Carl Jung’un En İyi 11 Kitabı

Ocak 6, 2018 İçinde Kitaplar 164 Paylaşıldı
jung'un karikatür çizimi

Carl Jung’un yazdığı kitaplar, basit bir insan davranış analizinin ötesinde olan yapıtlardır. Jung, psikolojinin derinine inen öncülerden biri olup, aynı zamanda, yaratıcı bir yazardı da. Çalışmaları, psikanaliz, maneviyat, din, felsefe ve rüya deryalarının harika bir simyasını içermektedir. İnsan ruhunu bu kadar başarılı bir şekilde inceleyen çok az sayıda bilim insanı gelmiştir bu dünyaya.

Graham Collier, Jung’un herhangi bir insanı etkisi altına almak için ihtiyacı olan şeyin sadece beş dakika olduğunu söylerdi. Collier, 2. Dünya Savaşında savaşmış bir RAF pilotu, Gürcistan Üniversitesinde görevli bir felsefe profesörüydü. Ünlü İsviçreli psikanalist 75 yaşına vardığı zaman kendisi ile tanışma fırsatına erişti. Collier, Jung’un birisi ile muhabbet ederken, karşısındaki insanın cevabını, ironik ve neredeyse tüyler ürpertici bir duruş ve saygın bir sessizlik içerisinde dinlemesinden oldukça etkilenirdi.

“Hayat, sizi öldürecek bir hastalık değildir.”

– Carl Gustav Jung

Doktor Collier, aynı zamanda, hayatının belirli bir döneminde, Jung’un bazı bilim toplulukları tarafından dışlandığını da aktarmıştır. Bu dışlanma durumu, analitik yaklaşımlardan daha ziyade, ruhani ögeleri baz alarak, insanın vicdanı üzerine yapmış olduğu çalışmaların derlendiği kitapların yayınlanmasından sonra meydana gelmiştir. Tüm bunlara rağmen, teorileri o kadar çok ilgi çekmiştir ki, o dönemde muazzam seviyeye çıkan toplumun öğrenme merakına cevap vermek için, BBC, yayınlamkta olduğu Yüz Yüze (Face to Face) adlı bir programa, Jung’u, kendisinin teorilerini oldukça yeren İşçi Partili bir milletvekilini çağırıp, ikili arasında bir röportaj yapılmasını teklif etmiştir.

Röportajın sonuçları kelimenin tek anlamı ile muazzamdı. Jung’un soğukkanlılığı, kendi halinde oluşu, ikna kabiliyeti ve cazibesi o kadar karşı koyulamazdı ki, “röportaj”, daha çok doğaçlama bir basın açıklamasına dönüşüverdi.  Jung’un teorilerini eleştirme niyetiyle programa katılan milletvekili John Freeman, O’nun fikirlerinden oldukça etkilenmiş olacak ki, uzun süren bir dostluğun temelleri bu tarihten sonra atıldı. Öyle ki, Jung’u, en ünlü kitaplarından biri olan İnsanlar ve Sembolleri’ni (Man and His Symbols) yazmaya teşvik eden kişi Freeman’ın ta kendisiydi.

Jung ile ilgili anlatacak daha birçok anı vardır. Uzun seyahatlerinden, Freud ile olan karmaşık ilişkisinden ya da genel olarak sinema sektöründeki ve kültürümüz üzerindeki etkisinden saatlerce bahsedebiliriz. Bununla birlikte, Jung’u anlama yöntemlerinden biri de kitaplarını okumaktan geçer. Bu muhteşem mirasın tadına bakmaya ve onun teorilerini, sembollerini, kişisel görüşlerini ve psikoloji tarihi üzerinde silinmez bir iz olarak bıraktığı karakterini keşfetmek, bize büyük bir değer katacaktır.

insanlar ve sembolleri kitap kapağı

Carl Jung’un en iyi kitapları

Jung’un çalışmaları oldukça kapsamlı olup, denemelerinden ve kişisel notları da dahil olmak üzere, kendi otobiyografisinden oldukça fazla sayıda malzeme kullanmaktadır. Jung ve Freud arasındaki 1906-1913 yılları arasında vuku bulan mektupları bile, bu arşivlerden bulabiliriz. Bu mektuplar, psikoanaliz hareketinin gelişimi ve bu iki araştırmacı arasındaki ilişkiyi derinlemesine görmek adına iyi birer kaynak olarak göze çarpmaktadır.

