Carl Hovland ve İkna Edici İletişim

Ağustos 11, 2019
Carl Hovland, kitlelerin fikir ve davranışlarını değiştirme gücüne sahip olan medyanın, ön yargılar gibi sosyal sorunların çözümünde de etkin bir araç olarak kullanılabileceğini öne sürmüştür.

Bu yazımızın konusu olan Carl Hovland, daha önce hiçbir psikolojik yaklaşıma uymayan çalışmaları ile ön plana çıkan dahi bir deneysel psikologdur. Bu özellikleri ile Hovland, 20. yüzyılın en tanınmış psikologları arasında kendine yer edinmeyi başarmıştır.

Profesyonel kariyeri, ikna etme, grup dinamikleri, iletişim ve düşünce alanları üzerinde yaptığı çalışmalara odaklanan Carl Hovland, akademik hayatının tamamını Yale Üniversitesinde geçirmiştir. Ayrıca ABD Kara Kuvvetleri ve Rockefeller Vakfı için de çeşitli büyük araştırma projelerinde yer almıştır.

Dünya çapında tanınan Yale Okulu ya da Grubunun kurucusu olan Hovland, ikna etme ve ikna edici iletişim konularındaki ilk araştırmaları yapan bilim adamıdır. Yaptığı araştırmaların sonucu olarak ortaya Hovland-Yale Modeli adı verilen model çıkmıştır.

Carl Hovland,  II. Dünya Savaşı sırasında Birleşik Devletler Savunma Bakanlığı için çalışırken, motivasyon ve askerlerin davranış değişiklikleri konularındaki çalışmalarını geliştirme fırsatı yakalamıştır.

Askerler

Hayatı

Carl Hovland 1912 yılında Şikago’da dünyaya gelmiştir. Sınıf arkadaşları ile sosyalleşme konusunda sorunlar yaşayan, içine kapanık ancak zeki bir çocuk profili çizmiştir. Öğretmenleri onu parlak ama çekingen, kendi hayal dünyasında yaşayan ve grup aktivitelerine adapte olmakta güçlük çeken bir çocuk olarak tanımlamışlardır.

Northwestern Üniversitesinde matematik, biyoloji, fizik ve deneysel psikoloji dallarında eğitim görmüştür. Daha sonra lisansüstü eğitimini Yale Üniversitesinde tamamlamış, burada, mentörlüğünü yapan ve uzun yıllar birlikte çalıştığı Clark L. Hull gibi zamanın en önemli psikologları ile çalışıp bu bilim adamlarından ilham alma olanağını bulmuştur.

Lisansüstü eğitimi süresince altı adet akademik makalesi yayımlanmıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra profesyonel kariyerine devam etmek üzere Yale Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak kalan Hovland’in yaptığı çalışmalar temel alınarak Yale grubu adı verilen bir araştırma grubu kurulmuştur.

Hovland, 1938 yılında evlenerek ailesini kurmuştur. II. Dünya Savaşı nedeniyle Yale Üniversitesinde yaptığı araştırmalara ara vermek durumunda kalmıştır. Bu süreçte ABD Savunma Bakanlığına geçerek burada propagandanın etkinliği ve askeri eğitim filmleri üzerine çeşitli çalışmalar yapmaya devam etmiştir.

Bu dönemde yapılan propaganda aktivitelerinin temel amacı, Japonya’ya karşı savaşmış olan askerlerin moral düzeylerini artırmak olmuştur. Bu sürecin askerlerin morali üzerinde son derece sancılı ve olumsuz etkilerinin bulunduğu ortaya çıkarılmıştır.

Savaşın ardından Yale Üniversitesine geri dönmüş, burada henüz 39 yaşında psikoloji bölüm başkanlığına atanmıştır. Hovland aynı zamanda Amerikan Psikoloji Birliğinin (American Psychological Association, APA) başkanlığına da seçilmiştir. Öte yandan aile yaşantı açısından eşinin çok ciddi bir biçimde hastalanması ve ölümcül bir kaza geçirmesi nedeniyle oldukça zorlu dönemler geçiren Calr Hovland, kansere yakalanmış ve henüz 49 yaşında iken hayata veda etmiştir.

