Çocuklukta Empati Gelişimi

24 Nisan, 2020
Empati kavramı son derece popüler. Ancak, biri empati potansiyelini nasıl geliştirir? Başka bir insanı duyguları, düşünceleri ve içinde bulunduğu durumlar ile birlikte bağımsız bir birey olarak ayırt edebilmemizden önce geçtiğimiz aşamalar nelerdir?
 

Çocuklukta empati gelişimini açıklamadan önce terimin kendisi hakkında konuşalım. “Empati” kavramının çıkış noktası, İskoç Aydınlanmasının “sempati” adını verdiği şeydir. Adam Smith ve insan doğası üzerine yaptığı araştırmada David Hume, bunu doğal bir iletişim aracı olarak tanımlamışlardır.

Bu tanım nörobilimin, gelişim psikolojisinin ve sosyal psikolojinin temelini oluşturur. Çocuklukta empati gelişimi, türümüzün bazı evrimsel yönleri ile ilgili son derece ilginç gerçekleri ortaya çıkarmaktadır.

Öne çıkan bir fikir vardır: sosyalleşmemiz, en azından orijinalinde, empatinin bir sonucu değildir. Hatta, evrimsel psikoloji bizlere özgecil davranışın bu potansiyeli elde edişimizden önce ortaya çıkmış olduğunu söyler.

Empati eksikliği olan bazı türler de bu tip davranışlarda bulunur. Bu, arılar gibi sosyal böceklerde görülebilir. Arılar bir hedefi sokmalarından kısa bir süre sonra ölürler çünkü toplumlarını korumak uğrunda kendilerini feda ederler. Dolayısıyla, empati ve fedakarlık arasındaki bağlantı basit değildir.

Gelişim Psikolojisinin Yaklaşımı

Bir kalbi tutan iki çift el.

Lipps’in çalışmaları (1903) “sempati” ve “empati” terimleri arasındaki farklılık üzerine odaklanır. Gelişim psikolojisi araştırmacıları empatiyi bilişsel bileşeni de dikkate alan çok boyutlu bir kavram olarak tanımlamışlardır. Bundan dolayı diğer insanların duygularını fark edip anlamanın yanında duygusal bir bileşen de içerir, ki bu da duygusal yakınlık ya da dolaylı bir tepkiyi paylaşmak ile ilgilidir.

 

“Eğer gülümsemesi olmayan birini görürseniz ona sizinkilerden birini verin.”

– Dolly Parton

Empati Gelişiminin Bilişsel Modelleri

1990’lardan bu yana insanlar empatiyi duygusal zeka perspektifi üzerinden çalışır haldeler. Mayer ve Salovey’nin modeli (1997) de burada öne çıkıyor. Empati, diğer insanların duygularının algılanması ve anlaşılmasını içeren bir şey olarak değerlendirilir.

İlgili bir diğer model ise duygusal-sosyal zekanın Bar-On modelidir (1997, 2000). Bu model empatinin kişilerarası beceriler olarak adlandırdığımız bir faktörün bir bileşeni olduğunu iddia eder. Bu da diğer insanların duyguları, hisleri ve fikirlerinin farkında olmak ve bunları anlamak üzerine olan becerimizdir.

Bu iki model gelişim psikolojisi tarafından önerilenler kadar bütünleştirici değildir. Aslında, daha çok bilişsel bileşen üzerine odaklanırlar.

Son zamanlarda Batson ve birlikte çalıştığı kişiler bakış açısı ve empati arasında bir ayrım önermiştir. Perspektif kazanmak, özellikle empatik olan tepkilerin bir ön şartı gibi görünmektedir (Batson et al., 1992).

Hoffman’ın Çocuklukta Empati Gelişimi Modeli

Çocuklukta empati gelişimi konusunda önde gelen bir teorisyen olan Hoffman empati üzerinde çalışmanın iki boyutunu tanır:

  • Diğer insanların içsel durumlarının fark edilmesi.
  • Dolaylı olan duygusal yakınlık tepkisi.

Hoffman’ın modeli empatinin çocuklarda nasıl başlayıp geliştiğini açıklar. Hatta, ana fikrin duygusal yakınlık ve bilişin, bilgi işleme açılı bir yaklaşımın ötesine geçecek şekilde birleşmesi olduğunu belirtir.

 

Empatinin sosyal bilişsel gelişim aşamalarına benzer bir şekilde geliştiği argümanını öne sürer. Bu süreç çocuğun kendisi ve diğerleri arasında açık bir ayrım yapamadığı empatik, evrensel bir his ile başlar. Bundan dolayı çocuğun kafası duyguların kaynağı ile ilgili karışıktır.

