Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu ile Yaşamak

· Ağustos 31, 2018

Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu ya da BKB, bu soruna sahip olan kişinin ve ailesinin günlük yaşamını zorlaştıran kişilik bozukluklarından biridir. Nüfusun yaklaşık %2’lik bir kısmını etkileyen ve genellikle 20-25 yaşını geçen kişilerde ortaya çıkan, nadir görülen bir psikolojik bozukluktur. Ancak, Borderline Kişilik Bozukluğu ile yaşayan kişilerde bozukluğun en erken semptomları, kişiliğin gelişmeye başladığı ilk evre olan 12-13 yaşlarında kendini göstermeye başlamış da olabilir.

Nadir görülen bir bozukluk olsa da, bu bozuklukla yaşamanın günlük hayatta yarattığı zorluklar ve problemler etraflıca incelenmiş ve çalışılmıştır. Dürtüsel hareket etmek, büyük bir terk edilme korkusu ve duygusal kontrolü sağlayamama bu bozukluğa sahip hastalarda görülen en ayırt edici özelliklerdir. Bu kişilerin, “normal bir hayat” sürdürmelerine engel olan bir çok problem yaşadıklarını söyleyebiliriz.

Bu sebeple, bu yazımızda borderline kişilik bozukluğunun ne olduğunu tartışacak ve bu bozukluktan muzdarip kişilere bazı tavsiyeler vereceğiz. Bu yazıda değindiğimiz noktalar, BKB ile yaşayan kişilerin birinci ağızdan kaydedilen ifadeleri ve bu bozukluk konusunda dünya çapında bir uzman olan Dr. Marsha M. Linehan’ın el kitabından esinlenerek oluşturulmuştur.

Marsha Linehan

Dürtüsellik sorunu

Öncelikle BKB’si olan kişiler, moduna ve karşılaştığı durumlara bağlı olarak yüksek bir dürtüsellik düzeyine sahiptir. Borderline kişilik bozukluğuyla yaşamak demek, kişinin daha sonra pişman olacağı bazı kararlar almasına sebep olan dürtüsel davranışlar geliştirmesi anlamına gelir. BKB’si olan bir kişi, bu bozuklukla yaşamanın “elinde her an patlayabilecek bir balonla yaşamak gibi” olduğunu söylüyor.

Ayrıca BKB ile yaşayan kişilerin, anlık hisleriyle aceleci kararlar vermek gibi dürtüsel davranışları yüzünden diğer insanlarla olan ilişkileri de etkileniyor. Diğer yandan, bu bozukluğa sahip kişilerin iş yerinde ya da profesyonel anlamda sebepsiz yere iş değiştirmesi de sık ratlanan bir durum. Buna ek olarak, yaşadığı her şey kişiyi, duygusal dengeyi de etkileyen devamlı bir dengesizlik durumuna sürükleyebiliyor.

“Borderline kişilik bozukluğuyla yaşamak, kişiyi aceleci kararlar almaya ya da daha sonra pişman olacağı davranışlar göstermeye iten baskın bir eğilime sahip olmak demektir.”

Bu bağlamda, BKB ile yaşayan insanların bu dürtüsel davranışlarını kontrol altına almak için bazı stratejiler, bilişsel ve davranışlar beceriler geliştirmesi gerekir. Buna ek olarak, günlük durumları ve deneyimleri değerlendirirken pozitif ve esnek ifadeler kullanmayı bilmeleri de önemlidir.

Terk edilme korkusu yüzünden kendine güveni olmama

19 yaşından beri BKB ile yaşayan 37 yaşındaki bir hasta, borderline kişilik bozukluğuyla yaşamayı, çoğu zaman “sevdiğiniz kişinin sizi terk edeceği korkusuyla ilişkiden keyif alamamak” olarak anlatıyor. Bu yüzden BKB’si olan bir kişi, bu büyük terk edilme korkusuyla başa çıkmaya çalışırken ilişkinin pozitif yanlarını göremez hale geliyor.

Diğer yandan, bu terk edilme korkusunun illaki sözlü olarak ifade edilmesi gerekmiyor; BKB hastasının partnerine, arkadaşına ya da yakınına “beni terk edeceğinden korkuyorum” demesine gerek kalmıyor. Bu korku genellikle kıskançlık, karşısındakini kontrol etmeye çalışma, bireysel aktivitelerden ya da yalnız kalmaktan kaçınma gibi şekillerde kendini gösteriyor. BKB için uygulanan terapide bu terk edilme korkusunu yönetmek, kıskanç ve kontrolcü davranışları ortadan kaldırmak amaçlanıyor.

BKB ile yaşayan kişiler, gerçekten de daha önce ailede ya da kişisel ilişkilerinde terk edilme deneyimi yaşamış olsa da asıl problem, bu trajedinin üstesinden gelememiş olmaları ve bu deneyimi kişisel hayatlarının neredeyse her alanına genellemeleridir. Bu sebeple de BKB’si olan kişilerin bu korkuyu yenebilmesi için, terapi sırasında bazı teknikler kullanılarak geçmişte açılan yaraların tedavi edilmesi önemlidir.

korkan kadın

İnişli çıkışlı duygular

BKB’nin başlıca semptomlarından biri, durumun ciddiyetine göre fazla yoğun ve orantısız olarak yaşanan duyguların kontrolünü sağlayamamaktır. Yani “borderline kişilik bozukluğuyla yaşamak hayatı hem iyi hem de kötü anlamda çok yoğun yaşamaktır.”

Dahası, duyguları kontrol etmekte yaşanan sorunlar çocukluk çağında başlar çünkü çocuk, duygularının önemsiz ya da yanlış olduğuna inandığı için onaylanmadığını hisseder. Duygularını tanımlama ya da sindirme becerisini geliştirmeyi başaramadığı için de yetişkin bir BKB’li olduğunda, “aynı anda yaşadığı birden fazla hissi yanlış yorumlayarak bir duygu patlaması yaşar.”

“Borderline kişilik bozukluğuyla yaşamak hayatı hem iyi hem de kötü anlamda çok yoğun yaşamaktır.”

BKB’si olan insanların duygu dünyasının en iyisini ve en kötüsünü yaşamalarının sebebi, yoğun yaşadıkları duygularını belirli bir aralıkta konumlandıramadıkları için duygusal tepkilerini kontrol etmede güçlük çekmeleridir. Bu yüzden de BKB terapi seanslarının birçoğu duygu kontrol becerilerini geliştirmeye odaklanır.

Son olarak, borderline kişilik bozukluğuyla yaşamanın başkalarına karşı son derece sabırlı olmayı ve empati kurmayı gerektirdiğini vurgulamak önemlidir. Tüm kişilik bozukluklarında olduğu gibi, hastanın en yakınındakiler de bozukluğun yarattığı problemleri hastayla beraber yaşar.

BKB’den muzdaripseniz, sizi en çok seven insanların çoğu zaman sizi tanımıyamıyormuş ya da size nasıl yardım edebileceğini bilemiyormuş gibi hissettiğini unutmayın. Bu konuda sizi yönlendirecek bir profesyonelden destek almanız önerilir.