Şimdi, Carl Jung’un en iyi kitapları ile ilgili bu yazıda, önceliğimiz onun adını tüm dünyaya duyuran eserleri paylaşmaktır. Bahsedeceğimiz kitaplar, teoriler, düşünceler ve fikirler, Jung’un adını duymamış insanlardan tutun da, Jung felsefesini özümsemiş  insanlara kadar, geniş bir yelpazeyi memnun edecek bir biçimde derlenmiştir.

1. İnsan ve Sembolleri

Bu yazının başında bahsettiğimiz ilk kitabın nasıl ortaya çıktığını zaten ifade etmiştik. BBC röportajından sonra, ünlü bir politikacı olan John Freeman, Jung’dan, kendi teorik düşüncelerini, en sade ve en eğitimsel açıdan toplumla paylaşmasını istedi. Jung da bu teklife uydu, ve sonuç olarak ‘İnsan ve Sembolleri’, Carl Jung’un 1961’deki ölümünden önce yazmış olduğu son kitap olarak bizlere kaldı.

‘İnsanlar ve Sembolleri’ kitabında dikkatimizi çeken şey, kitapta bulunan 500’ün üzerindeki görseldir. Bu görseller, bizi sembolizm teorisine ve rüyalarımızda, sanatta ve hatta günlük hayatımızda sıkça gördüğümüz sembollerin önemine götürmektedir.

“Ben, başıma gelenlerden ibaret değilim. Ben, olmak istediğim kişiyim.”

– Carl Gustav Jung

2. Dört Arketip (The Archetypes and The Collective Unconscious)

Bir baş yapıt. Bu kitap, Jung’un en ilginç kitaplarından biri olmanın yanında, en tartışmalı görüşlerinden birini açıkladığı konuyu baz alır: yani, arketipleri.

Kitabı okuduğumuz zaman, bir yandan kolektif bilinçaltına ve diğer bir yandan ise, arketip doğasına derinlemesine inceleme yapan bir denemeler kümesini görüyoruz. Atalarımız tarafından bize miras kalan bu yapıların psişik ifadesi, kuşkusuz Jung’un eserlerinin çoğunun temel taşını oluşturan fikirdir.

bitkiler ve hayvanlar girdabı

3. Ego ve Bilinçaltı İlişkisi (The Relations Between the Ego and the Unconscious)*

Zaten sizin de bildiğiniz gibi, Carl Jung, analitik psikoloji öğretisinin kurucusudur. Bu kitap, şüphesiz, bu öğretinin en başarılı şekilde temsil edildiği yapıttır. Ayrıca, kendi özünde, psikoloji tarihinin küçük bir kısmının da bir açıklamasıdır.

Bu sayfalarda, Jung bizlere, bir zamanlar Freud’un insan ruhu hususunda anlattıklarından çok daha orijinal fikirler sunmaktadır. Devam eden çalışmalarında ve konuyu daha enine ve boyunca tekrar eline aldığında, Jung, bilinçaltını daha iyi bir şekilde açıklayabilmektedir. Bu yapıtında, Jung kolektif bilinçaltı ile bireysel bilinçaltı arasındaki ilişkiyi işlemektedir.

4. Eşzamanlılık (Nedensellik Dışı Bağlayıcı Bir İlke)(Synchronicity: An Acausal Connecting Principal)

Eşzamanlılık (Nedensellik Dışı Bağlayıcı bir İlke), Carl Gustav Jung’un, Nobel ödüllü bir fizikçi ve kuantum mekaniğinin kurucularından biri sayılan Wolfgang Pauli ile yazdığı küçük bir baş yapıttır. Bu kitapta, Jung’un, en ilginç ve en iyi bilinen fikirlerinden birisini yakından inceleme şansına erişiyoruz. Yani, eşzamanlılık hakkında konuşuyoruz.

Jung bu fikrini ilk kez, her yıl İsviçre’nin Ascona kentinde düzenlenen Eranos toplantılarında açıklamıştır. Bu toplantılarda konuşulan konulardan, her zaman için bir deneme, makale veya kitap çıkagelmiştir. Jung, o zamanlar 50’li yaşlarındaydı ve İsviçre’li psikiyatrist, hem meslektaşları ve hem de akademik dünya için, tartışmalı olduğu kadar ilgi çekici de bir kavram sundu:  Tesadüf olarak algıladığımız, aslında şans eseri, basit bir olay değil, ‘eşzamanlılık’ olarak adlandırdığı bir durumdu.

