Freud ve Jung Arasındaki 10 Fark

· Temmuz 8, 2018

Sigmund Freud ve Carl Gustav Jung ile ilgili – bazıları oldukça alevli – sayısız tartışma var. Onların fikirlerini destekleyen ve karşı çıkan uzmanlar bulabilirsiniz, her birinin birbirinden ince farklarla ayrılan sebepleri vardır. Bireysel olarak bakmak yerine ikisini bir arada değerlendirdiğimizde tartışmalar daha da ilginç hale gelir.

Freud ve Jung arasındaki farklar ilginçtir çünkü paradoksal olarak, kariyerlerine başladıkları ilk dönemlerde ikisinin düşüncelerinin ve teorilerinin pek çok ortak noktası vardı.

Hatta birbirlerine çok benzedikleri için iki ünlü ismin görüşlerini karıştıranlar oluyordu. Kariyerlerinin ilerleyen dönemlerde böyle şeyler olmadı. Aralarındaki farklar belirgin hale geldi ve psikoloji alanında marka olmuş bu isimlerin fikirleri birbirinden uzaklaştı. Bu büyük beyinlerin hikayeleri aracılığıyla bir yolculuğa çıkmak istiyoruz…bize katılmak ister misiniz?

Freud ve Jung

Sigmund Freud psikolojinin en eski ve en güçlü alanlarından birini olan psikoanalizi başlatan ve şekillendiren Avusturyalı bir nörolog. Bunun yanı sıra, hem destekçilerine hem de ona karşı çıkanlara göre 20. yüzyılın en önemli entellektüllerinden biri olarak görülüyordu.

Nörolog olduğu için ilk ilgi duyduğu alan nörolojiydi. İlk fikirlerini bu alanda üretti ve sonra gün geçtikçe hem bozuklukların sebeplerini analiz şekli hem de üzerinde çalıştığı bozukluk türleri ile psikolojiye odaklanmaya başladı.

İsviçreli Carl Gustav Jung o dönemde bir psikiyatrist, psikolog ve yazardı. Psikoanalizin ortaya çıkmasında rol oynayan anahtar isimlerden biriydi. Sonra Jung psikolojisi olarak bilinen alanda kendi analitik psikoloji okulunu kurdu.

Jung’a göre Freud’un çalışmaları ilginçti. Hatta Freud halka Jung’un kendisinin “varisi” olacağını bile duyurmuştu. Ancak kişisel ve teorik anlaşmazlıklar nedeniyle ikisinin yollarının ayrılması uzun sürmedi. Bu yüzden Jung bir dönem başkanlığını da yaptığı (1910) Uluslararası Psikoanalitik Birliği’nden kovuldu.

sigmund freud bir şey okurken

Freud ve Jung arasındaki farklar

Freud ve Jung arasında çok sayıda fark var. Biz bu makalede en önemli farklardan bazılarını paylaşacağız.

1. Biri psikoanalist, biri değil

Jung’un teorilerinden bahsedilirken “Jung psikoanalizi” terimini duymuş olabilirsiniz ancak bu basit bir hata. Jung bir psikoanalist olarak görülmüyordu. Hatta tamamen o okuldan ayrılmaya ve kendi okulunu kurmaya karar veren de oydu.

2. “Kompleks” terimi

Freud’a göre bu terimi ortaya atan kişi Jung’tu. Freud “kompleks” terimini “Oidipus kompleksi” veya “iğdiş kompleksi” gibi teorilerinde kullandı. Ancak Jung için “kompleks” kendi kişilikleri varmış gibi davranan duygusal olarak yüklenmiş resimler veya temalar anlamına geliyordu. Her bir kompleksin merkezinde arketipi vardı ve bu travma konseptiyle ilişkiliydi.

carl jung ve arketipler

3. Parapsikoloji ve psişik fenomeni

Jung’a göre parapsikoloji ve “psişik fenomeni” çok önemliydi. Ancak Freud bu tür fikirlerin üzerinde durulmasına ve psikoanalizle ilişkilendirilmesine karşıydı; böyle bir şeyin yapılmasının var olan teorileri bozacağına inanıyordu.

4. “Arkaik kalıntılar” konsepti

Freud için “arkaik kalıntılar” belli bilinçsiz zihinsel biçimlerle ilgiliydi. Onları “mnemic trace” adını verdiği konseptiyle ilişkilendiriyordu. Ancak Jung’a göre arkaik kalıntılar bundan daha fazlasıydı. Hatta onu psikoloanalizin öne sürdüğü haritadan farklı bir bilinç dışı haritası yaratmak için kullandı. Jung, kolektif bilinçsizlikten bahsediyordu.

