İmada Bulunmak İlişkilere Zarar Verir

Mart 28, 2019
Sürekli olarak imada bulunmak kötü huylu iletişim ile eşanlamlıdır. Bu, bir çeşit üstü kapalı psikolojik istismar demektir.

İnsanlar genellikle gerçekte ne düşündüklerini söylemek yerine imada bulunurlar. Bununla birlikte, partnerinize, ailenize ya da arkadaşlarınıza günlük olarak imalarda bulunmak gerginliğe neden olabilir. Çünkü bir şey söyleyip derinlerde tam tersini kast edenler, iletişim sürecini bozar ve karşı tarafa üstü kapalı bir istismar türü uygularlar; özellikle de birilerini suçlayarak kendilerini aklamaya çalıştıklarında.

İnsanlar genellikle konuşmanın gücünü göz ardı eder ve çok tehlikeli alışkanlıkları benimserler. Bu noktada, bazen keskin alaycılığı kullanabilenlerin ve bir şeyi dolaylı bir şekilde aktarmasını bilenlerin merak uyandıran ve yadsınamaz zekalarına hayran olmaktan kendimizi alamayız.

Her şeyin bağlam, durum ve ana bağlı olduğu açıktır. Bununla birlikte, etkisiz, zararlı ve sinsi bir şekilde iletişim kurmayı seven insanlar olduğu gerçeğini de inkar edemeyiz.

Peki, bu kadar zararlı olduğu halde insanlar neden bunu yapmaya devam ediyor? Bu noktada iki temel neden karşımıza çıkar. İlki, daha önce de bahsettiğimiz gibi bunun “orijinal” olmasıdır. İkincisi, konuşan kimselerin kendilerini gizlemek ve korumak için başvurduğu bir yol olmasıdır. Bu şekilde, kendilerini “Oh, aslında ben bunu kastetmedim.” gibi ifadelerle haklı çıkarabilirler.

Manipülasyonun bu “dilsel oyunu” sayesinde, insanlar bize farklı anlama gelen şeyler söyleyebilirler. Baştan çıkarma gibi belirli bağlamlarda iletişim yolunu zenginleştirebilir; ancak diğer pek çok durumda tam tersi etkiye sahiptir.

“Saldırganlık eğilimi, insanda doğuştan gelen, bağımsız ve içgüdüsel bir eğilimdir.”

– Sigmund Freud

arası bozuk çift

İmada bulunmak ve kötü huylu iletişim

İmada bulunmak pasif agresif insanların yatkın olduğu bir şeydir. Bu yöntemi, başkalarına alttan alttan hakaret etmek, suçu başkasına atmak ve işler istedikleri gibi gitmediğinde karşı tarafa soğuk davranmak için kullanılırlar. Evet, insanlar şaka yaparken imalarda bulunurlar. Bununla birlikte, bu tür bir davranış şeklinin uygunsuz olduğunu bilmeniz gerekir.

Florida Üniversitesi’nde psikoloji profesörü Jim K. McNulty bu dinamiği “dolaylı düşmanlık” olarak adlandırıyor. McNulty’e göre bu, söylediğimiz şey ile iletmek istediğimiz şey arasındaki tutarsızlıkla karakterize edilen kasıtlı bir iletişim kusurudur.

Ayrıca, insanlar imalarda bulunurken, bunu sözel olmayan ancak nihayetinde yeterince açıklayıcı olduğu ortaya çıkan bir dille yaparlar. İçinde, öfke, çatışma ve aşağılama gibi farklı duyguları ileten jestlere ve tutumlara rastlanabilir.

Çoğu durumda, insanların kullandığı sözel olmayan iletişim, sözel olandan çok daha içtendir. Bu nedenle, imalara maruz kalan kişi karşı tarafın ses tonunu ve tavırlarını onun kelimelerinden daha önce işler.

Alay etmek veya aşağılamak amacıyla imalarda bulunmak günün gereklerinden bir tanesi olduğunda, söz konusu dinamik psikolojik istismara dönüşebilir. Bu nedenle, imada bulunmak kötü huylu iletişimle eşanlamlıdır ve mağduru ciddi şekilde etkileyebilir.
üzgün bir kadın

Sürekli imalarda bulunan birine nasıl tepki vermelisiniz?