Kitap aynı zamanda, sözü geçen kavram ile eserlerinde eşit derecede öneme sahip olan bir fikir arasındaki ilişkiyi de detaylandırıyor: sezgi.

5. İnsan Ruhuna Yöneliş (Modern Man In Search of a Soul)

Bu, Carl Jung’un çalışmalarını en iyi şekilde temsil eden kitaplarından biridir. Aynı zamanda, bilinçsizlik dünyasına yapılan harika bir gezidir. Kitabın çoğu, rüyalarla ilgili olması gerçeğine rağmen, bu yapıtta, günlük hayatımızda uygulamaktan çekinmediğimiz, o kompleks ve sınırlayıcı davranışlarımızın bir bölümünü ‘takip’ edebiliriz.

Jung’un hayalleri yorumlarken aklındaki düşünce, Freud’dan farklıydı. Jung, çocukluk döneminde geliştirilen, klasik cinsel dürtüleri tanımlamaya çalışmıyordu. Tersine, hastalarının davranışlarındaki ve duygusal acıdan çektikleri sıkıntıları anlamak adına, “şu anın haritasını” ve içeriğini takip etmenin içerisindeydi.

Şüphesiz bu eser, Carl Jung’un fikir yapısını anlamak için vazgeçilmez kitaplardan biridir.

6. Çocuğun Ruhunda Çatışmalar (Conflicts in the Child’s Soul)*

Okuyucularımızdan bazıları, “ruh” teriminin, psikoloji ile ilgili bir kitapta görünce şaşırabilir. Carl Jung’un eserlerini anlamak için, bu fikrin ve kavramın her zaman mevcut olduğunu unutmamak gerekir.

Gerçekte, Jung’un kendi otobiyografisinde de açıkladığı gibi, hiçbir doktor, ilk önce ruhuyla temas kurmadan, bir hastayı tedavi edemez.
Paylaş

Bu fikir bize, Jung’un insanlara yönelik bütünleyici yaklaşımı hakkında ipucu verir. Çocukluğun ve gençliğin, insan hayatının en önemli evreleri olduğuna inanan Jung, bu zamanlara daha fazla dikkat edilmesini öğütlemektedir. Bu sayede, çocuğun ailesel çerçevede yaşadığı olası çelişkiler, eksiklikler ve ön yargıların yanı sıra, annenin ve babanın kişiliği, kuşkusuz çocuğun ilerleyen zamanlarda, yaşam refahını veya potansiyel psikolojik sorunlarını belirleyecektir.

İlginçtir ki, Sigmund Freud’un kendi kız kardeşi de hayatını bu amaca adamıştır. Çocukluk travması geçirmiş çocuklara psikolojik destek sağlamıştır. Freud’un kendisi bu alana hiç dikkat etmezken, çalışmalarında da üzerinde durmamıştır.

kormuş gözü yaşlı çocuk

7. Aktarım Psikolojisi (The Psychology of the Transference)*

Bu blogda, ilginç aktarım kavramı hakkında zaten sık sık konuştuk. Bu mevzu bahis, psikoanalitik veya psikodinamik düşünce öğretilerinde her zaman dile getirilen bir düşüncedir.

Bu eser, Carl Jung’un, ilgili konuyu en başarılı şekilde ifade ettiği kitaplarından biridir. Ayrıca, simya ile aktarım ve hasta ile terapist arasında da ilginç bir bağ olduğunu belirtmektedir Jung. Zaten bildiğimiz gibi, günlük pratikte psikoterapi, hastanın, kendi deneyimlerini ve duygularını terapiste yansıtarak, iyileşme sürecini zorlaştıran bir olgunun ortaya çıkmasına neden olabilir.

Bu kitapta Jung, bazen doktor ve hasta arasında oluşan dinamiği ve bağlantıları açıklamak için, sembolik figürlerini tekrar kullanmaktadır.

