Travma Sonrası Gelişim Nedir?

19 Ağustos, 2020
Bazı insanlar problemlerle karşılaştıklarında zorlanır ve harap olurlar. Diğerleri için ise bu benzersiz bir kişisel dönüşüm sürecidir. Peki bu bazı insanlar ve diğerleri derken neyden bahsediyoruz? Travma sonrası gelişim hakkında daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin!

Hiç kimse hayatında olumsuz durumlarla karşılaşmak istemez. Bununla birlikte, er ya da geç, kendi acı verici deneyimlerinizle de başa çıkmanız gerekecek. Deneyimler, bazı insanlar için yıkıcı olabiliyor ve hatta sağlık sorunlarına bile yol açabiliyor. Ancak bu deneyimler, diğer tipteki insanlar için de travma sonrası gelişim anlamına gelen bir büyüme sürecini de beraberinde getiriyor. Yani, bu insanların hayatlarının gidişatını olumlu yönde değiştiren bir süreci.

Duygusal travmanın insan hayatına nasıl olup da olumlu bir şey getirebileceğini hayal etmek oldukça zor. Bununla birlikte, birçok insan, mevcut zorlukları aşmayı bir şekilde başarır, böylece gerçek bir kişisel dönüşüm yaşar. Fakat travma sonrası gelişim ve bunu getirdiği büyüme tam olarak nedir ve bunun meydana gelmesinden hangi faktörler sorumludur?

Travma sonrası gelişimde önemli faktörler

Travma sonrası gelişim

Travma sonrası büyümeyi, bir kişinin travmatik bir olaydan sonra üstlenilen bir mücadele sürecinin sonucu olarak yaşadığı olumlu değişiklikler olarak tanımlayabilirsiniz.

Bu süreç, bir bireyin sadece olumsuz deneyimin üstesinden gelirken yeni koşullar geliştirmeden başlangıçtaki durumunu geri kazanabileceği gerçeğini ortaya koymaz. Travma sonrası büyüme, bir kişinin kendisini algılama biçiminde gerçek bir dönüşüm anlamına da gelir.

Dolayısıyla, olumsuz bir deneyimden sonra, kişinin bakış açısında net bir değişim algısı vardır:

  • Bu kişiler, bir şekilde hayatlarını yeniden değerlendirirler ve aynı zamanda önceliklerinde de bir değişiklik yaratırlar.
  • Sosyal ilişkileri daha samimi ve sıcak hale gelir. Güçlükler karşısında kişilerarası bağlar güçlenir ve bu durum aynı zamanda acı, empati ve şefkat gibi duyguların gelişmesine yardımcı olur. Bu, örneğin, çocukları tıbbi sorunlar yaşayan ebeveynlerde sıklıkla meydana gelen bir hadise. Bu velilerin birçoğu bu deneyimi paylaştıktan sonra daha yakın ve daha birleşik hissettiklerini ifade ediyor.
  • Daha büyük bir kişisel güç duygusu yaşarlar. Bu nedenle, travmatik olay bir kişinin güvenini ve gelecekteki zorluklarla başa çıkma becerisini önemli ölçüde artırır.
  • Ayrıca, yaşamdaki yeni olasılıkları ve yolları keşfeder ve tanırlar. Genellikle, bu durum da, bir zamanlar çok katı ve baskıcı roller ile ilişkileri deneyimleyen kişilerin başına gelir. Ayrıca, olumsuz deneyimlerden sonra hayatlarını yeniden yönlendirme fırsatları bulurlar.
  • Son olarak ruhsal gelişim gerçekleşir. Ahlak ve maneviyat olumlu yönde daha olgun bir duruma doğru dönüşür. Kişinin değerler ölçeğinin yeniden yapılanması gerçekleşir ve daha üstün bir yaşam perspektifi gelişir.

Bir dönüşüm süreci

Bu dönüşüm ve değişimin bir andan diğerine birdenbire olmadığını ve tesadüfen veya bir bireyin talihiyle gerçekleşmediğini unutmayın. Travma sonrası gelişim ve büyüme, derin bireysel yeniden yapılanmanın sonucu meydana gelir. Travmatik deneyimin ışığında, en kökleşmiş paradigmalar ve bilişsel şemalar istikrarsızlaşır. Dünyayı kavrayışları sarsılır ve hayatın anlamına dair o ana kadar bildiklerine meydan okunur.

Böylece, yeni ve acı veren gerçeklikle yüzleşmeye gelince, kişinin bakış açılarının ve varsayımlarının yeniden yapılandırılması ve yeniden şekillendirilmesi süreci harekete geçer. Bu, daha olumlu ve işlevsel olan yeni bakış açıları ve varsayımlara yol açar. Bunun nedeni, hiç kimsenin travma sonrası büyüme gelişim sürecini artık aynı kişi olarak yaşamaması. Bu, derin bir dönüşüm yolculuğu aslında.

Ancak, bu yol, acısız bir yol değil. Bu süreç boyunca, stres ve olumsuz duygular kendini gösterir ve mevcut kalır. Dahası, gelişim ve büyümenin gerçekleşmesi için bu stres ve olumsuzluklar vazgeçilmez birer unsur. Öyleyse, bazı insanları zorluklardan daha güçlü ve dönüşmüş halde çıkarırken, diğerlerini tüm sonuçlarıyla birlikte karanlık bir çukura düşüren nedir?

Travma ile başa çıkmayı bilmek

Travma sonrası gelişim için uygun bir başa çıkma tarzı

Farkın çoğu kişinin kişiliği ve mizacıyla kendini gösterir. Herkes aynı derecede iyimserlik, pozitiflik ve esnekliğe sahip değil  sonuçta. İnsanların genetik özellikleri ve çevresi, büyük olasılıkla onların karakteristik özelliklerini ve yeteneklerini şekillendirmiş oluyor.

Bu nedenle, bazı kişilerin daha kullanışlı ve işlevsel başa çıkma stillerini kullanma olasılığı diğerlerinden daha fazla. Araştırmalar, yansıtıcı tarzlara ve duygusal ifadeye başvuranların daha fazla bir miktarda travma sonrası gelişim ve büyüme yaşadıklarını göstermekte.

Bu nedenle, mevcut başa çıkma stratejileriniz zorluklar karşısında sonsuz acı çekmenize yol açıyorsa ve kendinizi çaresiz hissediyorsanız, tarzınızı değiştirmeyi düşünün. Herkes, kendisini her geçen gün daha da çok artan güven ve iyimserliğe götüren başa çıkma becerileri geliştirebilir. Böylece, olumsuz veya acı verici olayların başınıza gelmesini engelleyemeseniz de, travma sonrası gelişim ve büyüme fırsatından faydalanabilir ve kötü deneyimlerinizin her birinden bir şeyler öğrenebilirsiniz.

  • Bustos Caro, A. C. (2011). Cuando se acaba el amor: Estrategias de afrontamiento, duelo por pérdidas amorosas y crecimiento postraumático en estudiantes universitarios (Bachelor’s thesis, Quito: USFQ, 2011).
  • Acero, P. (2012). Crecimiento postraumático y construcción de sentido en la adversidad. Cuadernos de crisis y emergencias2(11), 7-12.