Üretkenliği Artırmak İçin May 8 Tekniği

Aralık 26, 2019
May 8 tekniği ultradian ritm çalışmasına dayalı bir tekniktir. Bu metot, beynimizin yeteneklerinden olabildiğince fazla faydalanabilmek, onu aşırı yükleme ve yorgunluklardan korumak ve en yüksek üretkenliğe erişmesini sağlamak için kullanılan bir tekniktir.

May 8 tekniği, beynin çalışma şekline ilişkin iki farklı bakış açısı temeline dayanmaktadır. Bunlardan ilki bize, doğal her şey gibi beynin bir organ olduğunu, döngüsel ve lineer olmayan bir biçimde çalıştığını söylemektedir. İkinci bakış açısı ise dikkat ve konsantrasyonun sınırlı birer kaynak olduğu mesajını vermektedir. Yani beynimiz aslında oldukça kararsızdır. İnsan beyni her zaman tam kapasite ile çalışmaya hazır değildir.

Doğal süreçler döngüsel olur. Bunlar, belirli bir gelişim ya da ilerlemenin olduğu bir dizi aşamadan oluşmaktadır. Böylece her döngü bittiğinde bir başka döngünün başlamasına yol açar. Tıpkı gece ile gündüz, mevsimler, kadınların regl periyotları ve bunlara benzer pek çok konuda olduğu gibi. Konsantrasyon da döngüsel bir kavramdır. May 8 tekniği, ultradian ritmleri ile ilgili olan bu kavramın analizi üzerine inşa edilmiştir.

Dikkatin sınırları incelendiğinde, bunların beyne giren bilgi ile bu bilgileri beynin işleme kabiliyeti arasındaki dengeden bahsetmek gerekmektedir. İnsan beyni sürekli bir biçimde düşünsel uyarıları tam olarak almaya ve bunları yönetmeye hazır olmaz. May 8 tekniği, bu gerçeği göz önünde bulundurmaktadır.

Bu tekniğin bilimsel bir alan kaynaklı olmasına rağmen bilim tarafından geliştirilmiş bir teknik olmadığının altını çizmek gerekir. Daha çok ampirik bir niteliğe sahip olan bu teknik, düşünsel görevlerin geliştirilmesi konusunda oldukça etkili bir yöntem olarak ön plana çıkmaktadır. Şimdi bu tekniğin detaylarına bir göz atalım.

“Sonsuzu sınırlı olana indirgemek, karşılanamayanı insani gerçeklere dönüştürmek için sadece tek bir yöntem bulunmaktadır: konsantrasyon.”

– Théophile Gautier

Renkli beyin yapbozu

May 8 Tekniği ve Ultradian Ritmleri

Ultradian ritmleri 20 saatten daha az süren döngüsel süreçlerdir. Konsantrasyon ve dikkat bağlamında bu süreçler özel olarak incelendiğinde, insan beyninin yaklaşık olarak 18 dakika boyunca dikkat çizgisini sürdürebildiği ortaya çıkmıştır. Bu süre sonunda dikkat eksikliği görülmeye başlar.

Bununla birlikte sürdürülebilir düşünsel aktivite ve tam bir dinlenme döngüsü için ihtiyaç duyulan süre 90 ile 120 dakika arasında değişmektedir. Bunun anlamı, bu süreler içinde bir görevi etkin bir biçimde yerine getirebilirken ve bu sürenin ardından düşünsel fonksiyonlarımızda ciddi anlamda bir düşüş yaşanmaktadır. İşte bu nedenle dinlenmek çok önemli bir ihtiyaçtır.

Benzer bir şekilde May 8 tekniği de, bir işin ilk 220 dakikalık bölümünün en üretken zaman dilimi olduğunun altını çizmektedir. Bu süreç, en karmaşık aktivitelerin yapıldığı zamandır. Daha sonra ve günün geri kalan kısmında düşünsel performansımız aşamalı bir biçimde azalmaktadır. Peki bu metodu günlük hayatımıza uygulayarak performansımızı en ideal bir biçimde nasıl düzenleyebiliriz? Şimdi bu konuyla ilgili detayları inceleyelim.

Gün Başlangıcı Çok Önemlidir

Her gün, güne başlarken 210 altın dakikamız bulunmaktadır. Bu gerçeğin farkında olmak ve bu çok değerli dakikaları boşa harcamamak son derece önemlidir. Çoğu insan, bir çalışma gününe haberleri kontrol ederek, e-postalarına cevaplar vererek ya da sosyal medya hesaplarında diğer insanlarla iletişim kurarak başlamayı tercih etmektedir. Yani aslında belki de potansiyel performans anlamında en değerli dakikaları pek de önemli olmayan işlerle harcıyor olabiliriz.