Bahsi geçen Profesör McNulty, duygusal ilişkiler alanında dikkate değer bir uzman. 2016’da yürüttüğü bir çalışmada, romantik ilişkilerde en uygun iletişim stratejilerini (anlaşmazlıkların çözülmesine yardımcı olabilecek) tanımladı.

Bunlardan bir tanesi çözümsüz çelişkilerden kaçınmaktır. Antropolog Gregory Bateson tarafından icat edilen bu terim, sevgiyi ve en önemlisi saygıyı sabote eden ve boğan imaların ya da üstü kapalı mesajların kullanımına atıfta bulunur.

Artık, imalarda bulunmamız gerektiğini biliyoruz. Peki, ya bu dinamiğinin alıcı ucunda biz varsak? Sürekli olarak bize bir şeyler ima eden birine nasıl tepki göstermeliyiz?

İşte yardımcı olabilecek bazı stratejiler.
açık iletişim yerine imada bulunmak

Size her zaman imalarda bulunan biriyle baş etmenin kilit noktaları

  • Etkili iletişim talebinde bulunun: Birisinin size imalarda bulunduğunu fark ettikten sonra, onlardan sizinle açık bir iletişim kurmalarını isteyin. Eğer söylediklerini anlayacak kadar “akıllı” olmadığınızı söylerlerse, konuşma zamanı geldiğinde yanınızda “akıllı” birinin olmasını talep edebilirsiniz.
  • Pasif-agresif yaklaşımı tespit edin: Gerçekten demek istedikleri şeyleri söylemek yerine sürekli olarak imalarda bulunan birçok kişi pasif-agresif bir kişiliğe sahiptir. Bu gibi durumlarda, sınırları belirlemek son derece önemlidir ve bunu mümkün olan en kısa sürede yapmanız gerekir. Onların bu tutumunu kabul etmeyeceğinizi anladıklarından emin olun ve size düzgün muamelede bulunmalarını talep edin.
  • Ayrıca, diğer kişiden beklediğiniz şeyin en iyi örneği olmaya çalışın. Samimi bir iletişim talep ediyorsanız, kendiniz de içtenlikle iletişim kurun.
  • Kontrol edilmekten kaçının: Bu tarz bir eylemin arkasında yatan gizli bir kontrol ihtiyacı olduğunu unutmamalısınız. İpuçları, alaycılık ve dalga geçmek, başkalarının benlik saygısını sabote etmenin ve böylece onları kontrol etmeyi kolaylaştırmanın yollarıdır.
  • Bu zararlı dil, tanımlamanız ve durdurmanız gereken diğer sağlıksız dinamiklere yol veren bir geçit de olabilir. En kısa sürede sınırları belirlemeniz gerekir.

Sonuç olarak, imada bulunmak bazı durumlarda tolere edilebilir bir davranış olsa da (hatta takdir edilebilir), genelde kötü huylu iletişimle aynı anlama gelir. Sağlıklı iletişimin her zaman dürüst olduğunu asla unutmayın.

  • McNulty, J. K. (2016) What Type of Communication during Conflict is Beneficial for Intimate Relationships? Journal of Experimental Psychology https://doi.org/10.1016/j.copsyc.2016.03.002
  • McNulty, J. K. (2010). When positive processes hurt relationships. Current Directions in Psychological Science19(3), 167–171. https://doi.org/10.1177/0963721410370298
  • Baker, L. R., McNulty, J. K., & VanderDrift, L. E. (2017). Expectations for future relationship satisfaction: Unique sources and critical implications for commitment. Journal of Experimental Psychology: General146(5), 700–721. https://doi.org/10.1037/xge0000299
  • Long, N., Long, J., and Whitson, S. (2017). The Angry Smile: The New Psychological Study of Passive-Aggressive Behavior at Home, at School, in Marriage and Close Relationships, in the Workplace and Online. Hagerstown, MD: The LSCI Institute.