8. Rüyalar (Psychic Energy and the Essence of Dreams)*

Bu kitap, birbirinden ilginç  altı denemeden oluşmaktadır. Bu denemelerde, “derin psikoloji” olarak anladığımız kavramı yakından tanıma fırsatına erişiyoruz. Bu kavram Jung öğretisinin temel yapı taşını temsil eder. İsviçre’li psikiyatr için, tüm zihinsel olguların, gerçekte bir enerji biçimi olduğunu unutmamak gerekir

“Rüyaların temel işlevi, psikolojik dengemizi yeniden sağlamaktır.”

– Carl Gustav Jung

“Ruh Enerjisi” başlıklı ilk denemesinde Jung, bireylerin içine kapanık ve dışa dönük olması gibi belli yönlerini daha iyi anlamak adına ilginç bir giriş yapıyor. Daha sonra “Rüyaların Psikolojisi Hakkında Genel Hususlar” ve “Rüyaların Özü” başlıklı denemelerinde, hem acemiler hem de konunun uzmanlarının, bu temsili kavramları daha iyi anlamalarına yardımcı olacak bir şekilde, insan, sosyal davranış ve hayaller üzerine yapılan bu araştırmaya derinlemesine giriyor.

Kitabın bu bölümünün, “Ruhsalcılığın Psikolojik Temelleri” başlıklı deneme ile bittiğini de belirtmek gerekiyor. Burada yazar, alışılagelmiş netlikle, aklımızda kalması gereken, psikolojinin objektif esaslarını açıklar.

rüya kapanı

9.Analitik Psikoloji Üzerine İki Deneme (Writings on Spirituality and Transcendence)*

Carl Gustav Jung Tanrıya inanmazdı ama maneviyata ve maneviyatın her bir katmanının, kültürümüze ve, sonuç olarak da, insanlığa etkisine inanırdı.

“Psikolojinin, insana ve insan ruhuna bu kadar yakın olduğu için, dini görmezden gelmesi haksızlık olur.”

– Carl Gustav Jung

Bu kişisel ve tutkulu bir kitaptır. Carl Gustav Jung’un savunduğu ve harika bir miras olarak bizlere bıraktığı analitik psikolojisini daha kapsamlı bir şekilde anlamak istiyorsanız, hafta sonu eve kapanıp, okuyabileceğiniz muhteşem bir eser. Jung’un aklında olan her zaman yer eden bir düşünce olmuşsa, o da, bir kişinin karakterini anlamak için, ruhsal düzlemini unutmamamız gerektiğidir. Jung’a göre, psişik yaşamın kökenini oluşturan tüm fenomenleri ve gelenekleri hesaba katmalıyız.

Bu nedenle Carl Jung’un kitaplarının, özellikle de ‘Analitik Psikoloji Üzerine İki Deneme’nin, sayfalara akıp giden aklının bir yansıması olduğunu anlamalıyız. Jung, gözlemlediği her şeyi algılayıp, bunun özüne inebilen, insan ruhunun da ötesindeki gerçek anlam bulmak için çabalayan bir karakterdi.

Bu kitap, bir antolojidir; her okuyucunun üzerinde etki bırakabilecek bir antropoloji, din, sanat ve maneviyat yolculuğudur.

10. Anılar, Düşler, Düşünceler (Memories, Dreams, Thoughts)

Bu kitap yazıldığında, takvimler 1957’yi göstermekte, Jung ise artık 81 yaşına gelmiştir. Kendi hayatının öyküsünü anlatabileceği, katartik ve ilgi çekici bir projeye başlamak için mükemmel bir zamandır. Jung, meslektaşı ve arkadaşı Aniela Jaffe’nin yardımıyla bunu hayata geçirdi. Bu sayfalarda, Freud ile gergin fakat meyve veren ilişkilerinden tutun da, “ruhunun dibi” olarak adlandırdığı boyuta, her bir seyahatinin, konuşmasının, keşfinin ve deneyiminin nasıl şekil verdiği hususuna kadar, yılların birikimini öğrenebiliyoruz.

Okuyucuya, kariyerinin son demlerini yaşayan birinin, anılarının ve kişisel düşüncelerinin aktarıldığı basit bir hatırat ile karşı karşıya olmadığını belirtmek gerekir. Jung, teorilerinin temellerini bir kez daha ortaya koyma fırsatını, tam on ikiden vurarak değerlendirir. Bu eserinde, insan zekası, bilinçsizliği, sembolizmin rolü ve psikoterapi ilkeleri üzerine fikirlerini açıklar.

