Kaos Teorisi ya da “Kelebek Etkisi”

· Ocak 6, 2019

Hepimiz kelebek etkisi kavramını duymuşuzdur. Bu kaos teorisinin özüdür. Kaos teorisi, ilk olarak James Yorke ve T.Y. Li tarafından 1975 yılında dile getirilmiş olup, bize önemli bir şey hatırlatıyor. Dünya öngörülebilir bir modelde dönmez. İster beğenelim ister beğenmeyelim, kaos hayatımızın bir parçasıdır. Değişimin meydana geldiği küçük alanlar vardır ve bazı olayların etkilerini tahmin etmek de imkansızdır.

Kaos teorisi, genellikle matematik ya da fizik ile ilişkilidir, çünkü bu konular teorisinin temelini oluşturur. Ancak, bu tür bilimlerin günlük hayatımızı doğrudan etkilediğini sık sık unutuyoruz.

Aslında, çok az sayıdaki teori, davranışlarımız ve anlayışlarımız üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. James Yorke bu teoriyi şöyle özetler: “En başarılı insanlar, B planında iyi olanlardır”. Planlarınızı her an değiştirmeye hazır olmalısınız.

“Yaşamda esnek olmak önemlidir. Ben bir şey planlamıyorum. Onları keşfetmeyi tercih ederim.”

– James Yorke, kaos teorisinin kurucusu

Herkes biraz belirsizliğe katlanabilir. Belli bir noktada, meydana gelebilecek her şeyi düşündüğünüzde beyin daha uyanık olur.

Ancak, çoğunlukla istikrarı tercih ediyoruz. İki artı ikinin dört olduğunu bilmek isteriz. Bugün sahip olduğumuz şeyin, yarın da orada olacağına inanmak, bizim için rahatlatıcı bir unsurdur. Bu durum bize, her şeyin kontrol altında olduğu hissini verir.

Ancak, kaos teorisi, bizi inkar edilemez bir gerçeğin varlığı ile yüzleştirir. Hayatın ritmi, bir saatin ilerlemesi gibi tahmin edilemez. Çevremizde tahmin edilemeyen ve kontrol edilemeyen birçok şey vardır.

Ayağımız her an bir taşa takılıp tökezleyebilir. Amerika’da kanatlarını çırpan ve Avrupa’ya ekonomik kriz yansıyan bir kelebek misali, bilardo masasında vurduğumuz beyaz top, diğer topları farklı yönlere doğru dağıtır.

tahtada yer yön işaretleri

Kaos teorisi: Doğa öngörülemez

Kaos teorisi bize, bir olayın sonucunun farklı değişkenlere bağlı olduğunu söyler. Değişkenlerin sonucu nasıl etkilediğini her zaman tahmin edemeyiz. Her zaman bir hata payı, değişim için bir alan, son anda her şeyi değiştiren bir hata vardır. Bazen küçük bir değişiklik, büyük bir etki yapar ve tüm plan bir kaos haline gelir.

Bazıları kaos teorisinin modern matematiğin en büyüleyici alanlarından biri olduğuna inanmaktadır. Tahmin edilemezi, tahmin etmeye çalışan bir bilim.

İlk kez kullanılmaya başladığında, bunun nasıl olması gerektiğini hayal edebilirsiniz. Bu noktaya kadar bilimin belirsizliği ortadan kaldırmayı amaçladığını unutmayın. Amacı, her şeyin davranışını mantık ve kesin verilerle açıklamaktı.

Ancak, şimdi her şeyi değiştirebilecek herhangi bir şeyin herhangi bir anda olabileceğini kabul ediyoruz. Aslında, meteoroloji uzmanları ve matematikçiler bu belirsizlikle her gün çalışır.

1961’de Edward Lorenz zamanı tahmin edebilecek bir bilgisayar yaratmaya çalıştı. Süreç boyunca, tüm sistemin tahmin edilemez davranışlar sergilemeye başladığını gözlemledi. Bu bir sayı yuvarlama hatası nedeniyle oldu. Daha sonra bu deneyim kelebek etkisini tanımlamaya yardımcı oldu.

karmaşık şekiller bütünü

Kaos: Ebedi dostumuz

Kaos sadece doğada yaşamaz. Ayrıca hava tahminleri ve hatta biyoloji için de geçerlidir. Her an, ön görülemez bir olay, hiç ummadık bir başka bir olaya sebebiyet verebilir. Böylece, her gün etrafımızda, fark edemediğimiz kaotik olaylar meydana gelir. Kaos, ekonomi, termodinamik, astronomi ve hatta psikolojimiz için bile etki alanı içerisinde hareket eder.

Bugün, beyindeki herhangi bir küçük değişimin, bir nörotransmitterin yanması gibi, davranışlarda büyük değişikliklere yol açabileceğini biliyoruz. Dahası, kaos teorisi psikiyatri için de geçerlidir. Reçeteli bir ilacın, hastayı öngörüldüğü şekilde etkilediği zamanlar vardır.

“Bir kelebeğin kanatlarının hafifçe çarpması dünyanın diğer tarafında hissedilebilir.”

– Çin atasözü

Kaos teorisini günlük hayata nasıl uygularız?

Hepimiz kaostan kaçınmaya çalışırız. Güvende hissetmenin tek yolu budur. Tahmin edilebilir bir hayat, korkmadan evden çıkmamıza olanak sağlar. Hayatlarımızı ve geleceğimizi güvenle yaratmamızı sağlar. Bununla birlikte, kaos teorisinin babası James Yorke, herhangi bir planı herhangi bir zamanda değiştirmeye hazır olmanız gerektiğini ifade eder.

Bir şekilde, bu teorisinin, siyah kuğu denen başka bir teori ile de ilgisi vardır. Denemeci, ekonomist ve matematikçi Nassim Nicholas Taleb bu terimini ifade eden ilk kişidir.

Teori ile aynı başlığı taşıyan önemli kitabında Taleb, bize çıplak göz ile bakıldığında, her şeyin öngörülebilir olduğunu hatırlatır. Ama herhangi bir anda, beklemediğimiz garip ya da kaotik bir durum ortaya çıkar. Ardından, bu olayı kabul etmeye ve anlamlandırmaya zorlanırız.

insan beyninden çıkan kelebek

Ancak kaosun ortaya çıktığı ana tepki vermek yerine, zaten hazırızdır. James Yorke, başarılı ve mutlu olan insanların her zaman “B” planına sahip olanlar olduklarını hatırlatır.

Beklenmeyen olaylara tepki vermek zorunda kalmayan esnek bir zihniyet geliştirmeye çalışalım. Kabul ve merak ile beklenmedik bir yaklaşım benimseyelim. Çünkü birçok kez, bir fırsat kaostan doğar. Beklenmeyeni beklemek, hayatın ritmi ile ilerlemenize yardımcı olur.