Mutsuzluğu Kabullenmek Cesaret İster

· Nisan 15, 2018

Kaç defa mutsuzluğunuzu gizleyip örtbas etmeyi denediniz? Toplumumuz küçük yaşlardan itibaren üzgün olmaya katlanamayacağımızı ve cesur olmamız gerektiğini aşılar. Her zaman güçlü olmalı ve kırılmamalıyız çünkü mutsuzluktan öğrenilecek bir şey yoktur. Toplum her zaman yalnızca mutluluğun sağlıklı ve istenen duygu olduğunu söyler. Ancak mutluluk dahil hiçbir şey sonsuz değildir.

Elbette mutsuzluk olumsuz bir duygudur. Peki ya bu olumsuz duyguyu kendimiz için olumlu bir şeye çevirirsek? Mutsuzluğu kabul etmek zordur ama ya bunu başarıp bundan ders çıkarabilirsek? Bu duyguyu kapatmaya çalışmak yerine ona biraz yer açsak nasıl olur?

Mutsuzluğu kabul etmek: basit bir duygu

Bir aile üyesini kaybetmek, işten ayrılmak, sevgiliden ayrılmak, bir hastalık ya da beklentilerimizin karşılanmaması… bunların hepsi bizi mutsuz eden olaylar. Bunlar o kadar derin mutsuzluk olmayabilir çünkü bir kaybın ardından önce öfke duyarız.

Depresyon ve mutsuzluk arasında önemli bir fark vardır. Depresyon bir duygu değildir. Depresyon, bir olay ya da bir durumdan sonra devam eden bir hastalıktır. Ayrıca mutsuzluğun yanı sıra başka semptomların da depresyon sırasında kendini göstermesi gerekir. Bu farka rağmen mutsuzluk ve depresyon birbirine benzer görünebilir.mutsuz kadın

Depresyon sırasında yalnızca mutsuz hissetmezsiniz. Aynı zamanda uyku sorunları ve yapılan aktivitelerden keyif almama gibi durumlar söz konusudur. Her zaman yaptığınız işlere ilgi duymama, suçluluk duygusu ve konsantrasyon eksikliği de görülen diğer semptomlar arasındadır. Böyle hissediyorsanız bir an önce bir uzmandan yardım almalısınız.

Ancak bir duygu olarak tek başına mutsuzluk kendimizi tanımak için bulunmaz bir fırsat sunar. Araştırmalara göre özellikle birinin kaybından sonra aktivasyonu artan bu duygunun tedavisi klinik değil, sevilen kişilerden alınan destektir.

Kabul edilen mutsuzluk…gözyaşlarının nedeni

İnsanlığın akıttığı tüm göz yaşlarına rağmen bazı insanların içindeki gizemleri halen tam olarak anlamış değiliz. Yine de bazı çalışmalar sosyal varlıklar olarak bizlerin rahat olmak için iletişim kurması gerektiğini gösterdi.

Ağladığımız zaman, sadece bir değil, karmaşık bir duygular ağı olması normaldir. Ağladığımız koşullar da oldukça çeşitlidir. Mutluluktan, etrafımızdaki insanlardan, öfkeden ya da duygusal bir film izlerken empati kurup ağlayabiliriz. Her gözyaşı önemli bir hikâye anlatır.gözyaşları

Gözyaşlarımızı ya da ağlamayı kötü olarak görmek bizi daha güçlü veya daha iyi insanlar yapmaz. Başkalarının bizim hakkımızda söylediklerine göre davranıyoruz. Ve bu noktada kendimize şu soruyu sormalıyız: o kişi hiç ağlamadı mı? Eğer ağlamamışsa bir şeyler yolunda gitmemiş demektir.

Ağlamak bizi sakinleştirir, endişe seviyelerini düşürür ve daha iyi nefes almamızı sağlar. Gözyaşı dökmek, kendi hislerimiz için doğru olan bir eylemdir ve bizi başkalarıyla birleştirir. Üstüne üstlük, bakterilerden de kurtulmuş oluruz ve böylece vücudumuz hastalıktan korunur. Peki onların sorunu ne?

Mutsuzluğu kabullenmediğimizde: “ağlama güçlü ol”

Kolay ağlayan biriyseniz kim bilir kaç defa durmanız için sizi uyardılar. Size güçlü durup ağlamamanız gerektiğini söylediler. Sadece zayıf insanların ağladığını… Maalesef bazılarımız bu sözleri o kadar sık duydu ki bunları içselleştirdi. Yani kendi gözyaşlarımızın sensörleri olduk.

Bazen neden bunları söylediklerini anlayabiliriz. Belki bu sözleri söyleyenlerin de kötü bir niyeti yoktur. Ancak başkalarının sözlerini istemeden de olsa kabul etmiş ve hayatımız olarak benimsemiş oluruz.ağlayınca akan makyaj

Fakat daha önce de dediğimiz gibi bu sözler aslında zarar verici nitelikte değildir.  Kabullenmek ve bu sözleri yenileriyle değiştirmek bizden sonraki nesiller için öğretici olabilir. Özellikle de çocuklar etrafta olanları duyup adapte olmak konusunda çok beceriklidir.

Bir sorumluluğumuz var: mutsuzluğu kabul etmek ve duygularımızın her birinin rolünü öğrenmek. Bu duyguları kabullenmek ve onlara yer açmakla ilgili. Ancak bu şekilde iyileştirici ve motive edici görevlerini yerine getirebilirler.

Öte yandan teorik olarak mantığı duygulardan ayırmak oldukça yararlı ve eğitici olabilir. Fakat işlevsel düzeyde, bu süreçlerin, sadece parçalarının toplamından çok farklı bir bütünle sona erme eğiliminde olduğunu unutmayacağız.

“Hala gülebiliyorken gül; sadece ihtiyacın olduğunda ağla.”

– Chojin

Kısacası mutsuzluk da ihtiyacımız olan duygulardan biridir. Bu nedenle mutsuzluğu düşman belleyip ona karşı savaşmayın çünkü bunu yapmak cesaretinizi daha çok kırar ve acı verir.

[featured-post url=”https://aklinizikesfedin.com/mutsuzlugun-5-evresi/”]