Bu kitap, Carl Jung’un düşüncelerini ve bir psikolog olarak kişisel çalışmasını daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır.

11. Kırmızı Kitap (The Red Book)

Carl Jung’un en değerli ve en zor anlaşılan kitaplarından olan bu eserini en sona ayrıldık. Elbette Kırmızı Kitap’tan bahsediyoruz. Bir çok çeşitli nedenlerden ötürü, çok özel biri kitaptır bu. Bu nedenlerden biri, aktarmak istediği her şeyi bu kitaba sığdırma düşüncesinin, Jung’un tam 15 yılını almasıdır.

Altınız çizmemiz gereken bir diğer husus ise, Jung’un mirasçılarının bu kitabın yayınlanmamasını istemesidir. Tarihler 2009’u gösterene kadar, büyüleyici ama aynı oranda rahatsız edici olan, bu garip, karmakarışık ve esrarengiz kitabın tadına bakamamıştık. Kırmızı Kitap, ya da diğer ismi ile Liber Novus, Jung’un 1913-1916 yılları arasında gördüğü korkunç rüyaları anlatıyor. Kitabı yazarken Jung’un amacı, bu rüyaları ve rüyalarındaki sembollerin altında yatan anlamları ortaya çıkarmaktı.

gizemli kadın silueti ve çiçek

Kırmızı Kitap felsefi, bilimsel, dini veya edebiyat tabanlı bir kitap değildir. Birden fazla yoruma olanak tanıyan, kehanet ve efsanevi nüanslar ile bezeli, sınıflandırılamaz bir eserdir. Anlamak ya da keyfini çıkarmak istiyorsanız kafanızda birden fazla yaklaşım olması gerekir.Kırmızı Kitap, Jung’un teorisini biraz daha anladıktan sonra, okumaya değer harika bir hazinedir.

“Bir zamanlar, bir yerlerde bir Çiçek, bir Taş, bir Kristal, bir Kraliçe, bir Kral, bir Saray, bir Aşık ve bir de Sevgilisi vardı ve tüm bunlar çok uzun zaman önce, 5000 yıl evvel, okyanustaki bir adadaydı. . . . Ruhun Mistik Çiçeği Aşkta böyledir. Bu her şeyin Merkezidir, Benliktir.”

– Kırmızı Kitap’tan bir Parçası

Sonuç olarak, Carl Jung’un oldukça fazla sayıda kitabı, makalesi, denemesi ve eseri olmasına rağmen, önerdiğimiz bu 11 şaheser, zamanınızın sadece küçük bir kısmını rica ederek, unutulmaz bir karakterin öğretilerini, muazzam bir şekilde aktarma yeteneğine sahiptir. Carl Jung’un bu kitaplarını okumaktan aldığımız haz büyüleyici nitelikte olduğu kadar zenginleştiricidir de.

Bibliyografik Kaynaklar

Jung, Carl G., (1985), İnsan ve Sembolleri (Man and His Symbols).

Jung, Carl G., (2009), Dört Arketip (The Archetypes and The Collective Unconscious). Paidos.

Jung, Carl G., (2009), Ego ve Bilinçaltı İlişkileri (The Relations Between the Ego and the Unconscious)*. Paidos.

Jung, Carl G., (1952), Eşzamanlılık (Nedensellik Dışı Bağlayıcı Bir İlke)(Synchronicity: An Acausal Connecting Principal)

Jung, Carl G., (2013), İnsan Ruhuna Yöneliş (Modern Man In Search of a Soul), DeBolsillo

Jung, Carl G., (2011), Çocuğun Ruhunda Çatışmalar (Conflicts in the Child’s Soul)*. Paidos

Jung, Carl G., (1983), Aktarım Psikolojisi (The Psychology of the Transference)*

Jung, Carl G., (1995), Rüyalar (Psychic Energy and the Essence of Dreams)*. Paidos.

Jung, Carl G., (2016), Analitik Psikoloji Üzerine İki Deneme (Writings on Spirituality and Transcendence)*. Trotta

Jung, Carl G., (2001), Anılar, Düşler, Düşünceler (Memories, Dreams, Thoughts). Paidos

Jung, Carl G., (2010), Kırmızı Kitap (The Red Book), Paidos.

Bunlar da ilginizi çekebilir