O noktadan sonra birkaç aşamadan geçerek en gelişmiş aşamaya ulaşır ve kişinin önceki aşamalarda başardığı şeyler ile birleşir. Daha gelişmiş aşamalarda kişi başkaları ile empati kurabilir. Bu temelde kendileri haricinde diğer fiziksel varlıklar da olduğunu ve diğer insanların onlardan bağımsız bir şekilde de içsel durumlara sahip olduğunu bilerek gerçekleşir.

Olgun bir empati seviyesi kişinin güncel bir durumdan çok diğerlerinin hayati koşullarından etkilenmesine izin verir. Hoffman’a göre duygular ve duygusal yakınlığın; düşünceler, ahlaki prensipler ve davranışsal eğilimler ile bir paralelliği olmalıdır.

Çocuklukta Empati Gelişiminin Aşamaları

Hoffman’a göre erken çocukluktan itibaren empati şu dört aşamada gelişir:

İlk Aşama (Küresel)

Bu kişinin hayatının ilk yılı sırasında gerçekleşir. Burada çocuk diğer insanları hala kendisinden farklı olarak algılamaz. Bundan dolayı diğerlerinde algıladıkları acıyı kendilerinin gibi, sanki onlara oluyormuş gibi algılarlar. Örneğin, annesini ağlarken gören bir bebek kendi gözlerini silebilir.

Başka Bir Örnek

11 aylık bir kız çocuğu başka bir kız çocuğunun düştüğünü gördü ve ağlamaya başladı. Bir anlığına çocuğa baktı, sonrasında baş parmağını ağzına soktu ve yüzünü annesinin kucağına sakladı. Çocuk bu şekilde hareket etti, çünkü bu eğer kendisi düşmüş olsaydı vereceği en yaygın tepki olurdu.

 

İkinci Aşama (Benmerkezcilik)

Birbirlerine bakan bir adam ve bir oğlan çocuğu.

Bu aşama insanın hayatının ikinci yılına denk gelir. Burada çocuk diğer insanların da hoş olmayan durumlar deneyimleyebileceğinin farkındadır. Ancak, diğerlerinin içsel durumlarının kendilerinin deneyimledikleri içsel durumlar ile aynı olduğunu var sayar.

Örneğin, bir yetişkinin üzgün olduğunu gören 13 aylık bir erkek çocuğu ona kendisinin favori bebeğini teklif edebilir. Bir diğer örnek ise, bir çocuğun aynı yaşta olduğu ve ağlayan bir çocuğu teselli etmek için kendi annesini bulmaya koşması olabilir.

Üçüncü Aşama (Diğer İnsanların Hisleri)

Bu aşama yaşamın ikinci yılından üçüncü yılına dek sürer. Burada, çocuk kendi deneyimlediği hislerin diğer insanlarınkinden farklı olduğunun bilincindedir. Ancak bu hislere bencil olmayan bir şekilde tepki verebilmeye başlamıştır.

Bu süreçte çocuk halihazırda diğer insanların niyet ve ihtiyaçlarının kendisininkilerden farklı olduğunu anlamak için doğru bir pozisyondadır. Bundan dolayı bir kişinin duyguları da kendisininkilerden farklılık gösterebilir. Bu şekilde, çocuk diğer insanları rahatlatmaya çalışabilir.

Dördüncü Aşama (Diğer Yaşam Koşulları)

 

Bu son aşama çocukluğun son dönemidir. Bu dönemde başka insanların hisleri sadece bir anlık reaksiyonlar olarak değil, kendi hayat deneyimlerinin genel ifade ediliş şekilleri olarak da algılanır. Yani, çocuk geçici acı ve kronik acı durumlarına farklı şekillerde tepki verir çünkü başka insanların genel durumlarını da dikkate alabilir.

  • Barnet, M.A. (1992). Empatía y respuestas afines en los niños. En Eisenberg, N. & Strayer, J. (Eds.), La empatía y su desarrollo (pp. 163-180). Bilbao: Desclée de Brouwer.
  • Eisenberg, N. & Strayer, J. (Eds.). (1987). Empathy and its development. Cambridge, UK: Cambridge University Press.
  • Mayer, J. D. & Salovey, P. (1997). What is Emotional Intelligence? En Salovey, P. & Sluyter, D. (Eds.), Emotional development and emotional intelligence: Educational implications (pp. 3-31). Nueva York: Basic Books.