Yas Süreci: Kaybı Atlatmaya Çalışırken Karşılaşılan Uydurmalar

· Eylül 12, 2018

Her önemli kayıp, yas sürecini de beraberinde getirir. Herkes bu süreçten farklı bir şekilde geçer. Ancak her konuda olduğu gibi bu süreçle ilgili de yanlış bilinen, efsaneleşmiş bazı söylentiler vardır. Bu söylentiler açıklığa kavuşturulmalı çünkü yas sürecini yaşayan insanların bazı duyguları hissetmek üzere şartlanmalarına neden oluyorlar.

Hayatımızın boyunca yas süreciyle ilgili öğrendiğimiz bazı şeyler tamamen efsanedir ve bizi daha korunmasız bir hale getirir. Başımıza gelen kayıplar nedeniyle acı çekmek bizi zayıflatmaz. Bu insani ve uyumlu tepkiyi kabullenmemize yardımcı olur.

Yas süreci ile ilgili yanlış bilinen şeyler

Kayıp ve beraberinde gelen şeyler hayatın bir parçasıdır. Ancak genellikle kayıp nedeniyle hissettiğimiz kederi yanlış yorumlarız. Bu nedenle henüz kolektif bilinçte mevcut olan bazı uydurmaları incelemeliyiz:

Güçlü olmalısın. Üzüntünün daha dayanıksız ve daha zayıf insanlara göre olduğu fikrini aklımızdan silip atalım. Kırılgan biriymiş gibi görünmemek için içimizde fırtınalar kopsa da yüzümüze bir maske takarız. Üstelik o kadar iyi numara yaparız ki insanların bizimle empati kurması imkansız hale gelir. Bu nedenle bize daha az yardımcı olurlar.

Yas süreci depresyon gibidir. Ağlamak, derin bir keder duygusu, hissizlik ve hayattan kopma gibi benzerlikleri vardır ama şunu unutmayın: Yas süreci önemli bir kayıp nedeniyle ortaya çıkan normal bir reaksiyondur.

başı ellerinin arasında üzgün kadın

Yalnızca sevdiğiniz biri ölürse ızdırap çekersiniz. Halbuki şunun gibi durumlarda da derin bir kedere kapılmak normaldir: Bir ilişkinin bitmesi, bir hayvanınızın ölmesi, sağlıkla ilgili bir sorun olması. Bu tür durumlar yoğun bir matem havası yaratabilirler. Bu tür süreçler daha da “suskun” bir şekilde geçer. Daha az anlaşılır ve çok fazla sıkıntıya sokabilir.

Yaşanan kayıpla ilgili acıyı ve anksiyeteyi dindirmek için ilaç kullanmak gerekir. Bu tedavi edilmesi gereken bir hastalık değildir. Kayıp sonrası yaşanan yas süreci nedeniyle ortaya çıkan duygular tamamen normaldir. Bazı durumlarda ilaç gerekebilir ancak genellikle belirtiler kişinin sabıra ve ilgiye ihtiyacı olduğunu gösterir.

Kayıptan bahsetmemek daha iyidir. Kişinin arkadaşları, en iyi yöntemin kayıpla ilgili konuları açmamak olduğunu düşünebilirler. Kaybı yaşayan arkadaşlarını oyalamaya çalışabilirler. Aslında başlarına gelen kayıp nedeniyle acı çeken kişiler genellikle yaşadıklarıyla ilgili konuşmak isterler. Buna ihtiyaçları vardır.

Kayıp sonrası dönemle ilgili diğer uydurmalar

Diğerleri kadar sık olmasa da yas süreciyle ilgili diğer efsaneler şöyle sıralanabilir:

  • Kaybı yaşayan kişinin ağlamaması, üzülmediği anlamına gelir. Ağlamak bir şey kaybettiğimizde veya çok üzüldüğümüzde vücudumuzun verdiği tek tepki değildir. İnsanlar çok acı çekiyor olabilirler ve bunu ağlamanın dışında bambaşka şekillerde gösteriyor olabilirler.
  • Yas sürecinin aşamaları vardır. Pek çok yazar yas sürecinin belli aşamaları olduğunu söyler ancak aslında bu oldukça kişisel bir süreçtir.
  • Kederlenmek ve yas tutmak aynı şeydir. Çektiğimiz üzüntü kişisel bir deneyimdir. Yaşadığımız kayba verdiğimiz tepkidir. Yas tutmak ise duyduğumuz kederin dışa yansımasıdır, başkalarıyla paylaştığımız sosyal bir reaksiyondur.
  • Ölüm “doğal” bir şekilde gerçekleştiyse acı vermez. Yaşlı bir insanın ölmesi daha az sürpriz olabilir ancak bu, bu kişinin kaybı sonrası yaşanan dönemin daha kolay geçeceği anlamına gelmez.
  • Hayatına devam etmelisin. Yas sürecine adapte olduğumuz gibi sonrasında hayatımızın kontrolünü tekrar elimize geçirip ona yeniden uyum sağlayacağız. Ancak ölen kişiyle ilişkimiz ve bağımız her zaman hafızamızda ve kalbimizde kalacak.
  • En çok ağlayan kişi en fazla üzülen kişidir. Acı çekmek yalnızca üzülmek ve ağlamak değildir. Bu süreç suçlama, öfke, korku, utanç gibi karmaşık duyguları da içerir. Huzur ve mutluluk gibi pozitif duygular da görülebilir.
  • Zaman her şeyin ilacıdır. Yas süreci hiçbir zaman sonlanmayan ancak uyum sağlayıp dönüşen bir süreçtir. Zamanla acımızla birlikte yaşamayı öğreniriz. Ama kaybettiğimiz kişi aklımıza geldiğinde bazı duygular yeniden su yüzüne çıkabilir.
boş salıncak yalnız kadın gün batımı

Kendimize söylediğimiz diğer yalanlar

  • Ateşe ateşle karşılık ver. “Denizde balık bitmez” gibi sözler bize kaybımızın üstesinden gelmek için onun yerine bir şey koymamız gerektiğini öğütlemeye çalışır. Ancak bu büyük bir hatadır. Başka biriyle kaybettiğimiz kişinin yerini doldurmaya çalışmak bize aradığımız huzuru sağlamaz.
  • Olayın detaylarını bilmemek veya ölen kişinin cesedini görmemek daha iyidir. Sevdiğimiz birinin ölümüyle ilgili detayları bilmek gerçeği kabullenmemize ve kafa karışıklığından kurtulmamıza yardımcı olacaktır. Ancak bazı “şok edici” durumlarda cesedi görecek olan kişiye olayın detaylarını anlatırken çok dikkatli olmamız ve kelimelerimizi özenle seçmemiz gerektiği doğrudur.
  • Ölen kişiyi görüyor gibi olmak delirme veya depresyon belirtisidir. Yas sürecinin başlarında ölen kişiyi bir şekilde görüyor veya onun varlığını hissediyor olmak sık rastlanan bir durumdur. Ancak bu tür belirtilere gereken önemi vermek ve ihtiyaç halinde bir profesyonelden yardım almak önemlidir.
  • Ölen kişiye duyduğunuz sevgi çok yoğunsa ölümünü atlatmanız çok zor olacaktır. Yas süreciyle ilgili belli bir kural yoktur. Yalnızca ölen kişiye duyduğunuz sevginin yoğunluğuna değil, başka pek çok faktöre dayanan kişisel bir deneyimdir.
  • Yas sürecindeki kişi vakit kaybetmeden hayatına bakmalı. “Ne kadar meşgul o kadar iyi”. Ancak kişinin bir süre yaşananları enine boyuna düşünüp tartması uygun olacaktır. Günlük aktivitelere hızlı bir dönüş yapmak yas sürecini etkileyebilir. Kişinin sevdiği kişinin ölümünü atlatmasını engelleyebilir.
  • Çocuklar ölümün ne demek olduğunu anlayamazlar. Hiçbir şey olmamış gibi davranıp, onları gerçeklerden korumak daha iyidir. Çocuklar insanların verdiği duygusal tepkileri çok çabuk yakalarlar. Onların yaşananların farkında olmayacaklarını düşünmek büyük bir hatadır. Çocukların ailedeki herkesle birlikte yas sürecini yaşaması önemlidir.

Yas süreciyle ilgili ortaya atılan uydurmaları yıkmak bu doğal süreçle başa çıkmaya çalışan insanlara yardımcı olmak açısından önemlidir. Kayıp nedeniyle yaşanan acıyı iyileştirmeye giden yola girmek için önce acıya doğru gitmek gerekir. Korkmadan tüm hislerimizi yaşamamız ve duygularımızı ifade etmemiz acıyla başa çıkmanın özüdür.