Ayna Dokunuşu Sinestezisi – Bir Bağ Kurma Yolu

Mart 6, 2020
Ayna dokunuşu sinestezisi yakın zamanda keşfedilen ilginç bir durumdur. Buna sahip olan insanlar başkalarının yaşadığı hisleri hissedebilirler. Çok şaşırtıcı değil mi?

Her gün başka insanlarla temasa geçiyoruz, fakat aslında ne kadar derinden bağlantı kuruyoruz? Çoğu zaman bunu yapmak kolay değildir. Bununla birlikte, bağlantı kurmanın ayna dokunuşu sinestezisi olan insanlar için bir yaşam biçimi olduğunu söyleyebilirsiniz.

Bugünün makalesinde, bu eşsiz bağlantı biçimini keşfetmek istiyoruz. İlk olarak, size sinestezinin ne olduğunu anlatacağız, sonrasında ayna dokunuşu sinestezisinin özelliklerine daha derinlemesine bakacağız ve son olarak, araştırmacıların bu fenomeni nasıl ölçtüğünü anlatacağız.

Sinestezi nedir?

ayna dokunuşu sinestezisi nedir?

Müziği renkleriyle duymayı hayal edebiliyor musunuz? Peki ya kelimeleri tattığınızı hayal edebiliyor musunuz? Sinestezisi olan insanlar bunu yapabilir.

Bu, sinestezinin bir tür duyusal başkalaşmadan oluştuğu anlamına gelir. İçinde, bir duyunun uyaranı başka bir duyunun tipik duyumlarını üretir. Olgu garip görünse de, bu duygu yolu ne patolojik ne de tıbbi bir durumdan kaynaklanmaz.

Farklı sinestezi formları vardır:

  • Grafem-renk sinestezisi. Harfleri renklerle ilişkilendirebilmekten oluşur. Örneğin, “a” kırmızı ile, “b” sarı ile, “c” yeşil ile vb.
  • Ses-renk sinestezisi. Bu, bir sesi duyma ve ona bir renk atama yeteneğidir.
  • Sözcüksel-tat sinestezisi. İnsanların kelimeleri bir tat ile ilişkilendirdikleri bir sinestezi biçimidir. Başka bir deyişle, kelimeleri aromalarla ilişkilendirirler.
  • Kişileşme sinestezisi. Bu durum insanlar harflerin ve sayıların kişiliğini algılayabildiğinde gerçekleşir.

Sinestezi alanı giderek daha fazla araştırılan bir alandır. Bu nedenle, üzerinde son zamanlarda birçok çalışma vardır. Ayna dokunuş sinestezisi 2005 yılında keşfedildi.

Ayna dokunuş sinestezisi özellikleri

Ayna dokunuş sinestezisi, diğer insanlara dokunulduğunu gözlemledikten sonra dokunma duyularının deneyimlenmesinden oluşur. Harika görünüyor, değil mi?

İşte bu büyüleyici tip sinestezinin ana özellikleri:

  • Dokunma hissi üreten somatosensoriyel korteksin aktivasyonu.
  • Ayna dokunuş sinestezisi olan kişilerin yaşadıkları his birisi size dokunduğunda hissettirdiği gibidir.
  • Farkındalık, ayna dokunuş sinestezisinin bilinçli bir deneyim olduğunu kabul etmedir.
  • Böyle bir yanıtı tetikleyen şey normalden farklı bir uyarandır.
  • Bu deneyimler otomatiktir, yani onları düşünmeden gerçekleşirler.

Bu tip sinestezinin nedeni hakkında birçok teori vardır. Bu teoriler arasından ana üç teori:

  • Ayna-duyu. Bu, somatosensoriyel ayna sistemi aktivasyonları normal eşiğin altında gerçekleştiğinde insanların ayna dokunuş sinestezisine sahip olduklarını gösteren bir teoridir.
  • Görsel ve somatosensoriyel sistem teorisi. Bu teori, ayna dokunuşu sinestezisi olan kişilerin doğrudan birbirine bağlı görsel ve somatosensoriyel sistemlere sahip olduğunu göstermektedir.
  • Bimodal hücre teorisi. Bimodal hücrelerin dokunuşa tanıklık ederken hem dokunsal hem de görsel uyaranlar için aktive olduğunu gösterir.

