Sistem Psikolojisi Neyi İnceler?

28 Ekim, 2020
Sistem psikolojisi, sistemin farklı parçalarının birbiriyle etkileşiminden doğan sonuçlar üzerine odaklanır. Diğer bir deyişle, bu yaklaşımın temel amacı insanlar arasındaki etkileşimleri çalışmaktır.

Sistem psikolojisi grup içi ilişki ve iletişim dinamiklerini merkezine alır. İlişkileri ve bunlardan doğan bileşenleri analiz eder. Bu düşünce okulu, bireylerin “sistem” denen farklı kolektif yapılar içinde birbirleriyle ilişki içinde olduklarını öne sürer. Dolayısıyla, her bir grup ya da insan kolektifi farklı bir sistemle ilişki kurar. Bu aile, iş, romantik ilişkilerin kurulduğu gruplar gibi pek çok grup için geçerlidir.

Bu tarz bir psikoloji dalı, teorisini bağlama dayandırır. İnsanların hareket ve etkileşim halinde olduğu farklı alanlar göz önünde bulundurulur. Bireylerin çevreleriyle iletişim kurma şekillerinin, gelişim ve kişisel olgunlaşma bağlamında belirleyici bir etkisi olduğu belirtilir. Bundan ötürü, sistem psikolojisi farklı gruplardaki sorunların çözülmesi için kullanılır. Çiftler, çalışma grupları, aileler ve bireyler bazında sistem psikolojisi metotları uygulanabilir.

Bugünkü yazımızın geri kalan kısmında, bu düşünce okulunun nasıl ortaya çıktığından ve neyi savunduğundan söz edeceğiz. Diğer bir deyişle, sistem psikolojisinin prensipleri hakkında konuşacağız.

Avuç içinde kağıttan kesilmiş anne baba iki çocuk şekli

Sistem Psikolojisinin Kökeni

Sistem psikolojisi, Bertalanffy tarafından tanımlanmış genel sistem psikolojisine dayanan bir psikoloji dalıdır. Düşünür, bu düşünceleri 20. yüzyılın ikinci yarısında şekillendirmeye başlamıştır. Bertalanffy teorisinde etkileşim kavramına ağırlık vermiştir. Taraflar ya da ilişki içindeki insanlar arasındaki karşılıklı bağımlılığın bulunduğu bir sistem öne sürmüştür. Bunun yanında, “sistem” kavramının genel sistem teorisi ile ilişkili olmadığını da belirtelim.

Benzer şekilde, sistem terapisinin temelleri antropolog Gregory Bateson ve ekibi tarafından atılmıştır. Antropolog ve ekibi Kaliforniya’nın Palo Alto şehrinde çalışmıştır. Bateson; Jackson, Haley ve Weakland gibi araştırmacılarla da iş birliği yapmıştır. Şizofrenik aileler arasındaki iletişim sistemini analiz etmişlerdir.

Çözümsüz çelişki teorisi Bateson’ın araştırmasından ortaya çıkmıştır. Bu teori de sistem psikolojisinin çıkış noktası haline gelmiştir. Bu bağlamda, çözümsüz çelişkinin iletişim bağlamında bir ikilem olduğunu söyleyebiliriz. Bundan ötürü, birbiriyle çelişen iki ya da daha fazla iletiden bu durumun doğduğunu belirtebiliriz.

İnsanlar arası iletişimin sistem terapisinin yapı taşlarından biri olduğu ortadadır. Bu düşünce okulunun kurulmasında Paul Watzlawick’in de emeği olduğunu belirtmek isteriz. Watzlawick, iletişimin pratik yanlarıyla ilişkili problemlere odaklandığı bir birey iletişim teorisi geliştirmiştir. Watzlawick’in teorisi iletişimin davranış üzerine etkilerine odaklanılmasına ön ayak olmuştur.

Sistem Psikolojisi: Çıkış Noktası

Aşağıda sistem psikolojisinin ilgili temel noktalarını sıraladık:

Bütün Olarak Bir Sistem

Bu psikoloji dalında, uzmanlar sistemi bir bütün olarak ele alırlar. Çünkü bütün, kendi içinde kısımlardan daha fazladır. Benzer şekilde sistem psikolojisi, sistem içindeki farklı ögelerin etkileşiminden kaynaklanan bütünün niteliklerine odaklanır. Önemli olan, insanlar arasındaki etkileşimden doğan ilişkilerdir.

Aile, arkadaşlık, partnerlik, iş arkadaşlığı gibi farklı sistemler bağlamsal açıdan birbirleriyle ilişkilidir. Bu çatı altında, insanların rolleri ve davranışları sistemin taktiksel kuralları tarafından belirlenir. Sistemin üyeleri arasındaki etkileşim de önemli bir rol oynar. Sistem psikolojisi bu rollere ve davranışlara odaklanarak bunları analiz eder.

Çok Nedenli Köken

Sistem psikolojisi dairesel ve çok nedenli bir perspektiften durumları inceler. Olayların tek bir nedene bağlı olduğu lineer bir bakış açısını benimsemez. Tam tersi, çeşitli belirleyici nedensel etmenler bulunmaktadır.  Her etki ve tepki, bağlama göre sürekli olarak değişir. Örneğin; aile üyeleri aynı olaya farklı tepkiler verebilir. Bu da tüm tepkilerin bir kombinasyonu olarak ortaya çıkan son durumun nasıl olacağını etkiler.

Benzer şekilde, Paul Watzlawick  bireyler arası etkileşimlerde tekrarlanması muhtemel kalıpları açıklamak için dairesel nedenselliği ön plana çıkaran öncü kişilerden biridir. Bu sorunların daireselliği özellikle bireylerin aksiyonları nasıl etkileyebileceği ile belirgin hale geliyordu. Diğer bir deyişle, bireyin diğerlerinin aksiyonlarını, diğerlerinin de bireylerin aksiyonlarını nasıl etkilediği inceleniyordu.

Sistem psikolojisi öncüsü paul watzlawick

Sistem Psikolojisi İçin En Önemli Etmen İletişim

Yukarıda da söz ettiğimiz gibi, Watzlawick sistem psikolojisinin öncülerinden biriydi. İletişim teorisiyle birlikte bu alanda hatrı sayılır isimlerden biri haline geldi. Uzmanlar iletişimi tedavi süreçlerinin önemli etmenlerinden biri olarak kabul ettiler. Sistem terapisinde iletişim, üzerinde çalışılacak önemli bir konu haline geldi.

Her bir sistemin belirli kuralları bulunmaktadır ve sistem terapistleri bu kuralları bilmekle mükelleftir. Ancak böyle bi koşulda uygun olmayan kurallara karşı çalışılabilir. Sistem psikolojisi düşünce okuluna göre, iletişim kurma şekillerimiz sorunların sürmesi ya da yoğunluğunun azalması konusunda ilerleyişi belirler.

Sonuç olarak, sistem psikolojisi zorluklar ve sorunlara dair farklı bir perspektif sunar. Bu perspektife göre, terapi odağında ilişkiler insanlardan çok daha önemlidir. Sistem terapisine dair farklı çalışmalar farklı dal ve düşünce okullarının da önünü açıyor.

Hoffman, Lynn ([1981] 1987). Fundamentos de la terapia familiar, Fondo de Cultura Económica, México.

Umbarger, Carter (1983). Terapia familiar estructural, trad. José Luis Etcheverry, Amorrortu, Argentina.

Watzlawick, Paul, J. Beavin, D. Jackson ([1967] 1997). Teoría de la comunicación humana, 11ª ed., Herder, España.