Yaratıcılık Nereden Geldiğinize Bağlıdır

· Haziran 22, 2018

“Yaratıcı sınıfın” yükselişe geçmesiyle pek çok şirket hayal gücüne ve yeniliğe yatırım yapmaya başladı. Ancak söz konusu yaratıcılık olunca bazı toplumların diğerlerine göre daha hızlı gelişme kaydettiği görülüyor. 

Bunun sebebi yaratıcılıkla kültür arasındaki ilişki. En azından Kanada, Montreal’daki Concordia Üniversitesi’nde yapılan yeni araştırmanın sonuçları böyle söylüyor.

Journal of Business Research tarafından yapılan güncel bir çalışmada, kolektif bir toplum olan Tayvanlılar ile daha bireyci bir toplum olan Kanadalılar 300 örnek kullanılarak karşılaştırıldı.

Sonuçlar, bireyselci toplumlara ait olan insanların kolektif yönleri olan toplumlardan çıkan insanlara göre daha fazla fikir ürettiğini ortaya koydu. Bu karşılaştırmalar yapılırken, yaratıcı ürünün değerlendirilmesi sürecinde aynı koşullar sağlandı.

Toplum yaratıcılığı koşulluyor

Araştırmacılar, bir ülkede hem bireycilik hem de kolektivizm olduğunda, bu durumun yaratıcılığa “izin veren” bir çevre yarattığı gibi bir teori kurdular.
karşıdan karşıya geçen insanlar
Araştırmayı yapan isimlerden biri olan Gad Saad, “Beyin fırtınası genellikle yaratıcılığın temsili olarak kullanılıyor. Bu yüzden kültürel olarak nötr uyarıcı kullanarak Tayvan’da ve Kanada’da beyin fırtınası görevleri düzenledik.” diyor. Saad aynı zamanda Concordia Üniversitesi John Molson School of Business’ta profesör olarak çalışıyor.

Kalıpların dışında düşünmek

Saad ve meslektaşları bireyselci toplumun üyelerinin, kalıpların dışında düşünme yeteneğini ölçen bir görevde net biçimde daha iyi olduklarını düşündüler. Örneğin, bir milyon dolarlık bir fikir bulma görevi.

Öte yandan, kolektif grubun üyelerinin bu tür fikirler bulmaya daha az eğilimli olduğu gözlendi. Grupta kendini gösterme konusunda daha isteksizlerdi.

Araştırmacılar Taipei (Tayvan) ve Montreal’daki (Kanada) iki üniversiteden öğrencilerle çalıştılar. Çalışmalarının sonucunda şu verilere ulaştılar:

  • Üretilen fikir sayısı 
  • Üretilen fikirlerin kalitesi (bağımsız kişiler tarafından yapılan değerlendirmeye göre)
  • Beyin fırtınası gruplarında dile getirilen “çok aptalca bir fikir, bence bu bir hata”. gibi olumsuz söylemlerin sayısı. 
  • Söylemlerin ne kadar negatif olduğu, örneğin “bu hayatımda duyduğum en kötü fikir” cümlesi negatiflik bakımından “bu fikir çok sıkıcı” cümlesine göre daha güçlüdür.
  • Performanslarını değerlendirmeleri istendiğinde grup üyelerinin diğer gruba oranla gösterdikleri özgüven seviyesi 

Söz konusu yaratıcılık olduğunda nitelik nicelikten daha iyidir

Saad “Araştırma hipotezimizi büyük ölçüde destekledi” diyor. Araştırmacıya göre, bireyci toplumdan gelen grup çok daha fazla fikir üretti ve daha fazla negatif söylemde bulundu. Ayrıca Kanada’lı grubun Tayvan’lı gruba göre özgüveni daha yüksekti.

“Üretilen fikirlerin kalitesine bakıldığında, kolektivist toplumdan gelen üyelerin oluşturduğu gruptan çıkan fikirlerin bireyselci toplumdan gelen üyelerin fikirlerinden daha iyi olduğu görüldü.”

Saad sonuçların bazı kolektif toplumlardaki önemli bir özellikle de paralel olduğunu açıklıyor. Bireyci toplumun üyeleri daha yoğun düşünme eğilimi göstermiş. Bireyselci gruptakiler eylem odaklı ve bir şey yapmadan önce uzun süre düşünmüşler. 

Kültür ve iş dünyasında yaratıcılığın rolü

Bu ve bunun gibi çalışmalar, kültürel farklılıkları anlayabilmek için oldukça önemli. Batı Asya gün geçtikçe dünyanın ekonomi merkezi olma yolunda ilerlediği için bu araştırmalar da artık daha çok önem kazanıyor.

yaratıcı çocuk gözünde pilot gözlüğü

Saad, “Uluslararası ekiplerinin üretkenliğini maksimize edebilmek için, global firmalar Doğu ve Batı zihniyetleri arasındaki önemli kültürel farkları anlamalılar.” diyor.

Beyin fırtınası, genellikle, yeni bir ürün yaratmak gibi, yeni fikirler bulmak için kullanılan bir teknik. Ancak her kültürel ortamda aynı derecede etkili olmayabiliyor. 

Saad ayrıca şunun da altını çiziyor: Kolektif toplumlardaki bireyler daha az yaratıcı fikirler üretseler de, fikirlerinin kalitesi bireyselci toplumdan gelen bireylerin ürettiği fikirlerin kalitesine eşit veya onlardan daha iyi olma eğilimi gösteriyor.