Karar Verme Yorgunluğu, Sizi İçine Hapseden Ağ

Karar verme yorgunluğu, yaşam kalitenizi ince bir şekilde etkileyen faktörlerden biri. Bu konsept nelerden oluşuyor ve bunu nasıl yapıyor? Bugünkü makalemizde, bu sorulara cevap arıyoruz.
Karar Verme Yorgunluğu, Sizi İçine Hapseden Ağ

Son Güncelleme: 10 Ocak, 2021

Karar verme yorgunluğu, siz farkında bile olmadan sizi etkiliyor olabilir. Mantıksız görünebilir, ancak bilimsel araştırmalar, ortalama bir kişinin herhangi ve sıradan bir gün içerisinde yaklaşık 35.000 karar verdiğini ortaya koymuş durumda. Bu tükenmek için yeterince iyi bir sebep, değil mi?

Bu kararların akışı fark edilmez, çünkü bu belirlemelerin çoğu önemsiz konuları içerir. “Kalkmalı mıyım yoksa beş dakika daha uyumalı mıyım?” “Ne giymeliyim?” “Kahvaltıda ne yemeliyim? Zaten geç kaldım!” Gördüğünüz gibi, insanların karar yorgunluğundan muzdarip olması alışılmadık bir durum değil.

Sosyal psikolog Roy F. Baumeister, bu karar yükünden yola çıkarak, karar yorgunluğu kavramını icat etti. “Ne kadar mantıklı ve yüksek fikirli olmaya çalışırsanız çalışın, biyolojik bir bedel ödemeden karar üstüne karar veremezsiniz” şeklindeki tespitiyle, aldığımız kararlar konusunda bizi açıkça uyardı. Kesin bir şekilde ifade edebiliriz ki, fiziksel yorgunluk, bu karar yükü karşılığında ödediğiniz bedeldir ve bunun sonucunda da günlük yaşantınızda birçok hata yaparsınız.

“Asla korkuya dayalı kararlar vermeyin. Umut ve olasılığa dayalı kararlar alın. Bir şeyin olmaması gerekenleri üzerinden değil, olması gerekenlerine göre karar verin.”

– Michelle Obama

Karar verme problemleri

Karar verme yorgunluğu

Her türlü yorgunluk, yeteneklerinizi ve potansiyelinizi azaltır ve ayrıca, nedenini anlamadan bir öğleden sonra veya günün ortasında uyuyabilecek kadar yorulmuş olduğunuzu hissettirir. Size göre, ne de olsa kendinizi fazla zorlamamışsınızdır. Ancak, hissediyor olduğunuz yorgunluğun nedeni, bu yorgunluğun birikmesi ve zamanla sizi etkilemeye başlaması. Bunun yanında, hissettiğiniz stres de artar ve daha az verimli hale gelirsiniz.

Bu ağın içerisine düşerseniz, büyük olasılıkla ilgisiz bir tutum geliştirmeye başlarsınız. Her şey sizin için aynı olacaktır ve başka hiçbir şey yapmanıza gerek kalmaması için görevlerinizi olabildiğince çabuk tamamlamak isteyeceksiniz. Hatta, bir süre sonra, hiçbir fikriniz yokmuş gibi hissedersiniz ve yaşadığınız rutinden de oldukça sıkıldığınız için, beyniniz size ölüyormuşsunuz gibi hissettirecektir.

Gerçek şu ki, insanoğlunun sınırlı miktarda zihinsel enerjisi bulunuyor. Beyin, olumsuz sonuçlara yol açmadan sürekli çalışabileceğimiz bir makine değil. Hatalar, kötü kararlar, erteleme ve duygusal sıkıntıların tümü yaşadığınız yorgunluğun sonucu. Peki bu konuda ne yapabilirsiniz?