Carl Hovland’in Araştırmaları

Clark L. Hull ile birlikte çalıştığı süreçte, her iki araştırmacı da hafızanın öğrenme kapasitesinin ölçülmesi ve psikolojik dilin matematik denklemlerine entegre edilmesi konuları ile ilgili bir dizi çalışma gerçekleştirmiştir. Daha sonra Hovland, iletişim gibi insan hayatına etki eden diğer yönlere de ilgi duymaya başlamıştır.

II. Dünya Savaşı esnasında askerlerin motivasyona yönelik eğitim programlarını geliştirmesi için ABD Savunma Bakanlığı tarafından görevlendirilmiştir. Bu çalışmalarda, kişinin fikrini değiştirme konusundaki direnci ve bu direncin üstesinden gelmek için yapılması gerekenler konusunda derinlemesine araştırmalar yaparak çeşitli metotlar geliştirmiştir.

Bu araştırmalar sonucunda çok farklı sonuçlar elde edilmiştir. Ancak Hovland ve ekibinin tek taraflı bilgi sağlamanın etkinliği temeli üzerine oturmuş olan Nazi propaganda teorisinin gerçek olmadığını ispat etme başarısını gösterdiklerinin özellikle altını çizmek gerekir. Bu teoriye göre, bir konunun sadece bir yönü ön plana çıkarıldığında başarılı bir iletişimin sağlanacağını öne sürmekteydi. Buna karşın Hovland’ın yaptığı çalışmalar bu teorinin doğru olmadığını ortaya koymuştur.

Hovland, savaş sonrası yeniden Yale Üniversitesine dönmüş ve burada yaptığı çalışmalar sosyal iletişimin farklı kollarına yönelerek devam etmiştir. Rockefeller Vakfı ile ortaklaşa yaptığı bir araştırma programında, bilgilerin insanlara sunuş şekli ve bunun kişiler üzerinde yarattığı tavır değişiklikleri konusuna odaklanmıştır.

Mental iletişim halinde iki profil

Akademik Mirası

Hovland, bu projenin ardından çalışmalarını problem çözme, iletişim, fikir değiştirme ve sosyal yargılar gibi alanlarla ilgili araştırmalarla genişletmiştir. Bu bağlamda yapmış olduğu çalışmaların, sosyal iletişim alanına şu ana kadar kimsenin tek başına yapamadığı ölçekte katkı sağladığı düşünülmektedir. 

Carl Hovland, iletişim süreci içerisindeki tüm ögeleri incelemiş ve yapmış olduğu araştırmalar bu denkleme dahil olan tüm değişkenlerin yarattığı etkiye odaklanmıştır. Bu süreçte, insan davranışlarını değiştirmeye odaklı etkili bir iletişimin farklı aşamalarını ortaya çıkarmıştır: verilen mesajı alma, dikkat, anlama, kabul etme ve akılda tutma.

Yaptığı çalışmalarda aynı zamanda mesaj içerikli bir senaryoya yönelik farklı durumları da detaylı olarak incelemiştir. Örnek olarak, mesajı verenin güvenilirliği, mesajın içeriği ya da doğası ve mesajı alan tarafın kimliği gibi değişkenler farklı senaryoların ortaya çıkmasına konu olmuştur. 1953 yılında kitle iletişimi ile İletişim ve İkna (Communication and Persuasion: Psychological Studies of Opinion Change) başlıklı oldukça geniş kapsamlı bir çalışma yayımlamıştır. Bu çalışmada ikna sürecini analiz etmiş ve bu sürece ilişkin temel bir takım bulguları ortaya koymuştur.

Kısaca ifade etmek gerekirse, Carl Hovland’in iletişim ve ikna konuları ile ilgili gerçek anlamda bir devrimci olduğunu söyleyebiliriz. Yaptığı bu çalışmalar halen ilgi çekici bulunmakta ve kendisinden sonra yapılan araştırmalar için de yön belirleyici olması ile ön plana çıkmaktadır.

  • Hovland, C. I., Lumsdaine, A. A., & Sheffield, F. D. (1949). Experiments on mass communication. Princeton, NJ: Princeton University Press.
  • Sears, R. (1961). Carl Iver Hovland. American Journal of Psychology, 74 (4), 638.
  • Kathleen P. Hurley and John D. Hogan (2007) Carl Iver Hovland: A model general psychologist. American Psychological Association APA. Newsletter Article (1425) Magazine Article (696)