Calisto ve Melibea: Karakterlerin Psikolojisi

Mart 20, 2020
Calisto ve Melibea'nın Komedisi olarak bilinen La Celestina kitabındaki karakterlerin psikolojik özellikleri nelerdir? Trajikomedinin gelişiminde bu karakterlerin önemi nedir? Bu soruların yanıtlarını keşfetmek için okumaya devam edin.

La Celestina sorularla dolu bir edebi eser olması itibarıyla, özellikle karakterleri bağlamında oldukça ilginç bir çalışma. Açık bir şekilde anlaşılabileceği üzere, Calisto ve Melibea öykünün en önemli iki karakteri. Tabii bununla birlikte, öyküdeki her bir karakter belirli bir psikolojik özelliği yansıtıyor. Bu karakterlere yaşam veren şeyler bu psikolojik özellikler; bu özellikleri sayesinde eserdeki rolleri önem kazanıyor.

Fernando de Rojas’ın özenle yarattığı karakterlere odaklanarak bir trajikomediyi geleneksel bağlamda ele almamız mümkün.

Calisto ve Melibea Komedisi Eserindeki Karakterler

La Celestina’da öykünün gidişatına yön veren 13 karakter bulunuyor. Calisto ve Melibea sevgili olsalar da, trajikomedinin merkezinde diğer karakterler de epey önem teşkil ediyor.

La Celestina

La Celestina iki insanı türlü hilelerle bir araya getirmesiyle ünlü yaşlı bir kadın. Öyküde bu kadın, Melibea’nın kendisine aşık olmasını isteyen Calisto’ya yardımcı olur. Söylenene göre yardımcı olmaya çalışmasına rağmen Celestina:

  • Şehvetli,
  • Vicdansız,
  • Yalnızca kendi çıkarlarını gözeten,
  • Oldukça ikna edici bir kadındır.

Calisto ve Melibea

Calisto ve Melibea bahçesine açılan kapı

Melibea La Celestina’daki ana kahramanlardan biridir. Başlangıçta, Calisto’nun onu etkileyemediğine tanık olursunuz. Onu öyle kesin bir biçimde reddeder ki, bunu bir kibirlilik göstergesi olarak algılayabilirsiniz. Fakat Celestina’nın yardımının ardından Melibea’nın çok ani ve şaşırtıcı bir biçimde bir değişim geçirdiğini gözlemleriz.

Çünkü bu noktada, bir reddetme halinden tamamıyla teslimiyete doğru bir dönüşüm görülür ve Melibea Calisto ile gerçekleştireceği gizli buluşmaları dört gözle beklemeye başlar. Böylelikle, kendini trajik bir biçimde sonlanacak sınırlarda yaşanan bir aşkın kollarına bırakır.

Calisto kendini Melibea’ya adar fakat burada onu motive eden duygu aşk değil, istediğini elde etme arzusudur. Bu davranışı dolayısıyla da istediğini elde etmek adına, doğacak sonuçları umursamadan her şeyi yapabilecek bencil bir insan portresi çizer.

Kendini güvensiz ve yeterince olgunlaşmamış biri gibi gösterir. Beklentileri gerçekleşmeyince bunun yükünü kaldıramayan genç bir hayalbazdır. Beklentileri karşılıksız kaldığında, ona gösterilen direnişten ötürü krize girer. Öykü bağlamında bu direniş, Melibea’nın onu reddetmesidir.

Calisto bir anti kahramandır. Melibea’yla cinsel ilişkide bulunduktan sonra, merdivenden inerken düşerek absürt bir biçimde ölür.

Pármeno ve Sempronio

Pármeno, Calisto’nun hizmetkârıdır. Efendisinin ihtiyaçlarını yerine getirmek için çaba gösteren sadık bir karakterdir. Söz gelimi, efendisini Celestina’ya karşı uyarmak gibi onun hayatını kolaylaştıracak eylemlerde bulunur. Fakat Pármeno’nun bu sadakati Calisto onun dediklerine inanmayarak onu küçük düşürdükten sonra sona erer.

Sempronio öyküde kötü niyetli bir yalancı olarak gösterilen bir başka karakterdir. Pármeno’nun aksine, en baştan itibaren “efendisinden” yararlanır ve mümkün olduğunca yüksek miktarda parayı kendi cebine aktarmaya çalışır. Tabii bunu yaparken dindarlık taslamayı da ihmal etmez.

