Güvenin Ateşe Kapılması Fenomeni

Ocak 28, 2020
Güvenin ateşe kapılması fenomeni duygusal bağımlılık için kullanılan bir metafordur. Yani bazen size zarar veren şeylere çekildiğinizi hissedersiniz. İyi tarafından bakacak olursak, sizi korkularınızın kaynağına; yani özgürleştirecek şeyin kendisine ulaştırabilir. 

Bazen size acı veren şeylerden kaçamadığınızı hissedersiniz. Ne kadar stres yaratsa ve sınırlarınızı zorlasa da gidemezsiniz. Böyle bir durumda bağımlılığa düşmek kolay olur. İşte buna güvenin ateşe kapılması fenomeni diyoruz.

Bağımlılık açısından bakınca terk edilmek, en derinlerde hissettiğiniz ve sizi en çok kısıtlayan korkudur. Bu korku yüzünden kendinizi arka plana atarsınız. Sağlıklı ilişkiler kurmak yerine toksik durumları körükleyebilirsiniz. Güvenin ışığa kapılması fenomeninde genelde olan durum budur.

Peki bu tam olarak nasıl bir şey? Bu tuzağa düşmemek için ne yapabilirsiniz? Bunun farkında olmak size ne gibi bir fayda sağlar? Haydi cevaplarımızın peşine düşmeden önce, arayışımıza şu ilham verici sözle başlayalım:

“Akışına bırakmak demek, en korktuğunuz şeyle yüzleşirken bile vazgeçebilmektir. İşte mutluluğa giden yola buradan başlarsınız.”

Güvenin ateşe kapılması fenomeni

Psikolog ve yazar David Sola’nın tanımladığı gibi; bu fenomen insanların, kendi durumunu zorlaştırarak onlara zarar verecek davranışlarda bulunmasıyla tanımlanır. Çoğu zaman eski ilişkilerle ilgilidir.

Yani burada bahsettiğimiz fenomende kişi eski ilişkilerine geri dönüp durur. Bu da ona her seferinde acı verir çünkü eski problemler kendini tekrar etme eğilimindedir.

güvenin ateşe kapılması: gece mesaj yazan kadın

Daha somut şekilde anlamak adına, eski sevgilisine geri dönmek için her şeyi yapan insanları düşünün. Mesajlar gönderir, arar, hediye alırlar vs. Kısacası partnerini hayatında tutmak için ne gerekiyorsa yapabilirler.

Peki bu fenomene neden güvenin ateşe kapılması diyoruz? Böyle diyoruz çünkü güveler ateşin yaydığı ışığa son derece kuvvetli bir çekim duyarlar. Ancak, yaklaştıkça acı çekmeye başlarlar. Hatta öyle ki bu acı bile güvenin ateşe duyduğu çekime karşı koymasına yetmez.

Bu fenomenin muhtemel sonuçlarından biri öz saygının azalmasıdır. Bu ateşin kül etmeye başladığı ilk şey öz saygımızdır. Sadece bununla kalmaz, duygusal kontrolü ve gerçeklik algısını da yok eder.

Güvenin ateşe kapılması fenomeninden nasıl kaçınırsınız?

Size, güvenin ateşe kapılması fenomeniyle başa çıkmak için bazı stratejiler göstereceğiz. Bir bakalım:

  • Kendinizi daha iyi tanıyın. Kendinizi tanımak verdiğiniz mantıksız kararların farkına varmanıza yardımcı olur. Ayrıca bu davranışların size zarar verse de cezbedici gelebileceğini anlarsınız. Sonuç olarak, bunlardan kurtulmak için bazı davranış biçimleri geliştirmenin temelini atabilirsiniz.
  • Öz saygınızı geliştirin. Kendi değerinizin farkında olursanız benlik saygınızı koruyan sınırları aşmanız güçleşir.
  • İnsanları idealize etmeyi bırakın. Bazen sevdiğiniz birini mükemmel olarak görebilirsiniz. Mükemmelliğe uzak biri olsa dahi onu olduğundan daha çok yüceltebilirsiniz. Bu, bedeli ağır olsa bile ilişkiyi korumak için çaba gösterme eğilimine yol açan motivasyonu oluşturur.
  • Yalnız olmanın yanlış bir tarafı olmadığını hatırlayın. Yalnızlık algısı kişinin bakış açısına göre değişen bir şeydir. Yalnız kaldığınız zamanları, bir şeyler hakkında kafa yormak ve en sevdiğiniz aktiviteleri yapmak için fırsat olarak düşünün.
  • Kendinizi kandırmayı bırakın. Yani hayatınızda olanların farkına varın ve kendinize karşı dürüst olun.
  • Daha iyi anlamaya çalışın. Durumu net bir şekilde kavramaya çalışın. Ayrıca, kendinizi karşınızdaki kişinin yerine koyun.

Herkesin istediği kişiyle beraber olmaya hakkı olduğunu unutmayın. Kendinize saygınız olsun istiyorsanız başkalarının da haklarına saygı göstermelisiniz. Bu, eski sevgiliniz artık sizinle beraber olmak istemediğinde de geçerlidir.

kendini kucaklayan kadın

Bu fenomenin farkında olmak size ne kazandırır

Güvenin ateşe kapılması fenomenine düştüğünüzün farkına varırsanız şunları kazanırsınız:

  • Hayatınız kolayca akışında ilerler.
  • Kendinizi duygusal olarak onarabilirsiniz.
  • Kendi limitiniz ile beraber başkalarının limitini de görmenize yardımcı olur.
  • Affettikçe özgürleşirsiniz.
  • Empati kurma yetisi geliştirmek için çalışırsınız.
  • Hayatınız daha çok anlam kazanır.

Duygusal Kaos’tan İçsel Özgürlüğe adlı kitabında David Sola, bu fenomeni yaşadığınızı tespit edebilmek konusunda kendiniz için bir şeyler yapmaya çabalamanın önemini gösteriyor. Bir kere bunun farkına vardığınız zaman, daha sağlıklı ilişkiler kurarak yaşam kalitenizi arttırmaya yönelik adımlar atmak adına aksiyon alabilirsiniz.

Güvenin ateşe kapılması fenomeni bazen sizi kapana kıstırır. Ancak bundan kurtulmak da sizin elinizde. Öz saygının, prensiplerine bağlı kalmanın, sınırlar koymanın ve kendini tanımanın bu çeşit bir düşünce sarmalına düşmeyi engelleyen nitelikler olduğunu unutmayın.

  • Solá, D. (2016). Del caos emocional a la paz interior: cómo lograr una sanación integral. Tyndale House Publishers.