Bardağın Yarısı Dolu Mu Boş Mu? Siz Karar Verin

Mayıs 20, 2018 İçinde Psikoloji 0 Paylaşıldı

“Bardağa dolu tarafından bakmalısın!” “Hep bardağın boş tarafını görüyorsun!”

Bu popüler söze hepimiz aşinayız. Bu yazımızda bardağın dolu tarafına odaklanacağız. Bu sözün anlamını idrak ederseniz kendinizi motive edebilecek ve belki de bakış açınızı bile değiştireceksiniz. Kulağa hoş geliyor, değil mi?

Bunun için de pozitif psikoloji, insanın en iyi işlevinin, zor durumlarda ruh sağlığımızı koruyabilmemize nasıl yardımcı olduğunu açıklamayı ve bu konu üzerinde çalışmayı hedefler.

Psikolojinin bu dalı yirminci yüzyılın sonlarında ortaya çıktı. Bu fikirlerin arkasındaki fikir adamları Amerikan Psikoloji Derneği’nin eski yöneticisi Martin Seligman ile birlikte birkaç psikolog idi.

“Düşüncelerinizi değiştirin, dünyanız değişsin.”

– Norman Vincent Peale

Bakış açınızı değiştirin! Bardağa dolu tarafından bakın.

Güç sizin elinizde, davranışlarınızı değiştirebilecek tek kişi sizsiniz. En önemlisi de düşüncelerinizi yalnızca siz değiştirebilirsiniz.

Buna rağmen bazen aklınıza ilk gelen düşüncelere kapılmak çok kolaydır. Ancak aklınıza ilk gelen düşünce çoğunlukla negatiftir.

gözlüklü kadın

Doğal olarak bu negatif düşüncelerin etkileri de negatif olur. Belki de bu düşünceler, iş yerinde stresli olduğunuz bir zamanda geliyordur. Ya da belki de evde yaşadığınız bazı problemler veya başka sıkıntılarınız vardır…

Buna rağmen negatif düşünceleri görmezden gelirseniz, sizi uçurumun kenarına sürüklemeden önce akışını durdurmanız mümkün olabilir. Negatif düşünceler, siz izin verdiğiniz sürece daha fazla negatif düşünceler getirir.

“Başıma gelen dertleri değil hala görebildiğim güzellikleri düşünüyorum.”

– Anne Frank

Ya negatife odaklanmak yerine pozitife odaklanırsakYa bardağın boş tarafını görmek yerine dolu tarafını görmeye başlarsak? Bu bakış açısına geçmek sandığınızdan daha kolay.

İlk pozitif düşüncenizi oluşturduğunuzda ve bunu yol göstericiniz olarak belirlediğinizde bu düşünce sizi bambaşka bir yola götürecektir. Bu yolda benzer temaları olan diğer düşünceleri de bulacaksınız. Bu düşünceler birbirinden beslenecek ve birbirilerini destekleyecektir.

“Mutlu bir insan sadece belli koşullarda mutlu olabilen biri değil, belli bir tavra sahip olan kişidir.”

– Hugh Downs

Kırmızı ışık

Gözlerinizi kapatın ve şöyle bir durumda olduğunuzu hayal edin… Eve arabayla ne zaman giderseniz hep aynı kırmızı ışığa yakalanıyorsunuz. Sanki birileri sizin canınızı sıkmak için özellikle yapıyormuş gibi. Kırmızı ışığa takılmak demek eve daha geç gitmeniz demek, üstelik zaten günün yorgunluğu da üstünüzdedir. Bu da yetmezmiş gibi bir de arabada tek başınasınızdır…

trafik lambası

Bir gün eve yanınızda bir arkadaşınızla gidersiniz. Trafik lambasına yaklaşırken, “Yine mi kırmızı ışık! Neden her seferinde aynı trafik lambada kırmızı ışığa yakalandığımı anlamıyorum!” dersiniz. Ancak arkadaşınız gülümser ve “bu trafik lambasının her zaman kırmızı olması ne hoş!” der. 

Bu zamana kadar hep direkt olarak karşınızda gördüğünüz şeye odaklanmışsınızdır: kırmızı ışık. Ancak, başınızı birazcık yana çevirmiş olsaydınız arkadaşınızın gördüğü şeyi siz de görürdünüz: okyanus ve o güzel gün batımı. 

İşte tam da o zaman, her insanın ona sunulan koşulları farklı yönlerden gördüğünü anlarsınız. Herkes aynı durumun ayrı yönlerine odaklanır ve bu da onların bakış açısınının tamamen farklı olduğunu gösterir.
Paylaş

Kırmızı ışık kimisi için stres, yorgunluk ve şikayet etme sebebi iken başka birisi için bu, durup manzaranın, yanındaki arkadaşıyla birlikte olmanın ya da belki de radyoda çalan güzel bir şarkının tadını çıkarmak için bir fırsattır.

Böyle biri bardağın dolu tarafını gören bir insandır. Direkt olarak önünüzde duran şeyin biraz daha ötesindekini de görmeye çalışın. Bulunduğunuz yerin ve beraber olduğunuz kişiyle vakit geçirmenin tadını çıkarın. Bunun geleceğinizi ne gibi negatif bir yönden etkileyeceğini düşünmek yerine böyle yapın.

Bunlar da ilginizi çekebilir