Yemek Ye, Gül, Sev

22 Nisan, 2017
 

Hepimizin hayatı, kendi ellerimizle, günlük işlerimiz aracılığıyla üretilen küçük zevklerden oluşur. Günlük olarak uğraştığımız işlerle hayatlarımızın büyük bir bölümü geçerken, bu işleri eylemler olarak adlandırıyoruz. Eylem demek, hareket demektir, hayat demektir ki bunlarda dünyayı döndüren şeylerdir (kimileri buna sevgi de diyebilir).

Dünyaca ünlü ‘Ye, Dua Et, Sev‘ kitabının adından belli olduğu gibi, bugün ilgilendiğimiz konu, dolu dolu bir hayatı tam anlamı ile tanımlayabilecek üç eylemin ne olduğudur.

Bazıları bu soruya ‘seyahat et, çalış, risk al’ der. Bizi tanıyan biri ise ‘erken kalk, affet, öğren’ diyebilir ve ‘yap, planla, ayarla’ diyen birini bile bulabiliriz. Bazılar, hayatın sadece üç eyleme sıkıştırılamayacak kadar büyük bir derya olduğunu da söyleyebilir.

Ancak, içinde bulunduğumuz vaziyetleri, hal ve tutumları ve hayatlarımızdaki kahramanları bir araya getirebilecek, birine rehberlik edebilecek ve hayatı özetleyecek bir kelime üçlüsü vardır:  Yemek Ye, Gül, Sev. Ve bugünkü yazımızın konusu da budur.

“Ben basit zevkleri severim. Onlar, karmaşadan öncesi son sığınaktır.”

– Oscar Wilde

Yemek Yemek

İnsanların hayatta kalabilmesi için yemek yemenin zaten gerekli bir eylem olduğunu bir kenara koyalım. Bununla birlikte, bu eylemin arkasındaki lezzetlerin ve dokuların ötesinde bambaşka fırsatlar dünyası dönüyor. Peki, yemek yemek her birimizin hayatlarına ne katabilir?

  • Tecrübe: insanlar doğaları gereği meraklıdır. Yeni şeyler denemeyi, farklı tatlar tatmayı ve keşfetmeyi severler. İnsanın merakı hiçbir zaman kaybolmaz;  biz olgunlaştıkça bu merak dönüşüm geçirir ve farklı yollar seçer. Mutfak dünyası, bize, zaten bildiklerimize dayanarak ve risk alarak yeni deneyimler elde etmek, sevmediğimizden kurtulmak ve farklı diyarlara yelken açmak için birçok fırsat sunuyor.
 
  • Paylaş: İster masada ister mutfakta, başkalarıyla “beraber olacak” anlar yaratın. Yaşadığınız anları, deneyimleri, konuşmanın zevkini ya da sessizliğin vermiş olduğu huzuru paylaşın. Bunların hepsi bu eylemin içinde kendine yer bulur.

  • Bağlantıyı Kesme: Akıl yolu ile hareket etmek felsefesine dayanarak, besinler, içinde bulunduğumuz an ile bağlantı kurmak adına mükemmel bir yol sunar bizlere. Farklı tatların muhteşem çeşitliliği, dokuları ve yaymış oldukları sıcaklık hissi, dikkatimizi, yemek yerken elde ettiğimiz o mutluluğa odaklanmamıza yardımcı olabilir.
  • Bazen dünyayı, bazen de söylediklerinizi yiyin: her sabah uyandığınızda bunu tekrarlayın: “Ben bugün dünyayı yiyeceğim” ve güçlerinizi aktif hale getirin. Ayrıca hatalar da yapın, o zaman söyledikleriniz yutun, risk alın ve eğer gerekiyorsa affedilmeyi isteyin. Hatalarınız, size doğruyu öğretecektir.

Gülmek

Gülmenin fiziksel faydaları kanıtlanmıştır. Tıbbi yayınlar bize, gülmenin diğer faydalarının yanında şu artılarını da söylüyor:

  • Endorfin salgıladığı için, ağrıyı hafifletici etkilere sahiptir.
  • Sindirimi kolaylaştırır.
  • Nefes almayı düzenler.
 
  • Uykusuzluğu azaltır.
  • Cildi canlandırır, canlandırıcı etkiye sahiptir.

Gülmek bizi endişelerden uzaklaştırır ve olumsuz düşüncelerimizi ortadan kaldırır. Buradaki temel fikir, herhangi bir zamanda zihnimizde hem olumlu hem de olumsuz düşüncelerin olamayacağıdır.

Bu durum, hem kendimize hem de başkalarına karşı güven veren bir şeydir. Gülmek sevdiklerimiz ile yakınlık hissi uyandırır ve başkaları ile işbirliği yapmayı da kolaylaştırır. İçten gelen bir gülümseme ile çatışmacı bir ruh hali bir arada barınamaz. Gülmek, bunun gibi olumsuz durumlara olan eğilimi azaltıp, genel olarak saldırgan tutumu ortadan kaldıracaktır.

Birçok kişi, gülünebilecek anlar bulmak için başkalarına ihtiyaç duyar. Gülmek, sadece başkaları ile yapılacak bir eylem değildir. Kendinize gülmek, direncimizi arttırır ve iyi bir akıl sağlığının da belirtisidir. Başımıza gelen olan o felaket olayla ilgili komik durumu anlattığımız zaman ne kadar da gülmüştük değil mi?

Sevmek

Bu fiili samimi ilişkilerle ya da aile üyeleri ve arkadaşlar ile ne sıklıkta ilişkilendiriyoruz? Gerçekte, sözlükteki “sevmek” tanımına bakarsak, aşağıdaki şeyleri buluruz:

 
  • Fantezi veya arzu etmek
  • Birine sevgi, şefkat veya gönül bağı ile eğilim göstermek
  • Bir şeyleri yapmak için irade ya da kararlılığa sahip olmak
  • Çözmek, belirlemek
  • Bir şeyi istemek, yeni şeyler denemek veya yönetmek
  • Bir şeyi doğrulamaya yakın olmak

“İstemek” ve “sevmek” gibi kelimelerin genel anlamda “yaşamak”, “içinde bulunulan anı ifade etmek ve değerlendirebilmek ve geleceği programlamak” ile ilgili fiilleri içerir ve bu durum yalnızca insanlar ile ilgili değildir… Bununla ilgili, kitaplar, işler, seyahatler ve cazibesine, doyumuna ve kişisel bütünlüğüne kapılıp gittiğimiz daha nice şeyler vardır.

“Bir adam, kendi onayı olmadan rahat olamaz.”

– Mark Twain

Yaratıcı olmak için içimizden gelen dürtüler, hem kendimiz hem de başkaları için değerlidir. Bu durum bizi bir yöne doğru yönlendirir ve bizi o yönde harekete geçirtir. Sevgimizi göstermek ve aynı zamanda o sevgiyi başkasından görmek, duygularımızı çoğaltıp, bizi bildiğimiz herhangi bir şeyle kıyaslanamayan hallere ve mutluluk anlarına götüren bir şeydir.

Bu nedenle, eğer birisi bana bu hayat yolunda hangi üç eylemin eşlik etmesini istediğimi sorarsa, yemek yemeyi, gülmeyi ve sevmeyi tercih ederim.

 

Bu üç eylemin içinde, hayatı anlamlandıran sonsuz sayıda unsur bulabilirsiniz. Ama siz olsanız, hangisini seçersiniz?