Otomatikleşmek

İnsan beyni, küçük değişikliklerle sistematik olarak uygulayabileceği modellere sahip olduğunda çok daha iyi çalışıyor. Bu nedenle, karar yorgunluğunu önlemek için yapabileceğiniz en iyi şey, yapabileceğiniz her şeyi otomatikleştirmek ve bir rutini takip etmek. Yani, bir gününüz ne kadar yapılandırılmış olursa, bu durum sizin için o kadar iyi olacaktır.

Ama bir dakika… Bu sizi biraz da robot gibi yapmaz mı? Hem evet, hem de hayır. Günlük yaşantınızı bir sisteme oturtursanız, yapmanız gerekeni yapmayı  daha kolay başarırsınız ve sabit bir rutini izlediğinizde daha verimli olacağınızı görürsünüz. Bu anlamda, yapabileceklerinizin en iyisi, beyni pek çok tatsız görevden kurtarmanız ve yaratıcılık ve daha yüksek düzeyde bir düşünce yapısının gelişmesi için yer bırakmanız.

Neyi otomatikleştirebilirsiniz? Örneğin, Barack Obama yedi yıl boyunca tüm gala etkinliklerinde hangi kıyafeti giyeceğine önceden karar verdi. Angela Merkel’in hazır kıyafetlerinin bir listesi var ve giyecek bir şeyler bulmaya zaman harcamıyor. Her gün ne yiyeceğinize vb. karar vererek gününüze başlayabilirsiniz. Buradaki fikir, günlük kararların sayısını azaltmak.

Her şeyi önceden planlamak ve sabit bir rutine sahip olmak sıkıcı birşey mi? Öyle düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Aslında, araştırmalar, rutinlerini planlayan ve ona sadık kalanların daha mutlu olduğunu gösteriyorlar. Özellikle, bu insanlar, karar yorgunluğundan etkilenmiyorlar.

Mutluluğun sırrı kararlı olmakta.

Karar verme yorgunluğunu önlemek için diğer anahtarlar

Bu konuyu inceleyen kişiler, en önemli kararları günün başında vermeyi tavsiye ediyorlar. Bunun nedeni, beyninizin en çok enerjiye sahip olduğu ve aynı zamanda en uyanık olduğu zaman, günün bu saatleri. Bu nedenle, günün sonunda, sabah düşünebilecekleriniz ile ilgili kararlar vermekten kaçının. Aynı şey görevler için de geçerli, en zor olanları en önce yapmanız, enerjinizi daha efektif kullanmanızı sağlayacaktır.

Kısacası, günün ikinci bölümünü çok fazla talepkar olmayan şeyler için ayırın. Bu, sadece daha verimli olmanıza yardımcı olmaz, aynı zamanda ruh halinizi de etkileyecektir. Başka bir deyişle, kendinizi daha etkili, daha az yorgun ve daha rahat hissetmenize yardımcı olur.

Karar yorgunluğundan kaçınmanın bir başka yolu, telefonunuza gelen mesajlarınızı okumak gibi dikkatinizi dağıtabilecek her şeyi engellemek. Son olarak, çok zorlayıcı olmayan ancak maruz kaldığınız uyaranları artırabilecek ve aynı zamanda sizi birçok küçük kararlar almaya zorlayabilecek şeylerle ilgilenmek için her gün birkaç saatinizi de mutlaka toplu bir biçimde ayırmanızı öneriyoruz.

İlginizi çekebilir ...
Duygusal veya Rasyonel Kararlar: Hangisi Daha İyi?
Aklınızı Keşfedinsayfasında okuyun Aklınızı Keşfedin
Duygusal veya Rasyonel Kararlar: Hangisi Daha İyi?

Duygusal ve rasyonel kararlar... Gerçekten bu ikisi birbirinden o kadar da farklı mı sizce? Bu sorunun cevabını öğrenmek istiyorsanız okumaya devam...



  • Narducci, A. S. (2007). La fatiga de decidir o si acaso vale la pena ser juez. In Estudios de derecho en homenaje a Raúl Tavolari Oliveros (pp. 605-612). Lexis Nexis.