Logo image
Logo image

Duygusal Krizin Dört Aşamasını Keşfedin

3 dakika
Karmaşık ya da tehditkar görünen bir durum aşılmaya çalışırken meydana gelen süreçler, duygusal krizin farklı aşamaları olarak karşımıza çıkar. Bu tip durumları belirlemek ve çözüme ulaştırmak için profesyonel yardım gerekmektedir.
Duygusal Krizin Dört Aşamasını Keşfedin
Son Güncelleme: 27 Ocak, 2021

Duygusal krizin aşamaları tekrar dengeyi bulma sürecinde normal dönemler olarak karşımıza çıkar. Kritik mevzular tek gecede çözülemez fakat çözüme ulaşma yolunda bazı adımlar atılır.

Duygusal krizin her aşamasında prensipte en uygun aksiyonlar olmasa da bazı tepkiler verilir ve bunlar normal tepkilerdir. Bu tepkiler bir şeyleri zorlamamamıza yarar ve müdahale etmemiz gerekmeyen anlarda her şeyin doğal akışında gerçekleşmesini sağlar.

Bu tip bir krizde kişi o kadar etkilenir ki olay yalnızca duygularla değil, biliş ve davranışlarla da ilişkilenmeye başlar. Bu gibi durumlarda kişi temiz düşünceler sergileyemez, çözüm üretemez ya da diğerlerine yardımcı olamaz. Bugünkü yazımızda, duygusal krizin aşamalarının neler olduklarını inceleyeceğiz.

“Krizler hayatınızı süsler. Bu kriz anlarında gerçekten kim olduğunuzu keşfedersiniz.”

– Allan K. Chalmers

Some figure

1. Duygusal Krizin İlk Aşaması: Felç Hali

Duygusal krizin temel özelliği beklenmedik anda gerçekleşen ve geleceğe dair bir istikrarsızlık ve belirsizlik getiren bir değişim sonucunda kendini göstermesidir. Duygusal krizler yaşanırken şoka neden olan ve tepki verme kapasitemizin sınırlarını aşan bir ya da birkaç gerçeklik bulunur.

Duygusal krizin ilk aşaması sağlıklı bir savunma kaynağı olan felç halidir. Doğada canlılar ne zaman tehlikede hissetseler, özellikle de bilinmeyen bir tehlike halinde oldukları gibi kalırlar. Felç bir şaşkınlık ifadesi olarak karşımıza çıkar ve temel olarak durumun aniden ortaya çıkmasından kaynaklanır.

2. Belirsizlik

İlk sersemlik atıldıktan sonra belirsizlik hali kendini gösterir ve bu da acı çekilmesine ve anksiyeteye neden olur. Kişi ne olduğunu anlamaya başlar fakat bununla başa çıkmak yerine tehditin büyüklüğüne odaklanır.

Bu bağlamda karmaşık bir anksiyete kendini gösterir. Bu yönlendirilememe, duyguları tanımlayamama, karışık fikirlerin kendini göstermesi ve sınırlı farkındalıkla ilişkilidir. Kaybolmuşluk hissi gelir ve aynı zamanda kişi kendini olan biten karşısında tehdit altında hisseder.

3. Duygusal Krizin Üçüncü Aşaması: Müdahale ve Vazgeçme

Duygusal krizin aşamalarına baktığımızda ihlal her zaman görülmese de çoğu vakada görülür. Bu aşama genellikle daha yoğun krizlerde kendini gösterir. Mantık dışı bir korku yaşanır ve daha fazla acı çekilir.

Bu aşama esnasında kişi vazgeçer ve aksiyon almaz. Sürekli olarak yaşadığı krizi düşünür. Bunu yaparak durumun ciddiyetini abartır ve aklını felaket senaryolarıyla doldurur. Bunun yanı sıra, konu hakkında bir şey yapamayacağı hissine kapılır.

“Müdahaleci düşünceler” kendini gösterir. Bunlar kişinin aklında aniden ve istemsiz bir şekilde canlanan imaj ya da düşüncelerdir. Bunlar kişinin kendinden uzak tutmak istediği fakat başaramadığı hoş olmayan korkutucu şeylerdir. Duygusal krizle başa çıkma sürecinde bu aşama en şiddetli olanıdır.

Some figure

4. Hazırlık ve Çözüm

Bir dış müdahale olmadan duygusal bir krizin üstesinden gelmek son derece zordur. Bazen bir arkadaş, bir kitap, bir tavsiye ya da bir terapist kişiye yardımcı olabilir.

Müdahale kişinin şok halinden ne olduğunu anlayabileceği ve doğru bir şekilde sağaltabileceği bir noktaya geçmesi için oldukça önemli bir etmendir.

Kişinin deneyimlediği rahatsızlığı ifade etmesi için dışsal bir etmen gereklidir ve bu genellikle sözlü şeyleri içerir. Bu sözlü ya da yazılı olabilir ve ideal olan düşünceleri, duyguları ve algıları bir düzene sokmaktır. Durumu sözlü olarak ifade etmek onu ele alıp anlamaya başlamanın birinci yoludur.

Kişi acının uzaklaşmasına izin vermeli ve bilinçli bir şekilde durumu hazmetmeye başlamalıdır. Bu yapıldığı zaman ne olup bittiğine dair daha gerçekçi bir algı oluşturulabilir ve başa çıkmak için gerekli araçların ne olduğu düşünülebilir.

Bunlar kişisel araçlar ve imkanlarla sağlanabileceği gibi dışsal şeyler de olabilirler. Bu “hazırlık” sürecinden sonra çözüm süreci başlar ve kişi sağlıklı bir duygusal bakış açısı sergileme yoluna girer.

Çoğu vakada özel bir yardım olmadığı müddetçe kişi duygusal krizin başlangıç aşamalarında takılıp kalabilir. Bu tarz durumlarda bir psikologa danışmak ve onların desteğini almak süreci hızlı ve sağlıklı bir şekilde yürütebilmek adına oldukça yararlı olacaktır.


Tüm alıntı yapılan kaynaklar, kalitelerini, güvenilirliklerini, güncelliklerini ve geçerliliklerini sağlamak için ekibimiz tarafından derinlemesine incelendi. Bu makalenin bibliyografisi güvenilir ve akademik veya bilimsel doğruluğa sahip olarak kabul edildi.


González de Rivera y Revuelta, J. L. (2001). Psicoterapia de la crisis. Revista de la Asociación Española de Neuropsiquiatría, (79), 35-53.


Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlı sunulmuştur ve bir profesyonelle görüşmeyi yerine geçmez. Şüpheleriniz varsa, uzmanınıza danışın.