Bu konuda yapılması gereken en ideal davranış şekli, daha fazla yaratıcılık gerektiren en karmaşık ve zorlu işleri güne başlarken yapmak olacaktır. Bu ciddi avantajı kullanmak için yaklaşık olarak üç buçuk saatimiz bulunmaktadır. Bu bağlamda, aşağıda sıraladığımız önerilere dikkat etmek faydalı olacaktır:

İlk aşama: beynin ısınması. Beynin, tam performansla çalışmaya başlamadan önce kısa bir ısınma periyotuna ihtiyacı bulunmaktadır. Bu nedenle güne başlarken ilk yapmanız gereken şey yaklaşık 10 dakikayı bu amaca ayırmak olmalıdır. İdeal olarak bu on dakika içerisinde bir gün önceden planlanan işler ve gün içerisinde yapılacak olanları gözden geçirmek uygun bir seçenektir.

İkinci aşama: karmaşık görevler. Yaklaşık olarak 60 dakikalık bu süreçte, önünüzde duran en zor ve karmaşık işlerden birine eğilmelisiniz. Bu iş, genellikle yüksek konsantrasyon ve ve yaratıcılık gerektiren bir iş olacaktır.

Üçüncü aşama: kısa bir ara. Daha sonra 10 ile 15 dakikalık bir ara vermek gerekir. Bu arada, ayağa kalkmak, bacakları esnetmek ve asıl yaptığınız işle hiçbir ilgisi olmayan, zihninizi rahatlatacak başka bir şeyle meşgul olmak önemlidir.

Dördüncü aşama: altın evre. Bu aradan sonra yine 60 dakikalık bir çalışma süreci gelmektedir. İşte bu anlar, üretkenlik anlamında günün en etkin zaman dilimidir. Bu aşama, daha önce başlamış olduğunuz işi bitirmek ya da başka bir işi yapmak için en ideal dönemdir.

Beşinci aşama: rahatlatıcı görevler. Bu döngünün son 10 dakikasında çok fazla dikkat gerektirmeyen daha basit işlerle ilgilenmeniz gerekir.

Gözlüklü kadın bilgisayar başında çalışıyor

Günün Geri Kalan Kısmında Ne Yapılır

İdeal olarak, üç buçuk saatlik bu sürecin ardından dinlenmek gerekir. Ancak çoğu zaman bu mümkün olmadığından diğer günlük aktiviteleri yerine getirmeye devam etmeniz gerekir. Ancak yüksek üretkenlik içeren ilk aşamadan sonra günün geriye kalanındaki işlere farklı bir biçimde odaklanmak gerekmektedir.

Yeni bir 10 ile 15 dakikalık aradan sonra, ikinci 210 dakikalık döngünün başlaması gerekir. Bu yeni aşamada beynin ısınması için herhangi bir şey yapmaya gerek yoktur. Bu bağlamda, fiziksel gereklilik barındıran daha mekanik işleri yapmaya odaklanmalı ve gittikçe azalan aktivasyon sürecinden faydalanmaya çalışmalısınız. Bu süreçte amaç, 40 dakikalık bir çalışma periyotu ve bunun ardından 10 dakikalık aralar vermek olmalıdır.

May 8 tekniğini herkesin sıkı sıkıya uygulayamayacağı açıktır. Bu noktada önemli olan konu, herkesin kendi durumuna göre bu tekniği uygulamasıdır. Gerçek şu ki, bu metodu uyguladıktan sonra sonuçların harika olacağını göreceksiniz. Siz de deneyin. Büyük bir ihtimalle bundan pişman olmayacaksınız.

Tüm bunlarla birlikte, bu yazıda verdiğimiz bilgilerin herkes için birer kural olarak alınmaması gerektiğinin de altını çizmek gerekir. Her insan kendi yapısına göre farklılıklar gösterir. Yukarıda belirtilen teknikle ilgili olarak yapılması gereken en önemli çıkarım, yöntemin mantığını anlamak ve bunu çok katı bir biçimde uygulamaya çalışmamaktır. Yani tekniği herkes kendine göre uyarlamalı ve ona göre davranmalıdır. Örnek olarak, gün içinde en aktif olduğunuz zaman dilimlerinde bu teknikleri uygulamaya çalışmak daha mantıklı bir yaklaşım olacaktır.

  • Schwarz, T., Gomes, J., & McCarthy, C. (2013). Anti-productividad, La: Asi como estamos funcionando no está funcionando. Ediciones Granica.