Atavistik Korkular - Tanımı ve Özellikleri

Atavistik korkuların listesi çok uzun değil, ancak bunlardan türetilmişlerin listesi nispeten daha uzun. İnsanların günlük korkularının büyük bir kısmı, bizi tehlikeden uzak tutma amacına sahip ve atalarımızdan miras kalan korkulardan kaynaklanır.

Son Güncelleme: 25 Ocak, 2021

Atavistik korkular, çoğu insanın paylaştığı şeyleri temsil eder. Aslında, insanlar zamanın başlangıcından beri bunların hemen hemen hep farkındaydılar. Bunun nedeni de, insan varlığının bu korkulara bağlı olması. Böylece, bu atavistik korkular, nesilden nesile aktarıldılar ve bireysel deneyimlerden bağımsız olarak sonsuza dek kalmaya devam edecekler.

Atavistik kelimesi atalara veya arkaik bir geçmişe atıfta bulunuyor. Bu nedenle, atavistik korkular uzak bir geçmişte insan türü olarak atalarınız tarafından edinilen korkular. İnsanların günümüzde onları yönetmek için kullandıkları araçların bir hesabını ortaya koymak adına bu eski korkuları keşfetmenin ne kadar ilginç olduğundan bahsetmeye değer bir durum olacaktır.

Prensip olarak korku, risk veya tehlikeye karşı uyarlanabilir bir tepki. Bu bir uyarı olarak alıgılanır ve dahili alarm sistemini tetikte olmaya davet eder. Gördüğünüz gibi, bu korkular, hayatınızın ve bir bütün halinde kalabilmenizin temini açısından ve korunmanız için önemli bir rol oynar. Atavistik korkular, en ciddi tehditlere karşı genel ve toplu bir adaptasyondur da diyebiliriz.

“Cüce cin adamlara ve sattıkları mallara dikkat edin.”
~ – S. Jae-Jones, Wintersong ~

Beş daha yaygın atavistik korku türü

Birkaç evrensel korku var, ancak bunlardan sadece beşi, çeşitli kültürlerde farklı zamanlarda mevcut olabildi. Yani zaman ve mekân boyunca çaprazlama yoluyla hep gündemde oldular. Aslında, pek çok kurum, tarih boyunca, bu korkuları kendilerini sağlamlaştırmak ya da korumak için de kullandı.

Diri diri gömülme veya özerkliğini kaybetme korkusu

Bu en yaygın atavistik korkulardan biri ve sadece diri diri gömülmekle ilgili değil, aynı zamanda bilinçli iken eylemi engelleyen her türlü tuzak, felç durumu veya sınırlama ile ilgili. Bu durum, bir ölüm tehdidi karşısında radikal güçsüzlüğün farkında olmak anlamında olduğundan, en korkunç şey olarak algılanabilir.

Yalnızken saldırıya uğrama korkusu

Bir insan ne kadar yalnız veya bağımsız olursa olsun, derinlerde, herkes sosyal birer varlık ve etrafta başkalarının olduğunu bildiğinde çok daha rahat hisseder.

İnsanlar, gruplar halinde hayatta kalmayı başaran zayıf memeliler. Böylelikle, artık ortada bile olmayan gruplardan çok büyük katkılar alıyor ve gelecek nesiller için yeni gerçekler inşa ediyoruz. Örneğin bir ormanda yalnız olmak, saldırıya uğrama korkusunu ortaya çıkarıyor.

Kötü koku korkusu da atavistik korkular içinden biri

Bu atavistik korku türü, her şeyden önce reddetme duygusu ile ilişkili olarak kendini gösterir. Normal koşullar altında, kötü bir koku çürümeye işaret ettiği için itici olacaktır ve bu nedenle sağlık ve yaşam için tehlikeli bir şey olarak algılanır. Bilinmeyen bir kötü kokuyu aldıktan hemen sonra güçlü bir korku ortaya çıkabilir. Bunun nedeni, insanların bunu doğal olarak risk ve saldırganlıkla ilişkilendirmesi.

Sakatlanma veya bütünlüğün kaybı korkusu

Bu, insan düşünce yapısı içerisinde pek de yaygın bir korku türü değil. Yine de, en sık ortaya çıkan atavistik korkulardan biri. Sakatlama sadece bir vücut parçasının fiziksel kaybı değil, aynı zamanda işlevinin de kaybı ile ilgili olabilir. Gördüğünüz gibi, hastalık korkusu da bunun bir parçası. Bu, bildiğiniz şekliyle, vücudunuzu koruma girişimi olarak algılanabilecek bir durum.

Cinsel saldırıya maruz kalma korkusu da atavistik korkular arasında

Bu hem erkeklerde hem de kadınlarda mevcut olabilir. Ancak, kadınlar cinsel şiddetten daha çok korkarlar çünkü bu arzunun birçok erkekte yaygın olduğunu bilirler. Ancak erkekler, sevdikleri kadınların cinsel saldırıya uğramasından daha çok korkarlar. Daha az bir ölçüde olacak şekilde, kendileri bu tür istismarın kurbanı olmaktan korkarlar. Bu, en basit atavistik korkulardan biri.

Atavistik korkular ve bunların panzehiri

Binaların, şehirlerin, sosyal ve kültürel sistemlerin konfigürasyonunun çoğu kasıtlı olarak bu atavistik korkuları çağrıştırıyor. Din ve bilim aynı zamanda hiç kimsenin kaçamayacağı evrensel korkulara bir cevap olarak ortaya konuluyor.

Bu korkuların üstesinden gelmenin diğer yolları, onları düşünmemek ve sizi bu fikirden uzaklaştıran ve sizi bu tür korkular size dokunmayacak kadar az bir düzeyde rahatsız eden durumlar yaratmak olacaktır. Modern toplum da bu yolu vurgulamış, bu yüzden dikkat dağıtma ve eğlence evreni bu kadar geniş bir hal almıştır.

Ancak, onları aklınızdan ne kadar çıkarmaya çalışırsanız çalışın, bu korkular hayatımızın bir parçası ve her zaman orada olacaktır. Türümüzün ne kadar meraklı ve becerikli, ancak kırılgan ve ölümcül olabileceğinin de bir hatırlatıcısı bu korkular. Bunlar, kısacası, en önemli insan paradokslarından sadece birkaçı.

İlgini çekebilir ...
Aklınızı KeşfedinRead it in Aklınızı Keşfedin
Sürüngen Beyin: Bilinçsiz Kararlar

Beyin, omurgalılardaki en karmaşık organdır. 15 ila 33 milyar birbirine bağlı nöron içerir. Bilincimizi ve bilinçsiz kararlarımızı barındırır.



  • Padilla, I. (2013). El legado de los monstruos. Tratado sobre el miedo y lo terrible. Taurus.