Travmatik Bir Deneyimi Güçsüzleştirmek İçin Deviktimizasyon

04 Ekim, 2020
Deviktimizasyon, travmatik bir deneyimi takip eden yeniden inşa etme süreci sırasında güçlü bir araçtır. Bu konuda daha fazlasını öğrenmek için okumaya devam edin!

Travmatik bir deneyimin kurbanları çok fazla acı ve ıstırap yaşarlar. En kötü kısmı ise, insanların onlara karşı tutumu sıklıkla bu viktimizasyon durumuna katkıda bulunur ve onları daha da fazla acıtır. Bu yüzden bunun farkında olmak ve onların güç kazanmasına yardımcı olmak önemlidir, ki iyileşebilsinler. Deviktimizasyon insanlara gerçekten yardım eder.

Bu, travmatik deneyimin mağduru tanımlayan bir şey olmadığı bir dönüşüme giden yola çıkmak ike ilgilidir. Bunu yapmak, basit bir şey olmasa da, mümkündür. Bugünkü yazımızda ne yapabileceğinizi, ve bunları nasıl yapabileceğinizi öğreneceksiniz. Bunlara ek olarak, mağdurlara faydalı olabilecek güçlü bir araç olan psikolojik dayanıklılık hakkında da daha fazla şey öğreneceksiniz. Sizi, bu yolculukta bize katılmaya davet ediyoruz.

“İnsanca olan her şeyden bahsedilebilir, ve bahsedilebilir olan herhangi bir şey daha yönetilebilir hale gelebilir. Duygularımız ile ilgili konuşabildiğimizde daha az bunaltıcı, üzücü ve korkutucu hale gelirler.”

– Mr. Rogers

Travmatik Bir Deneyimden Sonra Deviktimizasyon

Bir kurban; bir suçun, kazanın ya da diğer herhangi bir olay ya da aksiyonun sonucu olarak zarar gören, yaralanan ya da öldürülen kişidirHasar fiziksel, psikolojik, sosyal ve materyal olabilir. Gerçek şudur ki, böyle bir deneyimden sonra kişinin sağlığının bir ya da birden fazla kısmı bundan etkilenir. İnsanlar her türlü şeyin kurbanı olabilir. Bunlara örnekler doğal afetler, tecavüz, silahlı bir çatışma dolayısıyla psikolojik saldırı, ve pek çok diğer şey olabilir.

Bu süreçlerin tamamı kurbanlar yaratır, bunlar bir travmatik deneyimden sonra bir tür hasar ya da acı ile yaşamak zorunda olan insanlardır. Genellikle, eğer bu deneyim uzun bir süre boyunca devam ettirilirlerse olumsuz oldukları belli olacak düşünceler, duygular ve davranışları da beraberinde getirecektir.

Deviktimizasyon kavramının önemi, kurbanların kurban gibi hissetmeyi bırakmalarına yardımcı oluşundan gelir, böylece kişiler yaşamları üzerindeki kontrollerini geri kazanabilirler. Bu pratik kurbanı bu düşünce yapısından çıkaracak araçlar ile silahlandırmayı içerir. Diğer bir deyişle, bu şekilde bir kurban olarak pozisyon almış şekilde kalmazlar, ya da bu durumdan yararlanıp durumlarını abartmazlar. Bunun nedeni, bazı durumlarda kurbanların durumlarına bakarak kendi anlatılarını inşa etmeleridir, bundan dolayı bunu durdurmaları ve kendilerini bunu aşmış olarak görmeye devam etmeleri gerekir.

Bu kurbanın bilinçli bir şekilde bu halde olmaya devam etmeyi istediği anlamına gelmez. Sıklıkla, kurban, başına gelenler ile ilişkili olan o korku dolayısıyla durumunu ebedileştirir. Pek çoğu kendi acılarına aşıktır ve bunu korumak isterler.

Deviktimizasyon kurbanın durumunu aşabilmesi için yeterli bir müdahale modeline dikkat çeken bir süreçtir. Bunun gerçekleşebilmesi için kişinin yakını olan birinin nasılları ve nedenleri vurgulaması gerekir. Buna ek olarak, kurban bunu destekli ya da desteksiz bir şekilde kendi üzerinde çalışarak da yapabilir. Bunların hepsinin üstünde olan şey ise, kendilerine bakma sorumluluğuna odaklanmalarıdır.

Deviktimizasyon yapması gereken bir kadın.

