George Orwell: Biyografisi, Dilin Manipülasyonu ve Totalitarizm

Ocak 27, 2020
George Orwell distopik edebiyat türü söz konusu olduğunda bilinen en büyük yazarlardan biridir. 1984 adlı eşsiz romanı ile fikirleri için temeller atmış ve okurunu daha eleştirel bir bakış açısı kullanmaya teşvik etmiştir.

George Orwell Hayvan Çiftliği ve 1984 adlı romanları sayesinde herkesin bildiği bir isim haline gelmiş İngiliz bir roman ve deneme yazarı ve gazeteciydi. Kişisel deneyimleri dolayısıyla çalışmaları üç son derece farklı kategoriye ayrılmış durumdadır. Öncelikle, İngiliz emperyalizmine karşı olan eserleri vardır. Sonrasında, bazı çalışmaları demokratik sosyalizmi destekler. Son olarak ise Nazi ve Stalinist totalitarizmi kınamak için yazdığı eserleri vardır.

George Orwell 1940’ların en önemli deneme yazarlarından biriydi. En önemli eserleri öncelikle faşizme karşı çıkmaya odaklanmıştır. İspanyol İç Savaşı Orwell’i derinden etkilemiştir ve hatta kendisi faşizme karşı savaşmak için katılım bile göstermiştir. II. Dünya Savaşı sırasındaki deneyimleri de eserlerini etkilemiştir. George Orwell totaliter sistemlere karşı ve savaşın tehlikelerine dair yazmaya devam etmiştir.

1984 adlı romanı totaliter toplumlara karşı ana çalışmasıdır. Orwell’ın romanında tekrar yarattığı dünya insanların bu tip toplumlardan bahsetmek için kullandığı “Orwellian” teriminin doğduğu noktadır. Bu romanında dil manipülasyonu, zihinsel kontrol ve gücün kötüye kullanılması gibi kavramlardan bahsetmiştir. Bu distopik ortamı kullanarak insanların kaçınmak istediği korkunç bir gelecek sunmuştur.

Üzerinde 1984 yazan bir kağıt.

Erken Yaşamı

George Orwell aslında Eric Arthur Blair’in takma adıdır. Yazar 1903’te Hindistan’ın Motihari şehrinde doğmuştur. Babası Hindistan Kamu Hizmetlerinin Opium Departmanında bir İngiliz ajanıdır.

Genç Eric hala çok küçükken annesi ile birlikte İngiltere’ye gönderilmiştir. İngiltere’de en iyi okullarda eğitim almıştır.

George Orwell bu okullarda ilk eserlerini etkileyen arkadaşlıklar inşa etmiştir. Eton’daki çalışmalarını bitirdikten sonra Burma’daki İmparatorluk Polisine katılmaya karar verdi. Burada beş yıl boyunca çalıştı. Bu süreç içerisinde sağlığı kötüleşti ve emperyalizmi reddetmeye başladı.

George Orwell ve Savaş

Burma’yı terk ettikten sonra Orwell eserlerinden bazılarını yayınlamaya başlamak için İngiltere’ye geri döndü. Burada öğretmenlik yapmaya başladı ama bir süre boyunca bir kitapçıda da çalıştı. Bunlarla birlikte, ana mesleki faaliyeti yazmaktı.

Sonrasında, bir yazar olarak kendisini kanıtlamak umuduyla Fransa’da teyzelerinden biri ile yaşadı. Ancak, Galya topraklarında geçirdiği zaman da bir hayal kırıklığı oldu. 1933’te İngiltere’ye döndüğünde George Orwell ismini kullanmaya başlama kararı aldı. 1936’da İç Savaş’ta faşizme karşı savaşmak için İspanya’ya seyahat etmeye karar verdi.

Hemingway gibi bazı arkadaşları onu caydırmaya çalışmış olsa da o yılın sonunda Barselona’ya vardı. Özüne kadar idealist olan George Orwell “Huesca Cephesinde” savaştı ve boynuna gelen bir kurşun dolayısıyla yaralandı.