Ayrıca, ayna dokunuşu sinestezisi olan kişilerde daha yaygın gibi görünen ayna nöronları da inceliyorlar. Örneğin, sinestetik olmayan insanlar sadece taklit yanıtları aktive ederken, bu tip sinesteziye sahip olanlar için çok gerçek bir his oluşur.

Benzer şekilde, ayna dokunuşu sinestezisi ile empati arasında bir bağlantı var gibi görünmektedir. Bu tip bir sinesteziye sahip insanların ayna sistemlerinde daha fazla aktivasyonu olduğu ve bu nedenle daha yüksek bir empati seviyesi geliştirdikleri görülmektedir.

Ayna dokunuşu sinestezisi ölçülebilir mi?

el ele tutuşmak

Birkaç araştırma, bu tür bir sinesteziyi daha iyi anlamaya çalışmak için farklı yöntemlerle ölçmeye çalışmıştır. Örneğin, rezonans görüntüleme ve termografi yöntemlerini kullanmışlardır. Bu araştırmacılar sayesinde, ayna dokunuşu sinestezisinin nasıl çalıştığı hakkında daha fazla şey biliyoruz.

Blakemore, Bristow, Bird, Frith ve Ward, daha sonra Beyin ve Nöroloji Dergisi‘nde yayınlanan “Dokunmanın gözlemlenmesi sırasında Somatosensoriyel aktivasyonlar ve görme-dokunma sinestezisi” başlıklı bir makalede kendi tasarladıkları bir deneyi sundular. Deney, manyetik rezonans görüntüleme ile dokunma algısında yer alan sinir sisteminin araştırılmasından ibaretti.

Araştırmacılar bunu sinestezi olmayan 12 kişiye ve ayna dokunuşu sinestezisine sahip “C” adında bir kadına uyguladılar. Daha sonra, her iki durumda da somatosensoriyel tipografiyi araştırmak için yüz ve insan boynundaki dokunmanın gözlemlenmesi için nöronal aktiviteyi analiz ettiler.

Sonuç olarak, “C” nin aktivasyon modellerinin (sinestetik olmayan) kontrol grubundan üç şekilde farklı olduğunu öğrendiler:

  • Somatosensoriyel korteksteki aktivasyonlar anlamlı derecede daha yüksekti.
  • Sol premotor alan, “C” de sinestetik olmayan insanlardan daha fazla aydınlandı.
  • İnsula korteks “C” de aktive edildi, ancak sinestetik olmayan kişilerde aktif değildi.

Bu ölçümler sayesinde, “C” nin bilinçli dokunsal algı eşiğinin üzerinde bir dokunma ayna sistemine sahip olduğunu göstermeyi başardılar.

Ayrıca Elvira Salazar, doktora tezinin bir parçası olarak ağrılı dokunsal uyaranların gözleminin gözlemcinin termogramında vücut asimetrisi oluşturup oluşturmadığını analiz etmeye karar verdi. Yani, sıcaklığı grafiksel olarak kaydedebilecekleri bir teknik olan termografi uygulayarak bu asimetriyi gözlemlemeye başladılar.

Peki ya neden?

Çünkü patoloji söz konusu değilse normal durumlarda simetri olmalıdır. Araştırmacılar, ağrıya ve dokunmaya sahip olmazken ağrı ve dokunma durumlarını gözlemlemenin termografide asimetri üretip üretemeyeceğini bilmek istiyorlardı.

Böylece, ayna dokunuş sinestezisinin beyin aktivitesi, öznel deneyim ve davranışsal belirteçlerin ötesindeki fizyolojik tezahürlerini inceleyebilmek için objektif bir ölçüm ve termal asimetri buldular.

Bu insanların başkalarında gözlemledikten sonra hissettikleri dokunma hissi o kadar derindir ki, bazı insanlar ona sahip olanların daha empatik olduğunu düşünür. Başkalarıyla bağlantı kurmak için ne harika bir yol! Bizi bu ve diğer sinestezi formlarına yaklaştırmaya devam edecek daha fazla çalışma olacağını umuyoruz, böylece bu şaşırtıcı fenomen hakkında daha fazla bilgi edinebiliriz.

  • Blakemore, S.J. Bristow, D., Bird, G., Frith, C., & War, J. (2005). Somatosensory activations during the observation of touch and a case of vision touch synaesthesia. Brain, 128 (7), 1571-1583.
  • Salazar, E. (2012). Aplicación de la termografñia a la psicología básica. Tesis doctorral. Universidad de Granada.