Deneysel Psikoloji Nedir?

05 Ağustos, 2019
Deneysel psikoloji, insan davranışları ve zihin arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceleyebilmek adına bilimsel araştırma ve deneylere odaklanır.

Kesin ve güvenilir sonuçlara ulaşmak için araştırmacılar sıklıkla bilimsel yöntemlere başvururlar. Deneysel psikoloji temel olarak bu durum üzerine kuruludur. Deneysel psikoloji; çocuk psikolojisi, sosyal psikoloji ve eğitim psikolojisi gibi alanlardaki hafıza ve motivasyon gibi temel kavramları inceler.

Neredeyse tüm deneysel psikoloji çalışmaları araştırma laboratuvarları gibi kontrollü alanlarda yürütülür. Deneysel psikologlar biliş ve davranış arasındaki ilişkiyi derinlemesine incelemek adına araştırma değişkenlerini yönlendirirler.

Psikolojinin diğer dalları insan davranışları ve düşünce süreçlerini anlamaya çabalarken, deneysel psikoloji belirlenmiş değişkenler, denekler ve istatistiksel sonuçlarla kontrollü deneyler yürütür.

Deneysel Psikoloji ve Kökeni

Çoğu insan Charles Darwin ve Türlerin Kökeni kitabını deneysel psikoloji alanının başlangıcı olarak kabul eder. Darwin’in devrim niteliğindeki teorisinin biyoloji ve psikoloji arasındaki ilişkiye dair bir ilgi uyandırdığına şüphe yok. Bu durumun ışığında, 1900’lerin başında psikologlar insan zihnini anlamak ve analiz etmek için doğa bilimlerine başvurmaya başlamışlardır.

Fakat işlevselci teoriler insan zihninin bir makine olduğuna dair yanlış görüşlerin yerini aldı. Örneğin, Amerikan psikolojinin babası William James evrimsel biyolojiden oldukça etkilenmiştir. James zihnin doğal olarak uyum sağlayan, hassas ve zeki bir varlık olduğu fikrini desteklemiştir.

Sonuç olarak, günümüzde deneysel psikoloji dediğimiz alana davranışçılık ve modern psikolojinin diğer alanları katkı sağlamıştır.

Bunu da okuyun: William James’ten En İyi 10 Söz

beyin eskizi

Deneysel Psikoloji İle Uğraşan Psikologlar Neler Yaparlar?

Deneysel psikologlar, davranışlar ve davranışları destekleyen farklı süreç ve işlevleri incelerler. Kavrama, hafıza, hissel olarak algılama, öğrenme, motivasyon ve duygulanma gibi farklı konuları anlamak ve bu konular hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için denekleri test ederler.

Bu psikolojik çalışmaların güvenilir olabilmeleri için dört temel prensibe uyulması gerekmektedir:

  • Determinizm: Çoğu bilim insanı gibi deneysel psikologlar da determinizm kavramını kabul ederler. Determinizm bir nesnenin ya da olayın durumunun önceden gelişmiş durumlar tarafından belirlendiğini kabul eden varsayımdır. Diğer bir deyişle, sebep sonuç ilişkisi davranışsal ya da zihinsel fenomenler yaratır. Eğer bir fenomen genellemelere dayanıyor ve çoğu insan tarafından onaylanmışsa, buna ‘kanun’ denebilir. Psikolojik teoriler kanunları düzenler ve bütünler.
  • Deneycilik: Bilgi temel olarak hislerimizle ilişkili deneyimlere dayanır. Bu sebepten ötürü, yalnızca gözlemlenebilen şeyler üzerine çalışabiliriz. Deneycilik kavramı tümevarım, sezgi ya da açığa çıkarma değil, hipotez ve doğal evrenin gözlemlendiği teoriler arasında bir zıtlık gerektirir.
  • Tutumluluk: Bu bir basitlik arayışıdır. Bu prensibe göre araştırma en basit teorilerle yürütülmelidir. Eğer iki farklı, çelişen teori ile karşılaşırsak en dar kapsamlı ya da temel olanı tercih ederiz.
  • Olasılık: Bu prensibe göre, hipotez ve teoriler zamanla test edilebilir olmalıdırlar. Bir teori eğer akla uygun herhangi bir şekilde kanıtlanamıyorsa, bilim insanları teoriyi anlamsız atfederler. Olasılıktan kasıt, gözlemlerle bir teorinin yanlış olduğunun kanıtlanabileceği fikrine dayanan ‘çürütülebilirliktir’.

Bu tanımlara işlemselciliği de ekleyebiliriz. İşlemselcilik, bir kavramın somut ve gözlemlenebilir prosedürlerle açıklanmasına dayanır. Deneysel psikologlar hali hazırda gözlemlenemeyen fenomenleri gözlem ve tümevarım ile birleştirerek açıklamaya çalışırlar.

Bunu da okuyun: Sezgisel Düşünmenin 4 Şeklini Keşfedin

Güvenilirlik ve Geçerlilik

Güvenilirlik; çalışmanın tutarlılık, doğrulanabilirlik ya da tekrar edilebilirliğini ölçer. Eğer araştırma tekrar edildiğinde aynı sonuçları verebiliyorsa (farklı katılımcılar ya da farklı bir zamanda), güvenilir bir araştırma olarak görülebilir.

Öte yandan geçerlilik; çalışmadan elde edilen göreli kesinlik ya da sonuçların kesinliğini ölçer. Bu geçerlilik, psikolojik çalışmaların göreli kesinliği ile ilgilidir. Sayısal ölçümlerin geçerliliğini belirlemek için, bir ölçüte göre kıyaslanma yapılmalıdır.

Bazı geçerlilik şekilleri aşağıdaki gibidir:

  • İçsel geçerlilik: Çalışma iki etmen arasındaki sebep sonuç ilişkisi ile ilgili güçlü kanıtlar sunar. İçsel geçerliliği yüksek olan çalışmada, bağımsız değişkendeki değişim bağımlı değişkende de değişimlere sebep olur.
  • Dışsal geçerlilik: Farklı popülasyonlara uygulansa da araştırma aynı sonucu verir.
  • Yapısal geçerlilik: Araştırmacı bağımsız ve bağımlı değişkenlerin, soyut kavramların kesin temsilleri olduğu kanısına varır.
  • Kavramsal geçerlilik: Test edilen hipotez, araştırmacının çalıştığı daha geniş bir teoriyi destekler.
deneysel psikoloji

Son Yorumlar

Çoğu insan deneysel psikolojiyi psikolojinin bir kolu olarak saysa da, psikolojinin tüm alanları deneysel yöntemlere başvurur.

Örneğin, gelişim psikolojisi ile ilgilenen psikologlar, insanların çocuklukları ve hayatları boyunca nasıl büyüdüklerini çalışmak için deneysel yöntemlere başvururlar.

Sosyal psikologlar, grupların insanları nasıl etkilediğini araştırmak için deneysel teknikler kullanırlar. Öte yandan, sağlık ve hastalıklara katkı sağlayan etmenleri daha iyi anlayabilmek için sağlık psikolojisi ile ilgilenen psikologlar da deneylere başvururlar.

  • Boring, Edwin G. (1950). A History of Experimental Psychology Prentice-Hall.
  • García Vega, L. (1985). Lecciones de historia de la psicología. Madrid: Editorial de la Universidad Complutense.
  • Leahey, T. (1998). Historia de la psicología. Madrid: Prenti Hall.
  • Solso, Robert L. & MacLin, M. Kimberly (2001). Experimental Psychology: A Case Approach. Boston: Allyn & Bacon.