İspanyol İç Savaşındaki katılımı dünyaya bakış açısını sonsuza dek değiştirdi. Savaştan döndüğünde bir İngiliz hastanesinde kalmak zorunda kaldı çünkü ciddi bir tüberküloz nöbeti geçirmekteydi.

Sonrasında II. Dünya Savaşı sırasında Ev Muhafızlarına katıldı. Bu süreçteki düşünce ve deneyimlerini Günlükler adlı eserinde kaydetti. Orwell BBC için Doğu Asya ülkelerinden itilaf devletleri için destek toplamak amacıyla yapılan programlarda çalıştı.

Ölümünden kısa bir süre önce Sonia Brownell ile evlendi. George Orwell 21 Ocak 1950’de tüberküloz dolayısıyla vefat etti.

George Orwell İçin Totalitarizm ve Dilin Manipülasyonu

George Orwell totalitarizm ve dilin manipülasyonunun iç içe geçmiş şeyler olduğuna derinden inanıyordu. Siyasi dilin kavramları ve olayları çarpıttığını iddia ediyordu.

Konuşarak arkadaşını manipüle eden bir adam çizimi.

1984 bu fikirleri destekleyen çok önemli mesajlar içermektedir. Bunlardan biri bir hükumetin isyan veya itaatsizlik ile ilgili herhangi bir düşünceyi engellemek için dilin yapısını nasıl değiştirebileceği ile ilgilidir. Aynı şekilde, siyaset ile ilgilenen insanlar dili psikolojik manipülasyon kampanyalarının bir parçası olarak manipüle ederler.

Orwell aynı zamanda “doublethink” kavramı üzerine de çok fazla şey yazmıştır, ki bu kişinin iki birbiri ile çelişen düşünceyi aynı anda aklında tutma becerisi anlamına gelmektedir. 1984‘te bu bilişsel uyumsuzluk türünü savaş eforlarını yöneten Barış Bakanlığı ve ekonomik kıtlıktan sorumlu olan Bolluk Bakanlığı gibi kavramlarla işler.

Şuna şüphe yoktur ki, George Orwell için insan düşüncesinin temeli dildir. Dil bu yüzden onun için bu kadar önemlidir. Siyasi bir kuruluş dilin kontrolünü merkezileştirdiğinde dili yeniden, kimsenin hükumetin mutlak gücünü sorgulayamayacağı bir şekilde yapılandırabilir. Buna totalitarizm denir.

Eleştirel Bir Bakış

Bazen edebiyat veya sanatın diğer türleri bizlere önemli bir mesaj verebilir. Bu bağlamda distopik edebiyat insanları bu konular ile ilgili düşünmeye iter.

Orwell okuyucusunu gerginlik yaratan, günümüzün hatıralarını içeren bir geleceğe götürür. Bu şekilde okuyucusunu kendi gerçekliklerine eleştirel ve objektif bir şekilde bakmaya teşvik eder. Bir kişi bir şeyleri nasıl değiştirebilir? Bir kişi bu korkunç gerçeklikten kaçınmak için ne yapabilir?

Orwell bu türün ustasıydı ve bizlere yazılmış en iyi distopik şaheserlerden birini bıraktı: 1984.

  • Rueda, Soriano (2010) Manipulation of language as a weapon of mind control and abuse of power in 1984. Rorueso blog. Recuperado de http://rorueso.blogs.uv.es/2010/10/28/manipulation-of-language-as-a-weapon-of-mind-control-and-abuse-of-power-in-1984/
  • Taylor, D.J. (2003) Orwell: The Life. Edited by Holt Paperbacks. ISBN-13: 978-0805076936
  • Hossain, Mozaffor. (2018). Language as the Device for Psychological Manipulation in George Orwell’s Nineteen Eighty-Four: a psycholinguistic analysis.