan her şeyi hissedin.

2. Duygularımı serbest bırakabilir miyim?

Tek yapmanız gereken bu mümkün mü bakmak.

3. Yapar mıyım?

Yani bunu yapmak istiyor muyum?

4. Ne zaman?

Hissettiklerinizi serbest bırakmak için basit bir davet.

5. Duygularınızdan kendinizi tamamen kurtarmak için yukarıdaki dört adımı tekrarlayın.

Hatırlamaya başlayın

Hatırlamak kelimesinin  Latince karşılığı “recordari” kelimesidir. “Re” (yeni) ve “cordari” (kalp) sözcüklerinden oluşur. Dolayısıyla, hatırlamak tekrar kalbe girmek demektir.

Artık bizimle olmayan birini, bizi bırakmış partnerimizi hatırlamaya başladığımızda, kalbimize ve zihnimize yeniden girer, yaşadıklarımızı hatırlarız. Genelde mutlu anları, bizi gülümseten durumları hatırlama eğiliminde oluruz.

Birmingham ve Cambridge üniversitelerinden bir grup bilim adamı tarafından yayınlanan çalışmaya göre hatırladıklarımızı ve unuttuklarımızı kontrol edebiliriz. Yani, unutmak pasif değildir.

Kötü hatıraları kontrol etmeyi öğrenmek için hayatınıza devam ederek şu anın ve geleceğin tadını çıkarmanızı sağlayacak şu üç kolay adımı izleyebilirsiniz:

1. Kabul Edin

Geçmişi değiştiremeyiz ama şu anı ve geleceği değiştirebiliriz. Bu yüzden, geçmişteki kötü anları ardımızda bırakıp kendimizi suçlamadan şu anda yaşamalıyız.

2. Öğrenin

İster pozitif ister negatif olsun, hayattaki tecrübelerinizden ders çıkarırsınız. Varlığımız, sürekli bir öğrenme deneyiminden ibarettir. Bu yüzden, her olumsuz tecrübede ne öğrendiğinize bakın, ders çıkarın ve hayatınıza devam edin.

3. Bağışlayın

Başkalarını ve kendinizi bağışlayın. Böylece olumsuz hatıralara sınır koyabilir ve her anın tadını çıkararak ilerleyebilirsiniz.

“Daha az hissedip daha çok hatırladığım her defasında hatıra, duyguların dilinden ibaret diyorum. Fiiller ve sıfatlar şeklinde geri dönen yüzler, günler ve kokuların bir sözlüğü.”

– Julio Cortazar