Vilayanur Subramanian Ramachandran

17 Nisan, 2020
Bugün sizlere dikkate değer bir nörobilimci olan Vilayanur Subramanian Ramachandran ve çalışmalarından bahsetmek istiyoruz.

Bugün sizlere Vilayanur Subramanian Ramachandran hakkında, yani araştırmaları, bilgisi ve davranışsal nöroloji ve görsel psikofizik alanlarına yaptığı katkılar ile bilinen bir nörobilimcinin hayatı ve çalışmaları ile ilgili bilgi vermek istiyoruz. Kendisi son yılların en önemli nörobilim araştırmalarının bazılarını özetleyen birçok kitap yazmıştır.

Vilayanur Subramanian Ramachandran San Diego’daki California Üniversitesinde bir Psikoloji ve Nörobilim profesörü. Ayrıca, akademik yayınları ve kitapları onu nörobilim dalındaki en fazla bilgi veren insanlardan bir tanesi yapmaktadır. Aslında, dünya çapında mesleki açıdan önemli bir derecede tanınmaktadır. Hatta 2011’de Time dergisinde yılın en etkili 100 kişisinden bir tanesi olarak seçildi.

Başlıca katkıları ayna nöronlar, fantom ekstremiteler, sinestezi, otizmin kırık aynalar teorisi ve uyku felci hakkındadır ve insan bilincini anlamamıza yardımcı olur.

Çocukluğu ve Eğitimi

Plastik bir beyin.

Vilayanur Subramanian Ramachandran 1951’de Tmail Nadu, Hindistan’da doğmuşturç Tayland, Bangkok’da bir diplomat olarak çalışmış bir Birleşmiş Milletler mühendisinin oğludur. Bundan dolay eğitiminin erken kısımlarını Madras, Hindistan ve Bangkok’taki İngiliz okullarında tamamlamıştır.

Hindistan’daki Chennai’de Madras Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra doktora derecesini Cambridge Üniversitesinden, nörobilim dalında almıştır. Sonrasındaki iki yılını Caltech’de Jack Pettigrew ile birlikte bir araştırmacı olarak geçirmiştir.

1983 yılında California Üniversitesinde psikoloji dalında yardımcı doçent doktor olarak atandı ve şu an da orada kadrolu bir profesör olarak görev yapmaya devam ediyor.

V. S. Ramachandran’ın Bilimsel Kariyeri

İlk araştırmaları insanların görsel algısının etrafında dönüyordu. Sonrasında, 1990’ların başlarında Ramachandran vücudun bütünlüğüne ilişkin kimlik bozukluğu, fantom ekstremiteler ve Capgras yanılsaması gibi nörolojik sendromlar üzerinde odaklandı.

Keşifleri, araştırmaları sırasında nörogörüntüleme gibi karmaşık teknolojilerden nispeten az yararlanmış olsa da, insan beyninin çalışma şekli hakkında birçok yeni fikre ilham verdi.

California Üniversitesinde, öğrenciler ve araştırmacılardan oluşan ve Beyin ve Biliş Merkezi (CBC) adını taşıyan bir araştırma grubunun direktörüdür. Dahası, bu grup ortaya çıkan bir dizi nörobilimsel teori hakkında birçok akademik makale yayınlamıştır.

Vilayanur Subramanian Ramachandran ve Fantom Ekstremiteler

Bir uzuvlarını kaybetmiş olup eski uzuvlarını hissetmeye devam eden hastaların yaşadığı etki fantom ekstremite olarak bilinir.

Ramachandran bu fenomen hakkında teoriler üretmiş ve famtom ekstemiteler ile yetişkin insan beynindeki nöral plastisite arasında bir bağlantı olduğu sonucuna varmıştır.

Araştırmaları göstermiştir ki, insan beyni, bir uzvun yokluğunda somatosensoriyel kortekste kayda değer değişiklikler yaşar. Bundan dolayı kendisinin ulaştığı sonuçlar onu kortikal yeniden yapılanma ile, bir uzva sahip olmamaya rağmen bahsi geçen uzvu hissetmeye devam etmek arasında bir ilişki olduğu şeklindeki hipotezi savunmaya götürmüştür.

Ayna Kutusu

Ayna kutusunun ve aynanın görsel geri bildirim özelliği V.S. Ramachandran’a atfedilir. Bunun bir sonucu olarak, uzmanlar ayna terapisini fantom ekstremite felci için bir tedavi olarak kullanırlar. Birçok vakada ayna kutusu sayesinde hastaların hareketini geri kazandırabilmişlerdir. Bu ayrıca eksik uzuvlardan gelen ağrıyı da azaltır.

2014’te yapılan bir çalışma bu terapinin eylemlerin kontrolüne daha büyük bir bilişsel içgörü ile bakıldığında motor ağı üzerinde güçlü bir etkiye neden olabileceğini bulmuştur. Diğer paralel araştırmalar ise ayna kutusu terapisinin sonuçlarını doğrulamak için yeterince kanıt bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Sinestezi

Vilayanur Subramanian Ramachandran biri ile konuşurken çekilmiş bir fotoğrafı.

Sinestezi, bazı insanların müzik dinlerken renkleri görmesi şeklinde açıklanabilecek bir fenomendir. Sayıların renkler ile, dokuların ise duygular ile ilişkilendirilmesi de sinestetikler arasında yaygın bir durumdur. Böylece sinestetik insanlarda iki ya da daha fazla algısal sistem tek bir uyaranın öncesinde aktif hale gelir.

V. S. Ramachandran bu fenomen hakkında çeşitli araştırmalar yapmıştır ve sinestezinin kortikal bir çapraz nörolojik aksiyon dolayısıyla ortaya çıktığı teorisini öne süren ilk insanlardan biridir. Ramachandran takımı ile birlikte, bunu tespit etmek için çok sayıda test geliştirmiştir.

Vilayanur Subramanian Ramachandran ve Ayna Nöronlar Üzerindeki Tartışmaları

Parma Üniversitesinden Giacomo Rizzolatti ayna nöronlar hakkında konuşan ilk kişidir. 1922’de bu konuda bir makale yayınlamıştır. Ancak, V. S. Ramachandran’ın çalışmaları daha çok ayna nöronların rolü üzerine odaklanmıştır. Ayrıca kendisi ayna nöronların empati, öğrenme ve dilin evrimi gibi insanlara özgü çeşitli zihinsel yetenekler ile olan ilişkilerine de çok odaklanmıştır.

Bu bağlamda V. S. Ramachandran ayna nöronların kesin süreçlerini henüz bilmediğimiz bazı zihinsel yetenekleri açıklamamıza yardımcı olacak birleştirici bir çerçeve oluşturacağını öngörmüştür. Benzer şekilde, psikoloji için ayna nöronların keşfinin önemini biyoloji için DNA’nın keşfi ile karşılaştırmıştır.

Ramachandran V. S. (1998). Consciousness and body image: lessons from phantom limbs, Capgras syndrome and pain asymbolia. Philosophical transactions of the Royal Society of London. Series B, Biological sciences, 353(1377), 1851–1859. doi:10.1098/rstb.1998.0337

Ramachandran V.S., Hirstein W. The perception of phantom limbs: The D.O. Hebb Lecture. Brain. 1998;1211603- 1630

Ramachandran, V. S. & Marcus, Z. (2017). Synesthesia and the McCollough Effect. I-Perception. https://doi.org/10.1177/2041669517711718