Hastasının rüyalarının psikoanalizini yapar, farklı kültürlerin efsanelerini yorumlar ve bunlara simya ile ilgili semboller üzerine yaptığı araştırmasında yer verirdi. Jung için kolektif bilinçsizlik insan doğasının bir parçasıydı. İnsanlığın en doğaüstü duygusal anlarından üretilen örnek yapılardan meydana geliyordu. Asırlık karanlık korkumuzun, Tanrı’yla ve iyi ve kötüyle ilgili fikirlerimizin geldiği yerin burası olduğunu söylüyordu.

“Beyin bir buz dağı gibidir, kütlesinin yedide biri suyun üstündedir.”

– Sigmund Freud

5. Tarihi etkenler ve şimdiki zamanın önemi

Freud’a göre hem nevroz hem de psikoz her bir bireyin tarihi geçmişi nedeniyle gelişir, güncel yaşamları veya koşulları nedeniyle değil. Yani, tarihi faktörler içinde bulunulan andaki ve gelecekteki davranışları belirlerler.

Ancak, Jung’a göre bunun tam tersi oluyor. Ona göre geçmiş etkenler göreceli bir etkiye sahip. Freud, Jung’la özellikle bu konuda anlaşmazlığa düşmüş olmasa da, genel olarak Jung’un nevrozla ilgili geçmişin sonucu olan şimdiki zamana odaklanmasına karşı çıkıyordu.

“Ben başıma gelenler değilim, ben olmayı seçtiğim şeyim.”

– Carl Jung

6. Yaşam gücü libidoya karşı

Jung libido temasını, vücudumuzun biyolojik evrimi için o dönemde önemli olan şeylere – yemek, ölüm, seks – bağlı olarak değişen genel bir yaşam enerjisi veya yaşam gücü olarak tanımlıyordu. Ancak Freud’un libido konsepti farklıydı. Libidonun bireyin psikoseksüel gelişimi boyunca vücudunun farklı bölgelerinde yoğunlaşan ağırlıklı olarak seksüel olan enerji olduğunu söylemişti.

7. Psiko-topolojiler

Freud için psişik yapının üç seviyesi vardır: bilinç öncesi, bilinçli ve bilinçsiz. Jung, ikinci seviye olan bilinçlilik hali konusunda aynı fikirdedir ama ona göre iki türlü bilinçsizlik vardır: Bireysel bilinçsizlik ve kolektif bilinçsizlik.

8. Aktarım

Freud ve Jung arasındaki bir diğer fark aktarım fenomenini anlama biçimleri arasındaki farktır. Freud asimetrik bir ilişki kurulması gerektiğine inanır. Terapist, sonradan analiz için kullanılmak üzere, hastanın fantezilerini, rol modellerini vs. aktarabileceği bir kara tahta gibidir. Aktarım tek yönlüdür.

Jung ise analiz için aktarımın merkezi bir sorun olduğunu düşünmeye devam etti ve Freud’un geleneksel fikirlerine katılmadı. Terapatik ilişkiyi simya ile ilgili bilgisine göre tanımladı. Bağlantı üzerine birbirini değiştiren iki farklı kimyasal beden metaforunu kullanıyordu. Bir başka deyişle, ona göre, hasta ve psikoterapist arasındaki ilişki işbirlikçi ve çift yönlüydü.

kanepede uzanan hasta ve terapist

9. Kanepe

Freud kanepeyi analiz için vazgeçilmez bir araç olarak kullandı. Amacı analisti hastanın görüş alanından uzak tutmaktı. Jung ise seanslarını yüz yüze, kanepe olmadan, hastanın karşısında oturarak gerçekleştirdi.

10. Seans sıklığı

İkisi arasındaki bir diğer fark seansların sıklığıyla ilgiliydi. Carl Gustav Jung, başlangıçta hastalarını en az haftada iki kez görüyordu ve her seans yaklaşık bir saat sürüyordu. Sonra yaklaşık üç yıl boyunca haftalık bir seansa düşürüyordu. Freud ise hastalarını haftada altı kez görüyordu, her bir seans 45 – 50 dakika sürüyordu.

Burada sadece Freud ve Jung’un metotları, düşünceleri ve teorileri arasındaki 10 farktan bahsettik ancak çok daha fazla fark var. İlişkilerini ve her birinin psikoloji alanında nasıl iz bıraktığını görmek oldukça ilginç. Onların çalışmalarını ve kişiliklerini biraz daha derin bir şekilde incelemenizi öneriyoruz.