Kurban Nasıl Deviktimize Edilir

İlk önce, kurbanın kendisi deviktimizasyon yoluna çıkmak istemek durumundadır. Bundan dolayı, ilk adımlardan bir tanesi kişinin kendi kendine viktimizasyon yaptığını fark etmesidir. Bunu yapmak her şeyi başka bir perspektiften görmenize ve aksiyona geçmenize yardımcı olacaktır. Hadi birkaç yola bir göz atalım:

  • Duygularınızı tanıyın ve kendilerini nasıl gösterdiklerini anlayın, ve yavaş yavaş, kontrolü elinize alın. Bunu yapmak için kendinizi tanıyarak hareket etmek de gereklidir, böylece nereye gidiyor olduğumuzu ve nasıl olduğumuzu bilebiliriz.
  • Maskelere hoşça kal deyin. Bizi kurban olmaya götüren durumun ötesine ulaşabilen bir tutum sergilemek için kendi özgün benliğimizi bulmamız gereklidir.
  • Onları durdurabilmek için, kendi kendinize zarar veren düşünceleri tespit edin. Bu şekilde bilişsel durağanlığımızdan çıkabiliriz.
  • Pasif tutumunuzu bir kenara bırakın. Bu hareket edebilmemize yardımcı olur. Ana fikir, kendimizi hayatımızın kontrolünü ele almaya yönlendirmektir.

Ayrıca her şeyi farklı bir bakış açısından görmeye de başlayabiliriz. Bu, kendi kendimizi kurtardığımız ve kendimizi gerçekten olduğumuz gibi göstermeye başladığımız, başka insanlara ve kendimize sunabileceğimiz her şeyden yararlanmaya başladığımız daha nazik bir bakış açısıdır. Bu, kendimizi yeniden inşa etmek ile ilgilidir.

Bu basit bir iş değildir, ancak bunu ufak ufak inşa edebiliriz. Bunu yapmak için ise duygusal, sosyal, fiziksel ve ruhani dünyamıza dikkat etmemiz gerekir. Sağlığın çok önemli olduğunu ve yaşamlarımızın kontrolünü ele almanın kendimizin kontrolünü almak anlamına geldiğini unutmayın.

Parmakla gösterilen bir kadın.

Travmatik Bir Deneyimden Sonra Psikolojik Dayanıklılığın Gücü

İnsanlar psikolojik dayanıklılıklarını geliştirebilir ve bunu kullanarak içinizdeki en iyi versiyonunuzu dışarıya çıkarabilirsiniz. Bu, problemlerin üstesinden gelme becerisini içerir. Diğer bir deyişle, problemlerle yüzleşmektir. Gelişiminizin tüm alanları ile ilgisi vardır. Bundan dolayı, hem biyolojiniz hem de çevreniz tarafından etkilenir.

Psikolojik dayanıklılığınızı yükseltmek için çeşitli stratejiler kullanabilirsiniz. Örneğin, anlatılar ve sanat yoluyla size ne olduğunu göstermenize ve anlamanıza olanak tanıyacak iletişim köprüleri oluşturabilirsiniz. Ayrıca grup terapisine ya da bireysel terapiye de gidebilirsiniz. Hatta hukuki ve adli psikoloji uzmanı Ibeth Johana Acosta’nın önerdiği üzere, bunu zenginleştirilmiş gerçeklik üzerinden bile yapabilirsiniz.

Psikolojik dayanıklılık becerinize güvendiğinizde engelleri öğrenme deneyimlerine dönüştürebilir olursunuz. Böylece kendinizi kurban pozisyonundan ayrıştırırsınız ve deneyiminize daha nazik bir anlam ekleyen yeni anlatılar inşa etmeye başlarsınız.

Cyrulnik ve meslektaşları Resilience: How to Gain Strength from Childhood Adversity (Psikolojik Dayanıklılık: Çocukluktaki Zorluklardan Nasıl Güç Kazanılır) adlı kitaplarında bu konu üzerinde derin bir şekilde konuşuyorlarDiğer sorunların yanı sıra, mağduriyet süreçlerinde yaşamak için bir psikolojik seçenek de olduğunun altını çiziyorlar ve okuyucuyu konunun psiko-patolojik hale getirici görünüşünü hem profesyonel hem de kişisel bir bakış açısından aşmaya davet ediyorlar.

Sonuç Olarak

Kısaca, psikolojik dayanıklılık bir kurbanın iyileşmesine yardımcı olur ve hem kendisi hem de diğer insanlar ile daha özgün etkileşimler yaşamasına olanak tanır.

Buna ek olarak, öğrenme ve yeni ufuklar ile dolu bir anlamı olan bir dünyayı besleyen yeni anlatıların inşasına da yardımcı olabilir. Bu, bu duruma travmatik deneyimin ötesine geçen yeni bir anlam sağlar. Bu kulağa bir şeyleri aşmanın harika bir yolu gibi gelmiyor mu?

Acosta Rubiano, I.J. (2018). La resiliencia, una mirada hacia las víctimas del conflicto armado colombiano.

Cyrulnik, B., Manaciaux, M., Sánchez, E., Colmenares, M.E., Balegno, L., Olaya,, M.M., Cano, F. (2006). Centro Internacional de investigación Clínico-Psicológica (CEIC).

Fernández, A.A. (2017). Víctima y desvictimización. Tesis Doctoral, Universidad Católica San Antonio de Murcia.