Sosia ve Tristán

Sosia ve Tristán önceleri seyislik yapan iki sadık hizmetkârdır. Sosia, Areúsa’ya körkütük aşıktır. Areúsa Sosia’yı efendisi Calisto ile ilgili bilgiler almak için kullanır.

Tristán ise Calisto’nun ölümü ardından yas tutan bir karakterdir. Tristán da Sosia da, birer hizmetkârdan çok Calisto’nun arkadaşı gibidir. Arkadaşlıkları sahicidir ve bu ilişki ardında herhangi başka bir niyet yoktur.

Lucrecia

Lucrecia Melabia’nın hizmetçisi ve sırdaşıdır. Birbirlerine özellikle de aşk ile ilgili hayatlarındaki her şeyi anlatırlar. Bundan dolayı da başlarına gelen talihsizlikler sonrası birbirlerine daha da yakınlaşırlar. Lucrecia sayesinde Calisto ve Melabia her akşam buluşmayı başarırlar.

Eskiden fahişe olan hizmetçi, hayatını değiştirmeye karar verip kendini hizmetkârlığa adar. Fakat her hâlükârda Lucrecia arketip olarak kıskanç bir karakterdir. Geçmişte arkadaşlık ettiği kişileri ve Calisto ve Melibea’nın aşklarını kıskanır.

Elicia ve Areúsa

Elicia da fevri, tutarsız ve umursamaz bir kişiliği olan bir fahişedir. Derdi anı yaşamaktır fakat akıl hocası öldüğü zaman kendini yalnız ve amaçsız hissettiği için intikam peşine düşer.

Areúsa, Elicia’nın aksine bağımsız, özgür ve kinci bir karakterdir. Diğer insanları nasıl manipüle edeceğini bilmesi dolayısıyla Celestina’ya epey benzer. Hatta partneri Centurio’yu da manipüle eder.

Centurio

Centurio kadınları pazarlayarak geçimini sağlar. Kötü, azgın ve yalancı bir karakterdir. İstediklerini elde etmek için sıklıkla fahişeleri kullanır.

Etkileyici bir görünümü olsa da, cüssesi ve kötü karakterinden ötürü cesur görünümü yalnızca bir yanılsamadır. Esasında, tam bir korkaktır.

Pleberio ve Alisa

Calisto ve Melibea kitabı

Pleberio Melibea’nın babasıdır. Her zaman meşgul olan oldukça yaşlı bir adamdır. Kızı öldükten sonra hayatı tüm anlamını yitirir. Özellikle güzel bir evlilik yapmasını istediği için sürekli kızı için endişelenmektedir.

Alisa Melibea’nın annesi olmakla birlikte, ikinci plandadır. Bunun nedeni sürekli kocasının gölgesinde yaşamasıdır. Naif bir karakteri vardır ve herkese kolaylıkla güvenmektedir. Hatta bu güveni nedeniyle Celestina’yı evlerine buyur eder.

Calisto ve Melibea Komedisi Kitabındaki Karakterlerin Gelişimi

Fernando de Rojas’ın bu kitabındaki psikolojik karakterizasyon epey çeşitlidir. Fakat bu sayede karakterlerin evrimini gözlemleyebiliriz.

Her bir karakter öykü içinde değişim gösterir. Örneğin; Melibea Calisto’yu önceleri reddederken sonradan ona delicesine aşık olur. Elicia umursamaz biriyken Celestina’nın ölümünün ardından intikam peşine düşer. Öyküde her bir karakterin önemi ayrıdır ve her biri öykünün yapı taşlarındandır.

Peki siz kitabı okumuş muydunuz? Fernando de Rojas’ın karakterleri ardında yatan psikolojik arketiplerin farkına varmış mıydınız?

  • de Riquer, M. (1957). Fernando de Rojas y el primer acto de “La Celestina”. Revista de filología española41(1/4), 374-395.
  • De Rojas, F. (1996). La celestina (Vol. 12). Ediciones AKAL.
  • Illades, Gustavo. (2009). La tragicómica “grandeza de dios” en La Celestina. Acta poética30(1), 85-116. Recuperado en 15 de junio de 2019, de http://www.scielo.org.mx/scielo.php?script=sci_arttext&pid=S0185-30822009000100004&lng=es&tlng=es.