Vicdan ve Bilinç Aynı Şeyler Mi?

Mayıs 30, 2019
İnsanlar hücreden, kastan, etten ve kemikten daha fazlasıdır. Bizler, merhamet ile birlikte bahşedilmiş iki ölçüt olan vicdan ve bilince sahibiz. Bunları birbirinden nasıl ayırmak gerektiğini bilmek, kendimizi daha iyi anlamak konusunda bize yardımcı olur

Birçok insan, vicdan ve bilinç kavramlarının aynı şey olduğunu düşünür, ama bu doğru değildir. Bu iki kavram, dünyanın her yerindeki insanların kafasını karıştırır, özellikle de bu konuyla ilgilenen insanların. Açıklamalardan birine göre, vicdan doğruyu yanlıştan ayırmamıza yardım eder. Diğer taraftan, bilinç ise farkındalık durumuna işaret eder.

Moleküler biyolog ve Nobel ödüllü Francis Crick’e göre, bir ölçütü diğerinden nasıl ayrıldığını bilmek gerekli olsa da, gerçekte, herhangi birini açıklamaya çalıştığımızda her zaman yetersiz kalırız çünkü bu iki ölçüt oldukça karmaşıktır.

Dahası, kendimizi, bizi büyük yanlış anlaşılmalara sürükleyebilecek, kısmen belirsiz durumlarda bulabiliriz. Yazarlar her zaman yayınladıkları çalışmalardan emin gibi görünseler de, gerçek şu ki onlar yanlışlar yapmaktan muaf değiller. Bununla beraber, yazarların yazılarında kafa karıştırıcı terimler görmek nadir bir durum değildir, işte bu yüzden bu iki terim arasında ayrım yapmak çok önemlidir.

O halde, vicdan ve bilinç ölçütlerinin ikisini de tanımlayan ayrıntıları ve özellikleri aşağıda okumaya devam edelim.

Vicdan ve bilinç: özellikleri ve ayrıntıları

Eğer vidanı bilinçten ayırmak için basit ve genel bir tanım kullanmak zorunda kalsaydık, bu tanım şu olurdu: Bilinciniz, belirli bir gerçekliğin bir parçası olmanızı sağlar. Her ayrıntıyı, uyaranı ve içsel süreci algılamanıza yardımcı olan şeydir. Bu da, ahlaki ve sosyal olarak kabul edilebilir bir şekilde davranmanızı sağlayan vicdan ölçütünden farklıdır.

Bunu okuyunca, bazılarınız bu iki kavramı ayırmanın oldukça kolay olduğunu düşünebilir. Fakat, bu ayrımı yapmak iki terimden birini hangi içerikte kullandığınıza göre değişir. Vicdanın ve bilincin, oldukça öznel kavramlar olduğunu unutmamak gerekir. Buna göre, bu iki kavramın gerçek anlamı konuşmacının neyi ifade ettiğine bağlıdır.

vicdan ve bilinc

Vicdan nedir?

Matematikçi ve felsefeci Blaise Pascal’a göre, vicdanımız sahip olabileceğimiz en iyi ahlak kitabıdır. İnanın ki, bu konuda yanılmıyordu. Bu ölçüt, insanların hareketleri, düşünceleri ve ifadeleri konusunda farkında olmaları yetilerine işaret eder. Dahası, bu ölçüt doğruyu yanlıştan ayırmamızı ve dolayısıyla kendi tercihlerimizi yapabilmemizi sağlayan şeydir.

  • Vicdanımız, algı ya da dikkat gibi süreçlerle alakalı değildir.
  • Tarihte geriye gidersek, Descartes ve Locke gibi felsefeciler vicdanın, örneğin, dil, düşünce süreçleri ve zeka ile nasıl ilişkili olduğunu anlamaya çalıştılar. Ayrıca, vicdan ile bilincin arasındaki en önemli farklılıklar birinin, bu felsefeciler tarafından ilk başlarda “erdem” olarak kabul edildiğini de aklımızda tutmalıyız.
  • Bu nedenle, birisi için “çok vicdanlı” olduğunu söylediğimizde, bu kişinin güçlü ahlak değerlerine sahip olduğunu gerçeğine işaret ediyoruz demektir. Bu kişileri, kendi hayatlarını denge ve saygı gibi erdemlere göre yaşayan bireyler olarak görürüz. Hatta bazen, bazen hayvanların da kendilerine ait bir “vicdan” sergiledikleri söyleriz çünkü (deyim yerindeyse) bize insan erdemlerini hatırlatan ahlaki veya “sosyal” eylemlerde bulunurlar.

Bilinç nedir?

Bilincimiz, sadece etrafımızda olup biten gerçekliğin farkın olmak ve tamamen uyanık olmaktan çok daha fazlasına karşılık gelir. Amerikan psikolojisinin kurucusu William James, vicdan ile bilinç arasındaki farklılıklara işaret eden ilk yazarlardan biridir. Bir felsefeci, psikolog ve bilim insanı olarak Williams, bilinci bir dizi özellikle tanımlar:

  • Bilinç, özneldir. Etik ve ya ahlak ile bir ilgisi yoktur. İnsanların, kendi düşüncelerinın ve içsel gerçekliklerinin farkında olmalarını sağlayan kişisel bir süreçtir.
  • Düşünceyle bağlantılıdır, bu yüzden de her zaman daimi bir değişim içindedir. Temel olarak, hiç durmayan bir sürekliliktir çünkü, bilinç her zaman bilgiyi işler ve uyaranlara katılır.
  • Benzer şekilde, bilinç seçimsel de olabilir. Belirli bir anda, bir kişi onu diğer uyaranlardan ayırmak için bir yöne (içsel ve ya dışsal) odaklanabilir.
vicdan ve bilinc

Bilinç bir gizemdir

Alman asıllı Amerikalı sinir bilimci Christof Koch, bilinç ve onun sinirsel temellerine ilişkin çalışmalarda öncü bir uzmandır. Koch, The Quest for Conscience: A Neurobiological Approach gibi kitaplarda vicdan ve bilinç arasındaki temel farka şu açıklamayla işaret eder: Birincisi, sorumluluk duygusuyla ilgiliyken, ikincisi hala bir gizemdir.

Koch, gözönüne almamız gereken iki çeşit bilinç olduğuna dikkat çeker:

  • Birincil bilinç: Bizim algımız, duyumlarımız, hafızamız, düşüncelerimiz, hayallerimiz ve arzularımızla ilgilidir. Bütün bunlar, sizi çevreleyen şeylerden kendinizi ayırmanıza ve kendi bireyselliğinizi kurmanızı sağlar.
  • Yansıtıcı bilinç: “Kendi zihninizi gözlemlemek”, ne olduğunuzu, ne bildiğinizi ve iç varlığınızda neler olduğunu bilmeye işaret eder.

Özetleyecek olursak, vicdan ve bilinç ilginç oldukları kadar da karmaşıklardır. Bizi insan yapan şeylerin temelde bu iki ölçüt olduğunu söylemek yerindedir. Thomas Henry Huxley, bir zamanlar, bu iki ölçütün bizim kemiklerden, kaslardan, hücrelerden ve deriden daha fazlası olduğumuzun “farkında” olmamızı sağlayan varlıklar olduğunu söyledi.

“Akıl, bir buzdağı gibidir, %70’i suyun altında olduğu halde yüzer.”

– Sigmund Freud